1. Jumbo Hostel, dünyanın ilk uçak oteli – Stockholm




Stockholm, bu garip ve dünyada bir ilk olan uçak oteline ev sahipliği yapıyor. Bu terk edilmiş Boeing 747 jumbo jet, metal çöplüğüne götürülmekten kurtarılarak, Stockholm’ün Arlanda havaalanında 25 kişilik bir otele dönüştürüldü.

Her oda 6 metre karelik bir alana sahip. Odalarda ranza yataklar, baş üstündeki bagajlar ve düz ekran televizyonlar bulunuyor. Bir resepsiyon, kafe, tuvaletler ve duş ile beraber uçağın arka kısmında bulunuyor. Tuvalet ve duşlar ortak kullanım alanı olarak sunuluyor. Üst katta bir konferans odası bulunuyor ve otelin en gözde yeri de kokpitteki balayı çiftlerine sunulan özel suit olsa gerek. Çok konforlu bir otel olmayabilir belki; ama burada kalmak kesinlikle farklı bir deneyim olacaktır.

2. Waterworld Hotel, su temalı otel – Çin



Atkin’s Architecture Group bu göz alıcı tasarımıyla uluslararası tasarım yarışmasında birinciliği alıyor. Çin’in Songjiang bölgesindeki su ile dolu bu taş ocağının üzerine doğal yollarla inşaa edilen 400 yatak odalı resort otel, eşssiz bir görünüme sahip. Su altındaki halka açık alanlar ve konukların odaları da otele ayrı bir hava katıyor. Kafeler, restoranlar ve spor aktiviteleri de tabii ki böyle bir otelin vazgeçilmezleri arasındaki yerlerini almış.


3. Capsule Hotel, kurtarma botundan yapılan otel – Hollanda



Size ait bir kurtarma botunuz olsun istemez miydiniz? Bu kurtarma botu şeklindeki otel şehrin merkezinde bir rıhtımda bulunuyor. Eskiden bir petrol platformunda kurtarma botu olan bu araç şuan bir otel görevi görüyor. İlk olarak 1972’de üretilen bu aracın çapı 4,25 metre. İçinde bir de acil durumlar için kullanılabilecek kimyasal bir tuvaleti de var. Herkes lükse düşkün değildir sonuçta ve bu otelinde müşterileri de lüks istemeyen tatil meraklıları olsa gerek.


4. Everland, çatı katındaki tek odalı otel – Paris



Everland, tek odalı bir otel. Bu otelde çift kişilik büyük bir yatak, banyo ve bir de salonu bulunuyor. Peki bu oteli özel yapan şey ne diye soracak olursanız, bu otel hem bir sanat eseri hem de farklı yerlere taşınabiliyor. Şu an Eiffel Kulesi’nin eşsiz güzelliğini izlemeniz için Paris’teki Palais de Tokyo binasının üzerinde bulunuyor.



5. Sala Silvergruva, gümüş madenindeki otel – İsveç



Yerin 155 metre altında, dünyanın en iyi korunmuş yerlerinden biri olan tarihi Sala Gümüş Madeni’nde tek odası olan bir otelde kaldığınızı gözünüzde canlandırın. Aktif olduğu dönemlerde yılda 3 ton gümüş çıkarılan Sala’da toplamda 400 ton gümüş ve 40.000 ton da kurşun el ile çıkartıldı. Eğer gecenin ortasında tuvalete gitmek için kalkarsanız, doğru tarafa döndüğünüzden emin olun, yoksa kendinizi büyük mağaraları ve gölleri gezerken bulabilirsiniz.

6. Hotel de Glace, buz otel – Kanada



Tamamen her şeyiyle buzdan ve kardan yapılan bu tek katlı otel, 2000’den beri her yıl tekrar yapılıyor. Otel 4 Ocak ile 29 Mart tarihlerinde açık kalabiliyor, daha doğrusu buzlar eridiği için konaklanabilecek bir otel Nisan ayından itibaren kalmıyor. Buz Otel, dünyanın en ünlü kış aktivitelerinden biri olarak biliniyor. 5 hafta da 500 ton buz ve 15.000 ton kardan yapılan Buz Otel’in tavan yüksekliği yaklaşık olarak 5,5 metre. Otelin mobilyalarının da buz bloklarından oyularak yapıldığını belirtmekte fayda var.

7. Hotel Im Wasserturm, su kulesinin içindeki otel – Almanya




Almanya’nın Köln şehrinde yükselen bu uluslararası meşhur otel, bir zamanlar 19. yy Avrupası’ndaki en büyük su kulesi olarak biliniyordu. Artık su kulesi olarak kullanılmayan bu otel, 1990 yılında Fransız tasarımcı Andree Putman bu eşsiz yapıyı 78 odalı bir otele dönüştürdü.


8. The De Vrouwe van Stavoren Hotel, şarap fıçılarından yapılan otel – Hollanda



Hollanda’daki The De Vrouwe van Stavoren Hotel, İsviçre’den hurdaya çıkmış 4 şarap fıçısını alıp bunları odalara dönüştürmüş. Önceleri 14.500 litre Beaujolais şarabıyla dolu olan bu fıçıların her biri 2 kişilik çok da lüks olmayan odalara ev sahipliği yapıyorlar. Hatta bu odalarda bir banyo ve bir de oturma odası bulunuyor. Eğer şarap sevmiyorsanız, bu fıçıların hala şarap kokuyor olması sizi rahatsız edebilir.


9. Das Park Hotel, beton borulardan yapılan otel – Avusturya



Bu otelin odaları, kanalizasyonlarda kullanılan beton borulardan yapılma. Kulağa tuhaf gelebilir belki; fakat bu yapılar her hangi bir yere çok ucuza mal edilerek yapılabilir. İki kişilik çok rahat bir yatak bulunan bu odalarda ayrıca minibar da bulunuyor. Ayrıca oda servisi de saat sabah 1:00’e kadar devam ediyor. Resepsiyon ise 24 saat açık.


10. Giraffe Manor, zürafa ile yemek yiyebileceğiniz otel – Kenya



Bu küçük ve kendine has otel, Nairobi’nin dışındaki 56 hektarlık bir orman tarafından çevrili. Bu oteli ünlü yapan şey ise bu ormanda bulunan zürafa sürüsü. Kahvaltı sırasında bir zürafa besleyebileceğiniz ve resmini çekebileceğiniz dünyadaki tek yer burası. Sabah ya da akşam saatlerinde zürafalar kafalarını uzatarak size yemeklerinizde eşlik ediyorlar. Bu otelde sadece zürafalar bulunmuyor tabi ki, birçok farklı türde kuş, yaban domuzu sürüleri ve Bush Buck adındaki zarif Afrika antilopları bunuluyor.


Yeni Zelanda
Yeni Zelanda, aslında, tehlikeli bir yer değildir ama bu ülkeyi ziyaret edenler nedense kendilerine zarar getirecek aktivitelerde bulunmak konusunda çok heveslidirler. Bu ülke, doğal kaynakları sebebiyle koruma altında olan bir ülkedir ve bu da adrenalin bağımlılarının tehlikeli sporlar yapmak için akın ettiği bir ülke olmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak da maalesef yüksek sayıda turist ölüm oranına sahip bir ülkedir.


Tayvan
Tayvan size güzel bir şehri görme şansı ve el işçiliğiyle yapılmış Çin ürünlerine ulaşmanızı sağlar. Fakat kültürel güzelliklerinin dışında bu ülke doğal afetleri ile tanınmaktadır. O kadar ki, adanın %70’i en az 3 doğal afeti yaşamaya meyillidir; sel, deprem, tayfun, kasırga ve toprak kayması gibi.

Dominik Cumhuriyeti

Adi suçlar Dominik Cumhuriyeti’nde genel olarak karşılaşılan bir durumdur ama yabancılara karşı işlenen şiddet suçlarının da oranları son zamanlarda git gide artmaktadır. Hatta otobüslerin ve taksilerin hırsızlık suçunun işlenilmesine izin verilen yerler olunduğu da bilinmektedir.

Zimbabve
Victoria Şelaleleri’nin güzelliğini bir kenara bırakırsak, bu ülkede turistlerin rahatsız edildiği bilinen bir gerçek. Ayrıca yiyecek ve benzin azlığından dolayı işlenen şiddet suçları da son derece yaygın.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti
Eğer Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne gitmeyi düşünüyorsanız, ülkeye giriş ve çıkış yaparken rüşvet vermeye hazır olun. Birleşmiş Milletler gözlemci güçlerinin ülkede olmasına rağmen Kongo’da araba hırsızlığı, adam kaçırma ve tecavüz son derece sık rastlanılan suçlardır.

Rusya
Rusya’nın Kafkas bölgesi son derece güvenilmezdir. Bu nedenle ülkenin bazı bölgelerinden kaçınmak en doğrusu olacaktır. Mesela Kuzey Osetya ve Degestan hala gerilla savaşlarının sürdüğü bölgelerdir. Burayı ziyaret edenler çoğunlukla fidye için kaçırılmakta ve teröristler sık sık devlet binalarına, otellere hatta okullara saldırmaktadır.

Sudan
Afrika’nın kuzeydoğusunda yer alan Sudan, birçok egzotik felaketin vatanıdır. Üstelik buna rağmen 6 milyonluk nüfusu olan ülkede sadece 3 hastane bulunmaktadır. Sudan’da bulunan bazı hastalıklar o kadar nadir rastlanan hastalıklardır ki Sudan’dan başka dünyanın hiçbir yerinde bulunmazlar. Daha çok bilinen ve rastlanan diğer hastalıklar da son derece ölümcüldürler. Sıtma ve Ebola’ya Sudan’da çok sık rastlanır. Bunun dışında Gine Kurdu denilen ve insanın içinde büyüyen ve yetişkinliğe erişince insan vücudunu yararak dışarı çıkan bu kurt türüne de çok sık rastlanmaktadır.

Ayrıca Sudan, bağımsızlığını ilan ettiğinden beri (1956 yılında) , İslamik askeri rejimle yönetilmektedir. 2005 yılında imzalanan barış antlaşmasına rağmen şiddet Sudan’da yüksek oranda görülmektedir. Askeri kavga sürekli olurken, teröristler de sık sık saldırı yapmaktadırlar.

Kolombiya
Kolombiya, büyüleyici Karayip sahil şeridiyle ve mükemmel sörf olanaklarıyla bilinse de dünyadaki en yüksek şiddet suçu oranlarına sahip olan ülkelerden de biridir. Kolombiya’da her yıl 2.300 turistin kaçırıldığı ve uyuşturucu şebekelerinin düzenli aralıklarla suikastler düzenledikleri bir gerçek. Normal bir günde, ülke, 8 otoyol hırsızlığı, 2 banka hırsızlığı, 87 cinayet ve 204 saldırı ve ya tecavüz suçuyla mücadele etmektedir.
Afganistan
Kaçırılma ve suikast Afganistan’a giden ziyaretçiler için sürekli bulunan tehlikelerdir. Dışişleri Bakanlığı’na göre, taşıtların bombalanma sayısı her gün artmakta. Hatta ülkenin bazı bölgelerine Amerika Büyükelçiliği’nin üyelerinin girmesi kesinlikle yasaktır.

Irak
Irak, savaş bölgesi olmasından dolayı, hiçbir ziyaretçi için güvenli değildir. Uluslararası suçlular ve teröristler her gün insanların canını tehdit etmekte olan tehlikelerdir. Siviller, her gün, intihar bombacıları ve arabaların bombalanması sebebiyle hayatlarını kaybetmekteler.





Miami, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Florida eyaletinin en büyük ikinci şehridir. Bu şehir, Atlas Okyanusu kıyısında bulunan bir kıyı şehridir. Miami’de en gelişmiş sektör turizmdir. Bu şehirde yaklaşık 5.000 Türk yaşamaktadır. Burada yaşayan halkın yaklaşık %65’i İspanyolca konuşmaktadır. Bu durumun en önemli sebebi ise, burada yaşayan insanların çoğu çevre adalarından gelip Miami’ye yerleşmesidir. Miami, Latin Amerika’ya bir geçiş kapısı olarak bilinen bir şehirdir.



Şehrin iklim şartları her dönem gitmeye uygundur. Ancak yaz aylarında hava sıcaklığının çok yüksek ve nemli olması ayrıca sivrisineklerin artması sebebiyle yaz ayları dışında gitmek daha uygundur.

Miami’nin baş döndürücü bir mutfak kültürü vardır. Zengin Latin Amerika mutfağı ve Karayip fasulye yemeklerinin ön planda olduğu Miami mutfağında, her zevke ve her bütçeye hitap eden lezzetler bulmak mümkündür. Her damak tadına uygun restoranların bulunduğu bu şehirde, bir çok dünya mutfağından lezzetler sunulmaktadır.

Fast-food tüm Amerika’da olduğu gibi sokakta da yaygındır. Şehrin her köşesinde sokak satıcılarına rastlayabilirsiniz. Bunların pek çoğu oldukça kaliteli lezzetler sunmaktadır.


Miami şehrinin ününde büyük bir pay sahibi olan Miami Sahili, Miami’de gece gündüz en çok rağbet gören yerdir. Eşsiz güzellikte plajlara ev sahipliği yapan sahil bir adadan oluşmaktadır ve bu adanın oldukça ince ve bir o kadar da uzun bir görünümü vardır. Bu ada çeşitli kısımlara da ayrılmıştır ve bu kısımlar Miami’nin en gözde yerlerindendir. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Bal Körfezi
- Coral Gables
- Altın Sahil
- Güney Sahili
- Küçük Havana

Özellikle Bal Körfezi, Miami Sahili olarak lanse edilen adanın en lüks bölgesi olarak gösterilmektedir. Küçük Havana ise daha çok Küba kökenli vatandaşların bulunduğu bölgedir. Bu sahilin en lüks restoran ve en işlek alışveriş merkezlerinin bulunduğu bölge ise Güney Sahili’dir.

Star Adası, Miami Sahili’nin kıyı kesiminde yer alan yapay bir yapıdır. Bu adanın mimarisi oldukça dikkat çekmektedir. Oldukça ihtişamlı görünümleri olan buradaki yapıların çoğu bir çok dünya yıldızının malikâneleridir.

Miami Deniz Akvaryumu (Miami Seaquarium), Amerikan televizyonlarında oldukça ünlü olan balina, yunus ve denizaslanlarına ev sahipliği yapmaktadır.

İspanyol Manastırı, orijinal olarak 1141 senesinde İspanya’nın Segovia bölgesinde inşa edilmiştir.

Şehirdeki bir başka etkileyici nokta da Mercan Sarayı’dır. Antik Çağ’ın önemli simgelerinden olan Stonehenge’e benzetilen bu yapı görülmeye değer bir yerdir.

Vizcaya Müzesi ve Bahçesi, Biscayne Körfezi’nde yer alan bir doğal güzelliktir. Mimari açıdan Avrupa’dan etkiler görülmektedir. On dönümlük bir alana inşa edilmiş olan bu yapının tam ortasında büyükçe bir ev bulunmaktadır.

Wolfsonian Müzesi, Mitchell Wolfson’ın kişisel eşya ve oldukça geniş çapta olan sahip olduğu sanat eserlerinin sergilendiği bir müzedir. Bu müze Çarşamba günleri dışında her gün açıktır ve 09.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaretçilere kapısını açmaktadır.

Miami Hayvanat Bahçesi, Florida’da bulunan en geniş ve en eski zoolojik alandır. 1200’den fazla vahşi hayvana ev sahipliği yapmaktadır.

Lowe Sanat Müzesi, çeşitli sanat eserlerinin, antik eserlerin, çeşitli seramiklerin, el yapımı sanat çanakların ve heykellerin sergilendiği bir müzedir. Bu müzede Greko – Romen kültüründen, Rönesans eserlerine kadar, Barok eserlerin ağırlıkta olduğu zamandan Asya eserlerinin hâkim olduğu sanat dönemine kadar pek çok eseri görebilirsiniz.

Frost Sanat Müzesi, Uluslararası Florida Üniversitesi bünyesinde bulunan bir sanat müzesidir.


Miami vahşi yaşam turlarından balon turlarına, kruz gemisi turlarından helikopter turlarına kadar ziyaretçilere pek çok seçenek sunmaktadır. Ayrıca pek çok su sporunun yapılabileceği plajlarının yanında; golf, tenis, futbol, basketbol, bisiklet, dağcılık gibi pek çok sporun yapılabileceği alanlara da sahiptir.

Miami’nin meşhur NBA takımı Miami Heats, şehrin en önemli simgelerinden biridir. Şehre gitmişken American Airlines Arena’da dünyaca ünlü basketbolcuları seyredebilirsiniz.




Miami gece hayatı oldukça hareketlidir. Renkli ve bir o kadar da dinamik bir gece hayatı kültürüne sahip olan bu şehrin bu konuda en hareketli bölgeleri hiç şüphesiz ki Ocean Drive, Coconut Grove, Küçük Havana, Washington Meydanı ve tabi ki Güney Sahili’dir. Bar ve gece kulüplerinin genellikle gece 01.00’da açıldığı bu şehirde eğlence sabahın ilk ışıklarından sonra da devam edip, saat 06.00 dolaylarına kadar devam etmektedir. Ancak burada bulunan mekanlara rahat bir şekilde girebilmeniz için oldukça şık bir görünümünüzün olması gerekmektedir.

Miami’de gece hayatının belki de en hareketli bölgesi Güney Sahili’dir. Şehrin en lüks gece kulüpleri ve barları yine burada bulunmaktadır. Bununla birlikte gece hayatını daha sakin bir şekilde geçirmek isteyenler için ise en uygun yer Miami Sahili’nde bulunan kumsal barlar olabilir. Ayrıca hotellerin bünyesinde bulunan gece kulüpleri de şehrin gece hayatı açısından önemli


Miami alışveriş seven ziyaretçiler için muazzam bir şehirdir. Bu şehirde bulunan alışveriş merkezleri, butikler, pazarlar, özel mağazalar ve diğer pek çok nokta bu konuda çok geniş bir yelpaze sunmaktadır. Collins Avenue ve Lincoln Road bölgeleri Miami’de alışverişin en önemli bölgeleridir.

Havaalanına yakın olan Dolphin Mall, bir alışveriş merkezinden ziyade bir alışveriş, eğlence ve yemek kompleksidir. 240 tane outlet mağazanın bulunduğu bu alışveriş merkezinde dünya çapında da satış yapan hemen hemen bütün ürünleri bulabilirsiniz.

Miami Uluslararası Havaalanı’ndan şehir merkezine toplu ulaşım araçları ile gitmek için en iyi yol 2,35$ karşılığında sizi şehir merkezine götüren Airport Flyer otobüsleridir. Bu otobüslerle şehre varış yarım saat kadar sürmektedir.

22 Temmuz 2012 itibarı ile açılan metrobüs hattına havalimanından ücretsiz shuttle servislerle geçebilirsiniz. Daha sonra metrobüs duraklarından gideceğiniz yerin kaç numaralı metrobüslerin güzergahında olduğunu öğrenerek 2$ karşılığında şehre varabilirsiniz.

Ayrıca havalimanında taksiler de hizmet vermektedir. Gideceğiniz güzergaha göre 10$ ile 60$ arasında bir ücret ödersiniz. Ücretler yasalarla belirlenmiş olduğundan taksiciler üzerinde oynama yapamaz. Gideceğiniz noktaya göre taksiciden bilgi alıp taksi ile de şehir merkezine varabilirsiniz.




Sizlere Batı Amerika’da gezilecek yerleri ve yapılacak şeyleri tüm püf noktalarıyla anlatmaya çalışacağım. Gitme hevesiniz varsa bu yazı ile daha da alevlendirebilir yada gitme arefesindeyseniz de gezi planlarını yaparken hayatınızı kolaylaştırabilir.



Batı Amerika turunu anlatmadan önce; geziden daha çok zaman ayırdığımız planlama kısmı ile ilgili detaylara değinmekte fayda var. Çünkü bizim gibi tatil süreniz sınırlı ise en kısa sürede en fazla yeri görmek adına planlamayı doğru yapmak hayati önem taşıyor.

Planlamayı da birkaç başlık altında değerlendirebiliriz.

İlk adım: Uçak – Otel rezervasyonu ve Araç kiralama

Planlamayı yaparken atılacak ilk adım ; uçak, otel ve araç kiralama(Eğer gerekiyorsa) konularını aylar öncesinden bitirmek olmalı. Çünkü günler geçtikçe hem fiyatlarda anlamsız yükselmeler oluyor hem de istediğiniz otelde yer yada istediğiniz modelde araç bulamayabiliyorsunuz.

Amerika seyahat ekibimiz 6 kişiydi. Bizim ailenin uluslararası Istanbul- Los Angeles uçuşu ve Los Angeles-San Francisco iç hat uçuşunu Adios Kredi Kartı puanları ile aldık. Ayrıca tüm otel rezervasyonlarını da yine Adios Kredi kartı puanları ile yaptık.

Burada Adios Kredi Kartına ayrı bir parantez açmakta fayda var. Genelde en çok sorulan soru; bu kadar puanı toplamak için ne kadar harcama yapmak gerekiyor? Böyle bir kriter yok. Adios ile puan toplamak için sihirli kelime “Kampanyaları takip etmek”. Eğer kampanyaları takip etmezseniz binlerce lira da harcasanız tatile için yeterli puanı toplayamazsınız. B

Uçak ile ilgili en büyük avantajımız THY’nin indirim yaptığı bir dönemde uçak biletini çok makul fiyata bulmamızdı.
Ekstra indirimli otel ve araç kiralama ile uçak fiyatları için takip edilmesi gereken siteler :

http://www.booking.com

www.skyscanner.com

www.hotwire.com

İkinci adım: Gezi rotaları ve gezilecek yerlerin planlanması

Tatile çıkarken en çok zaman alan konu hep bu oluyor. Çünkü yukarıda da yazdığım gibi gezilecek yer çok ama zaman hep kısıtlı

Biz burada hem çeşitli blog-internet sitelerinden (buraya bir parantez açalım; Gitmek istediğiniz yere göre planlamayı yaparken http://www.tripomatic.com/ adresini mutlaka ziyaret edin. Her şeyi çok daha kolay planlayabildiğinizi göreceksiniz) hem kitaplardan hem de bankaların seyahat hatlarından çok faydalandık. En sonunda sadece indirdiğimiz ve okuduğumuz dokümanlar aşağıda görüldüğü şekilde dağ gibi oldu.

Doküman demişken en önemli ayrıntılardan biri de gideceğiniz bölgedeki Outletlere mutlaka VIP Club üyesi olmanız gerekiyor (ücretsiz) ( http://www.premiumoutlets.com/) . Bu sitelere üye olarak hem markalara ait ekstra indirim alabilir hem de gideceğiniz diğer atraksiyonlara da indirim yakalayabilirsiniz. Şöyle ki ; Premium Outlet indirim kuponlarını basarken yan taraftaki promosyonların içerisinde , zaten gideceğimiz Universal Studios’a ekstra indirim aldık. Normalde giriş bileti 80 Dolar iken bu indirim ile 65 dolara geldi. (Kişi başı 15 dolar koy cebe) Ayrıca VIP Members bölümünden indirdiğiniz VIP Coupon book ile information deskte uğradığınızda 10 dolarlık bir coupon book u daha bedavaya alıyorsunuz.(10 dolar daha koy cebe). Ikisini de almanız neden önemli? Çünkü iki kitapta farklı mağazalarda farklı indirim oranları yer alıyor.




Yurtdışına tur ile değil de kendiniz tur planınızı yaparak gidiyorsanız yanınıza alacağınız ilk şey Navigasyon cihazı yada telefonunuza yükleyeceğiniz Navigasyon uygulaması. Biz iGO ve Tom Tom uygulaması ile şehirlerde yapılacakları da içeren Mtrip’in offline GPS uygulamalarını kurduk.

Onun dışında eşiniz yada bir grup ile tatile gidiyorsanız mutlaka bir çift telsiz edinmenizde fayda var. (Hayatınızı kurtaracak ikinci elektronik eşya)

Yine birden fazla kişi ile yurtdışına gidiyorsanız en büyük ihtiyaçlardan biri olan internet ihtiyacınızı, paylaşarak çözebilirsiniz. Bunun için iner inmez sınırsız data planı içeren yerel bir ön ödemeli hat almanız önemli. Data hattı aldınız peki bunu hepiniz nasıl kullanacaksınız? Onun için de Turkcell’in VINN Wifi ürününü tavsiye ederim(Öneri: Amerika’da T Mobile kesinlikle tercih etmeyin AT&T tercih edin).

Ayrıca 3 şehri 9 günde gezmeye çalışmak çok yorucu olacak hazırlıklı olun. Öncelikle Amerika’ya giderken 3 şehir yapacaksanız (ki genelde planlar ya Doğu tarafı 3 şehir (New York-Orlando-Miami) yada Bati tarafı 3 şehir yapılıyor(Los Angeles-Las Vegas-San Francisco). Tavsiyem minimum 14 gün ayırmanız olacaktır.



Üçüncü ve en önemli adım ise Bütçe Planlama


Bütçe planlamayı da iki başlığa ayırmakta fayda var. Bir gezi +yemek içmek için ayrılacak bütçe, ikincisi ise alışveriş bütçesi. En önemli konu da Amerika bir outlet cenneti olduğundan alışveriş ve gezi bütçesini kesinlikle ayrı tutmak gerekiyor. Normalde uçak biletleri Los Angeles için 1500-2000 TL arası ancak biz kampanya döneminde 900 TL’ye bulmuştuk. İç hat uçuşları da kişi başı ortalama 100-150 dolar arası (Gidiş-dönüş). Otel fiyatları da gideceğiniz yere göre değişiyor. New York ve Los Angeles , Amerika’da en pahalı otel fiyatlarına sahip iki şehir. Planlamayı yaparken bunu göz ardı etmemekte yarar var. Bütün otel fiyat araştırma ve incelemesini www.booking.com , www.tripadvisor.com adreslerinden yaptık. Bir tavsiye daha; Otelleri seçerken merkezde yada merkeze yakın oteller seçmek her zaman daha avantajlı.

Eğer evliyseniz ve çocuğunuz varsa alışveriş için en az 5000 TL’yi gözden çıkarın



Öncelikle ilk yapmanız gereken(özellikle sabah) Half Price Show Tickets bilet satış noktasını ziyaret etmek . Burada gitmek istediğiniz Showlara yada restaurantlara %50-%60 lara varan indirimlerle bilet bulabiliyorsunuz.

Ben bir showa gidersem en önden izlemek isterim şeklinde bir düşünceniz yoksa tüm organizasyon biletlerini mutlaka buradan alın

Ayrıca buradan bilet alırken bir de elinize indirim kuponu gibi bir kağıt veriyorlar buna çok dikkatli bakın. Çünkü Hard Rock Cafe dahil birçok dükkan için indirim kuponları bulunuyor.




Las Vegasta bulunan tüm otellerde mutlaka bir atraksiyon , Show bulunuyor.

Bence önce çıkanlar şunlar; öncelikle Cirque de Soleil’in anavatanına gelmişken bir showuna gitmeden sakın geri dönmeyin. Yine David Copperfield ‘a gitmenizi özellikle öneririm. MGM otelinin Casino’sunda sahne alıyor.

Showlar ile ilgili kendi araştırmanızı yapıp hangisine gideceğinize karar vermek size kalmış

Bir de Bellagio önündeki Fountains of Bellagio yani meşhur havuz gösterisi var ki kesinlikle muhteşem! Bu büyüleyici su gösterisi akşam 19:30 dan sonra 15 dakikada(haftasonları) bir farkli müziklere göre oluşturulmuş kareografilerle yapılıyor. Ancak ilginç bir detay var ;o da bu gösteriyi mutlaka yayınlanan müzik ile birlikte seyretmek en keyiflisi. Bunu şunun için söylüyorum, su gösterisi en güzel , otelin tam karşısında bulunan Paris otelindeki Eyfel Kulesinin tepesinden seyrediliyor ancak tabi ki orada müzik yok (Eyfel Kulesi tepesine çıkmak ücretli ve biraz sıra oluyor , çıkmak sizin tercihinize kalmış). Yine Las Vegas’ı tepeden görebileceğiniz Stratosfer binasına çıkabilirsiniz ama bir tanesine çıkacağım diyecekseniz bence tercih Eyfel olmalı)




Las Vegas’ta mutlaka gitmeniz gereken bir yer daha var ki orası da Wynn otel içerisinde bulunan gece kulüpleri. Mutlaka rezervasyon yaptırın. (http://www.wynnlasvegas.com/NightClubs)

Gelelim Las Vegas’ın en meşhur yeri yani Strip bölgesine. Burayı boydan boya mutlaka gezeceksiniz zaten. Cadde üzerinde gün içinde de sokak Showlarını izleyebilirsiniz ama mutlaka Harley Davidson Cafe , World of Coca Cola , M&M’s uğrayın…




Kahvaltınızı Denny’s Cafe de yiyebilirsiniz.(denny’s akşam yemek içinde tercih edilebilir fiyatları uygun) Ayrıca Hooters içerisinde bir ana yemek mutlaka yemelisiniz. Bir de Bellagio otel içerisinde bulunan retaurantlardan birinde mutlaka bir akşam yemeği yiyin.

Las Vegas’ta iki adet Premium Outlet bulunuyor. Bunlardan biri North(http://www.premiumoutlets.com/outlets/outlet.asp?id=61) biri South (http://www.premiumoutlets.com/outlets/outlet.asp?id=58) . Bunlara ister gidebilir isterseniz de alışveriş işini Los Angeles’e bırakabilirsiniz. Los Angeles’teki Outleti n büyüklüğünü gördüğünüzde şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz.

Not: Grand Canyon’u yazmadım.Çünkü hem bizim ilgimizi çekmedi hem de pahalı idi

Tüm Las Vegas yapılacaklarnı görebileceğiniz harita aşağıdaki gibi.

10:21

UZANMA SANATI, BERND BRUNNER, 
CAN YAYINLARI, 14 TL.


Şu anda uzanıyorsanız, o zaman doğru pozisyondasınız; iyi eğlenceler. Uzanma Sanatı, yatay pozisyonda zaman geçirmenin farklı biçimlerine odaklanıyor. Uzanmak çoğu zaman tembelliğin, aylaklığın ya da hastalığın ifadesi olarak yorumlanır. Ama siz durmayın, bu kitabı okurken güzelce uzanın! Groucho Marx'ın da dediği gibi, "Yatakta yapılamayan şeyler, yapılmaya değer değildir."




MAHALLEDEN ARKADAŞLAR, SELÇUK AYDEMİR, SAYFA 6 YAYINLARI, 14 TL
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk"olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin altını üstüne getirmesinin mizah dolu hikâyesi… Kardeş Payı, Düğün Dernek, İşler Güçler, Çalgı Çengi gibi film ve dizilerin senaristi Selçuk Aydemir, 9 yaşındaki bir çocuğun para kazanmak için bulduğu yöntemleri, yediği kazıkları, hayal kırıklıklarını, başarma hırsını ve bu hırs uğruna yaşadığı trajikomik anıları yine 9 yaşında bir Mahalleden Arkadaşlar, bakkalı, camisi, tozlu sokakları, terk edilmiş evleri, tatlı rekabetleri, has abileri, dırdırcı kadınları, fırlama çocukları, Amigaları, renkli civcivleri, fragmanlı sinemaları, halı saha maçları ile 90'ların mahalle hayatına kısa bir zaman yolculuğu vaat




HEP LUNAPARK, BAHADIR CÜNEYT YALÇIN, APRIL YAYINCILIK, 20 TL
Bir lunaparkta geçen bu tatlı romanı aldığınızda, içinden bir de soundtrack albüm çıkacak. Kitabın soundtrack şarkısı, Yok Öyle Kararlı Şeyler grubuna ait bir şarkı. Masum karakterlerle dolu, güneşinize güneş katacak bir öykü.

YALAN YILLAR, CAN KOZANOĞLU, CAN YAYINLARI, 22 TL
Gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda, entelektüel âlemlerde ve romancılık hayallerinin peşinde geçmiş 30 küsur yıl. Uzun bir başarısızlık hikâyesi... Magazincilikten haber kanallarına, erotik yayınlarından kültür sanat programlarına, küçük şarkıcılardan büyük patronlara, düğün salonlarından Lübnan dağlarına, uçan tekmelerden başkanın suratında patlayan yumruğa, Bukowski kitaplarından çakma tasavvuf eserlerine, 12 Eylül döneminden AKP'li yıllara... Can Kozanoğlu yetişkinlik dönemini, "meslek hayatı" nı anlatıyor.

SHAKESPEARE'İN TİTREMESİ, ORWELL'IN ÖKSÜRÜĞÜ, JOHN J. ROSS, YKY, 22 TL
Jack London'ın inişli çıkışlı hayatı, Swift'in saplantılı temizlik düşkünlüğü, Joyce'un sayısız göz ameliyatı... Büyük yazarların hastalıkları ve tedavi süreçleri yapıtlarına nasıl yansıdı? Shakespeare frengiden mi mustaripti? Peki antibiyotiğin bilinmediği bir çağda nasıl tedavi ediliyordu? Oyunlarında ve şiirlerinde cinselliğe göndermelerin bunca çok olması, üstelik yaşamının sonlarına doğru giderek artması nasıl açıklanabilir? Ross, ülkemizde de iyi tanınan Melville, Milton, Swift, Joyce, Orwell gibi yazarların biyografilerine ve yapıtlarına çağdaş tıp açısından yaklaşarak yer yer kurmaca yer yer de gerçek karakterlerin çevresinde ördüğü öykülerle edebiyat ve tıp tarihinde eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor okuru.

8-9 SENEDİR KENDİMİ İYİ HİSSETMİYORUM, FEYYAZ YİĞİT, OKUYAN US YAYINLARI, 21.5 TL
Okan Bayülgen'in ekibinden hatırlarsınız Feyyaz Yiğit'i... Bu onun üçüncü kitabı ve yine çok eğlenceli. Olaylar günümüzde, belirsiz bir kentin belirsiz bir sokağında yer alan "Thunder & Shadows" isimli bir kahvehanede geçiyor. Kahramanları da Ekrem, Mustafa, Sezer, İsmet, Masis ve İkbal. Dünyanın en saçma mekanında, acıklı karakterler etrafında akıp gidiyor hikaye.

YÜZYILIN AŞKLARI, CAN DÜNDAR, CAN YAYINLARI, 10 TL
Bu kitapta geçtiğimiz yüzyılda yaşanmış 10 aşk öyküsü var. Kimi Nâzım'la Piraye gibi, Mustafa Kemal'le Latife gibi, üzerine çok kitap yazılmış aşklar... Kimi Yüksel Menderes'le İpek Kıramer gibi, Selahattin Pınar' la Afife Jale gibi fazla bilinmemiş, mahremine girilmemiş aşklar... İçlerinde Bedri Rahmi-Eren Eyuboğlu gibi, Yıldız Kenter-Şükran Güngör gibi, Melih Kibar-Çiğdem Talu gibi tuvallerden, sahnelerden, notalardan tanıdığımız, yangınına hep birlikte tanık olduğumuz sevda öyküleri de var... Adnan Menderes-Ayhan Aydan örneğindeki gibi mahkemeye düşmüş, alenileştirilip sere serpe ortalığa serilmiş ilişkiler de... Hiç yüzü görülmeden evlenilmiş sevgililer... Evliyken sevgiliye yazılmış şiirler... Güçten düşmenin acısını dayakla çıkaranlar... Eski aşkın acısını bir yenisinde unutan çapkınlar... Belki yaşanırken heyecan kadar acılar da vermiş ve mutsuz sona ermiş aşklardı çoğu... Can Dündar, tarihimizden ve sanat dünyamızdan, belleğimizde birer simge haline gelmiş sıra dışı kadın ve erkeklerin yaşadıkları en derin, en çetin duyguları; yüreklerini ve akıllarını ellerinden alan sevdalarını anlatıyor Yüzyılın Aşkları'nda.

ANNEMİN ÖĞRETTİĞİ ŞARKILAR, MARLON BRANDO, AGORA KİTAPLIĞI, 30 TL
Sinemanın efsane oyuncularından Marlon Brando, bu otobiyografisinde çocukluğundan Tahiti'de satın aldığı adadaki hayatına, tiyatrodan sinemaya geçişine, ünlü yönetmenlerle yaşadıklarından aşkları ve aktristlerle ilişkilerine kadar tüm hayatını anlatıyor.


DÜN, BUGÜN, YARIN, BÜTÜN HAYATIM, SOPHIA LOREN, KIRMIZI KEDİ YAYINLARI, 25 TL
Sophia Loren, 60 yıla yakın oyunculuk kariyeri boyunca, güzelliğiyle, oyunculuğuyla ve Cary Grant, Frank Sinatra, Marlon Brando, Gregory Peck, Jack Lemmon, Paul Newman ile oynadığı filmlerdeki dramatik rollerle tanındı. Onu Hollywood'dan Paris'e, oradan İtalya'ya ve tekrar Hollywood'a ulaştıran hareketli ve farklı oyunculuk serüveninin ardından yabancı bir dildeki performansı sayesinde Oscar kazanan ilk İtalyan film yıldızı oldu. İkinci Dünya Savaşı'nın İtalyası'nda yoksulluk içinde büyüyen sıska Sophia'nın güzel bir kadına dönüşmesi, bir güzellik yarışmasında derece alması, Hollywood'da çevirdiği ilk film olan Gurur ve İhtiras'ta Cary Grant'la yaşadığı aşk, kendisinden yaşça oldukça büyük Carlo Ponti ile evliliği başta olmak üzere güzel yıldız, anılarını paylaşıyor.

BİLDİĞİN KIZLARDAN DEĞİL, LENA DUNHAM, OKUYAN US YAYINLARI, 22 TL
Girls dizisinin ödüllü yazarı, yapımcısı ve başrol oyuncusu, kız dünyasının yeni fenomeni, Time dergisine göre dünyanın en etkileyici 100 kişisinden biri olan Lena Dunham'ın kendi hayatını anlattığı kitabı çıktığı günden beri çok satanlar listesi'nde. Kitabın ana teması aşık olmak, yalnız hissetmek, sağlıklı beslenmesine rağmen hep 5 fazla kilo ile gezmek, kendini bir oda dolusu yaşlı adama kanıtlamak zorunda kalmak, gerçek aşı bulmak, kendi hikayenin anlatmaya değer olduğuna inanacak cesareti bulmak gibi konular.

16:03



www.tatildenereyegitsem.com ekibi olarak size düşük bütçeyle nerede tatil yapılacağından bahsedeceğiz.Ülkemizde %55 lik kısım malesef maddi sıkıntılar yüzünden tatile çıkamıyor.Orta gelirse sahip bir aile ise tatilde en fazla 2000 lira harcıyor. Aslında dünyada çok ucuz ülkelerin olduğunu varsayarak bir plan hazırlayabiliriz.Tabi Gideceğiniz ülke için biletlerinizi bir kaç ay önceden ucuza almanızda fayda var.

Kamboçya

İlk ucuz ülkemiz Kamboçya. Aslında bu listeye pek çok Asya ülkesini ekleyebiliriz fakat Kamboçya favorilerde. Burada $20’a klimalı, rahat bir oda tutabilirsiniz. Bunun yanında lokal yiyecekler $2 iken batıya ait mutfaklardan yaklaşık $7 gibi bir ücretle yemek yiyebilirsiniz. Günde $40-50 civarı bir bütçeyle şımarmanız mümkün. Güzel kumsallar, harabeler, ormanlar.. Burası daha saf, bozulmamış ve doğal bir bölge, kesinlikle mutlu ayrılacaksınız!

Peru
Evet dillere destan bu yerde de cebiniz rahat edecektir. Buraya pek çok insan sadece İnka Medeniyeti’ni görmeye, İnka yollarını arşınlamaya gelse de siz bununla yetinmeyin. Diğer İnka kalıntılarına mesela Moray ve Choquequirao’ya gidin. Ülkenin geri kalanında da tonla güzel şey var. Mancora’nın beyaz kumsalları, Amazon gezmeleri gibi.. Peru’da konaklama işini $25-30 civarı bir ücretle halledebilirsiniz. Yemek fiyatları ise nadiren $5-6 üzerinde oluyor.

Portekiz
Portekiz’i görünce biraz şaşırmış olabilirsiniz ama burası da pahalı olmayan lokasyonlar arasında yer alıyor üstelik Avrupa zonunda olmasına rağmen! Portekiz’de konaklama, yeme-içme ve gezme üçlüsünü günlük $50 civarı bir ücretle halledebilirsiniz. Hatta daha uygun fiyata da bunu yapabilirsiniz. Bu lüksü ne kadar sevdiğinize bağlı.


Çin

Çin yıllardır en ucuz destinasyonlardan biri olageldi. Konaklama için $20 kafi, yiyecek ise sadece $2-3 civarı. Şehir içi ulaşımda ise bir dolardan daha az bir miktar ödeyerek toplu taşımayı kullanabilirsiniz. Özellikle kasaba formundaki yerleri büyük şehirlere kıyasla çok daha ucuz olacaktır.


Güney Kore

Güney Kore’nin cebinize dost bir ülke olduğunu biliyor olabilirsiniz. Fakat burası gerçekten fazlasıyla ucuz. Şöyle ki, burada 1.113 won(ülkenin para birimi) $1’a karşılık geliyor. Ve genellikle pek çok şeyin -yiyecek, içecek vs. fiyatı birkaç yüz won oluyor. Müthiş değil mi?

Balkanlar ve Ukrayna



Evet Avrupa kıtasının en ucuz ülkerini bir çırpıda sıralamış olduk. Bu ülkeler gerçekten son derece ucuz. Ukrayna’da bir gecelik odayı $8’a kiralayabilirsiniz bunun yanında bira ve yemek olayları da sadece birkaç dolar. Pek çok insan Prag, Paris gibi destinasyonları gezilmeye değer bulurken bu noktalar hakkında genelde garip bir önyargı oluyor. Fakat fırsatınız olursa buralara gelin ve uygun fiyatların seyahatinize nasıl renk kattığını görün.

13:13






Interrail nedir?
Interrail pass, Avrupa Demiryolları İşletmeleri tarafından uygulanan, gezginlere ucuz ulaşım olanağı sağlamayı amaçlayan bir pas bilet uygulamasıdır. Aynı biletle, istenen yerde ve zamanda istenen trene binme olanağı sağlar.

Ne değildir?
InterRail herkesin grup olarak yolculuk yaptığı ya da yalnızca Interrail bileti olanların bindiği özel bir tren değildir.

Interrail Global Pass bileti Avrupa'nın 30 ülkesinde 5 gün ile 1 ay arasında, Interrail bir ülke pass bileti ise seçeceğiniz 30 Avrupa ülkesinden herhangi birisinde 3 ile 8 gün arasında sınırsız serbest dolaşım olanağı sağlar.

Kimler alabilir?Farklı fiyat uygulaması ile tüm gezginler Interrail Pass bileti alabilmektedir.




Hangi ülkelerde geçerli?
INTERRAIL GLOBAL PASS ve INTERRAIL BİR ÜLKE PASS aşağıda belirtilen 30 Avrupa ülkesinde geçerlidir:

Almanya,
Avusturya,
Belçika,
Bosna-Hersek,
Bulgaristan,
Çek Cumhuriyeti,
Danimarka,
Finlandiya,
Fransa,
Hırvatistan,
Hollanda,
İngiltere,
İrlanda Cumhuriyeti,
İspanya,
İsveç,
İsviçre,
İtalya,
Karadağ,
Lüksemburg,
Macaristan,
Makedonya Cumhuriyeti,
Norveç,
Polonya,
Portekiz,
Romanya,
Sırbistan,
Slovakya,
Slovenya,
Türkiye,
Yunanistan



Süresi ne kadar?
INTERRAIL GLOBAL PASS biletleri yolcunun isteğine bağlı olarak
10 günlük geçerlilik süresi içinde 5 günlük (Flexi)
22 günlük geçerlilik süresi içersinde 10 günlük (Flexi)
15 gün sürekli geçerli,
22 gün sürekli geçerli ve
1 ay sürekli geçerli olmak üzere 5 farklı şekilde,
INTERRAIL BİR ÜLKE PASS biletleri ise 1 aylık süre içersinde 3, 4, 6 ve 8 günlük olarak düzenlenebilmektedir


Flexi sistem nedir?
(Benim teşekkürü bir borç bildiğim sistem :) Çok akıllı kullanırsanız çok fazla yer gezebilirsiniz :) Ben 22 gün içinde kullanılabilecek 10 günlük biletten alsamda 25 gün boyunca 12 ülke gezdim :) )

-Daha az seyahat edecekler için ekonomik bir seçenektir.

-Gezginin belirlediği tarih aralığında InterRail Global Pass biletinde 5 ve 10 gün, IntrerRail Bir Ülke Pass biletinde ise 3,4,6 ve 8 gün seyahat etmesine olanak verir.
Örnek 1 : Global Pas Biletlerinde 22 Gün içinde 10 gün geçerli bilet : InterRailciye
belirleyeceği 22 günlük tarih aralığında sadece 10 gün trenle yolculuk
yapma hakkı sağlar.
Örnek 2 : Bir Ülke Pass biletinde, 8 günlük Almanya bileti : Sadece alınan ülke sınırları içerisinde, Almanya da ve bilet alınırken verilen 1 aylık tarih aralığında 8 gün trene binme hakkı sağlar.

-Trenlerin kullanılacağı günler, arka arkaya olabileceği gibi aralıklı da olabilir.
-Seçilen günler içinde, trenler sınırsızca kullanılabilir.
-Akşam 19.00 ve sonrasında başlayıp saat 04.00’ten sonra devan edecek seyahatlerde ertesi günün tarihi geçerli olur. (Bu olayı bir avantaja çevirmeyi bilmek gerek ;) )


İNTERRAİL PASS BİLET ÜCRETLERİÜcretler (EURO Cinsinden)

InterRail Global Pass kartı ve InterRail Bir Ülke Pass kartı yetişkinlere (26 yaşından büyük) ve senyörlere ( 60 yaş üzerindekilere) 1. ve 2. mevkide, gençlere ise (27 yaşından gün almamış) sadece 2.mevkide düzenlenir. Çocuklara ise (4-12 yaş arası) yetişkinlere uygulanan ücretler baz alınarak %50 indirim uygulanır.



*euro cinsinden

( Ben bilet olarak 22 gün içerisinde 10 gün kullanılabilecek flexi pass aldım. 257 euroluk bir ücreti var )



Bu fiyatlara ek olarak ödeyeceğim başka bir ücret var mı?
INTERRAIL yalnızca normal yolcu trenlerinin 2. mevkilerinde geçerli olduğu için Intercity, EuroCity, TGV vb. gibi hızlı trenlerin kullanılması halinde ek bir ücret ödemeniz gerekmektedir .

Sadece rezervasyonun gerektiği hatlarda rezervasyon yaptırmak zorundasınız. Diğer hatlarda rezervasyon yaptırmadan boş bulduğunuz koltuğa oturarak yolculuğunuzu yapabilirsiniz. Ancak yoğun hatlarda yer bulamama ihtimaliniz oldukça güçlüdür.

Rezervasyonun gerekli olduğu hatlarda trene binmeden önce rezervasyon yaptırmanız ve ücretini ödemeniz gerekmektedir. Ayrıca rezervasyon gerekmemesine karşın yoğun hatlarda yerinizi garanti etmek için rezervasyon yaptırmanız halinde de aynı ücreti ödemeniz gerekmektedir.

Benim ödediğim ek ücretler

Almanya'da rezervasyon ücreti 4 euro ( Almanya'da bindiğim her tren için rezervasyon yaptırdım ve 4 euro ödedim. Tren bomboş giderken rezervasyon yaptırmak olmak can sıkıcı olsa da yoğun zamanlar için güzel bir uygulama )

Prag-Berlin (Çek Cumhuriyetinde yaşadığım için Berlin'e otobüs ile gittim. Interrail biletimden bağımsız olarak... Flexi ticket olduğu için 1 gün hakkımı burada kullanmak istemedim )

Berlin-Hamburg-Dortmund-Köln (Toplamda 12 euro ödeyip 4 şehir gezdim)

Köln-Amsterdam (Rezervasyon yaptırdım. Herhangi bir ücret ödemedim)

Amsterdam-Bruksel ( Rezervasyona gerek yok. Trene direk bindim ve herhangi bir ücret ödemedim )

Bruksel-Lüksemburg ( Rezervasyona gerek yok. Trene direk bindim ve herhangi bir ücret ödemedim )


Lüksemburg-Paris (25 euro ödedim. Lüksemburg'a iner inmez bilet danışma bürosuna gidip 2 gün sonrası Paris trenine yer ayırtmak istedim ama doluymuş. Mecburen Metz aktarmalı gittim Paris'e. Bu yüzden 25 euro gibi bir ücret ödedim )

Paris-Barcelona (9.5 euro ödedim. Paris'e iner inmez ilk işim bilet ofisine gitmek oldu. Bir görevli 76 euroluk bir mebla çıkardı interrail biletim olmasına rağmen. Tren istasyonundaki ikinci danışmaya gittim bunun üzerine... O da 98 euroluk bir mebla çıkarttı. Sonrasında ilk danışmaya geri dönüp başka bir görevliye gittim. 9.5 euroluk bir ücret söyledi o da bana :) Hemen aldım biletimi... Interrailinizde böyle şeyler başınıza gelebilir. Kendinizi aptal görevlilere yem etmeyin. Sorun, araştırın, alternatif arayın. 9.5 euroya hızlı trenler Figueres aktarmalı gittim mesela ben Barcelona'ya )
İspanya'da rezervasyon ücreti 10 euro (Barcelona-Madrid hattında gidip geldim. Interrail biletimi göstermenin yanında 10 euro ödedim tek sefer için )

İtalya'da rezervasyon ücreti 10 euro (Pisa, Floransa, Roma yolculuklarını ikinci sınıf trenlerde yaptım. Herhangi bir ücret ödemedim. Roma-Venedik arasını hızlı trenle gittim 10 euro ödedim bunun için)

Venedik-Viyana ( Gece treni ile seyahat ettim. 9 euroluk bir supplement ödedim bunun içinde... )


Nereye giderseniz gidin ilk işiniz bir sonraki yer için trene rezervasyon yaptırmak olsun. Rezervasyon gerekmiyorsa da tren saatlerini öğrenin muhakkak :)



Interrail bileti konaklamayı sağlar mı?
Hayır. InterRail bileti sadece bir tren pas biletidir. Konaklama, rehberlik, vb. gibi hizmetleri kapsamaz...

Konaklama için couch surfing olayını kullanabilirsiniz :) Avrupa'da yaşayan arkadaşlarım olduğu için ben bu konuda şanslıydım biraz... Arkadaşlarımın olmadığı yerlerde hostellerde konakladım ...

İlgili siteler:

http://www.couchsurfing.org/
http://www.hostelworld.com/



Ne zaman başlıyor?
Başlama tarihini siz saptıyorsunuz. Dolayısıyla yılın herhangi bir tarihinde yolculuğa başlayabilirsiniz.




Nereden-hangi ülkeden başlıyor?
InterRail'inizi istediğiniz ülkeden başlatabilirsiniz. İsterseniz Türkiye'den başlatarak Bilet Ücretleri sayfamızda belirtilen ek ücretleri ödeyerek başka masraf yapmadan gezinizi tekrar demiryolu ile Türkiye'de bitirebilirsiniz. Ya da istediğiniz ülkeye başka bir yolla ulaşıp Interrail'inizi oradan başlatır ve zamandan kazanmış olursunuz.

Mesela ben 10 Nisan sabahı Prag'dan Berlin'e gittim otobüsle. Biletimi Prag'dan alırken 12 sinde başlayacak şekilde almıştım. Otobüsle seyahat ettiğim için biletimin 1 gün hakkını ve 2 gün süresini korumuş oldum ...

Türkiye'den yola çıkacaklar için: Türkiye'den genellikle yapılan trenle yola çıkıp Yunanistan, İtalya güzergahından sonra Avrupa'yı gezip Amsterdam, Viyana vb şehirlerden uçakla Türkiye'ye dönmektir. Uçak biletinizi önceden alırsanız çok ucuza bilet bulabilirsiniz.


Ne zaman ve nasıl alabilirsiniz?
Interrail biletini yolculuğunuzun başlamasından en erken 3 ay önce alabileceğiniz gibi, yola çıkış tarihinizden bir gün önce de alabilirsiniz.

( Ben Berlin'e otobüsle yola çıkmadan 2 gün önce aldım biletimi )


Bileti alırken neler gerekiyor?
Bilet almak için satış bürosuna gelirken, bilet ücreti (olmazsa olmaz :) ) ile biletinizin üstüne pasaport numaranız işlendiği için pasaportunuzu getirmeniz yeterlidir.


Biletinizi nereden alabilirsiniz?
InterRail Pass kartları TCDD’nin uluslararası bilet satışına açık tüm garları ile İstanbul'da bulunan Gençtur, Gemini Turizm, Cosmopolitan, Global Vizyon, Viking Turizm, Ankara'da bulunan Ray Tur, Uygar Tours Turizm seyahat acentelerinden satın alınabilir.

Interrail biletim ile hangi trenleri kullanabilirim?
InterRail Pass hamilleri için bazı trenler için özel kurallar ve ücretlendirmeler uygulanır. (Söz konusu bilgiler InterRail bileti ile yolcuya verilen Traveller’s Guide/Yolcu Rehberi 2012 ve InterRail Haritası 2012’de yer almaktadır.) Ayrıca, ek ücret ödeyerek yataklı/kuşetli vagonlarda seyahat etme olanağına da sahipsiniz.


Vize?Benim hiç sıkıntımın olmadığı konu buydu. Zaten Çek Cumhuriyeti oturum iznim olduğu için bir işlem yapmadan düştüm yollara :) Ve seyahatim boyunca tek pasaport kontrolü oldu. Viyana'dan evime dönerken tren garında iki sivil polis yanıma yaklaşım kimliklerini gösterip pasaportumu sordu. Onun dışında tanık olduğum kontrollerde kimse gelip bana pasaportumu sormadı :)

Yolculuğa başlamadan önce geçeceğiniz ve Türk vatandaşlarına vize uygulayan tüm ülkelerden vizelerinizi almış olmanız gerekmektedir. Başka ülkelerde ve sınırlarda vize almak için başvuramazsınız.
Schengen Ülkeleri olarak anılan 14 Avrupa ülkesi ortak vize uygulamasına geçmişlerdir. Schengen vizesi ile tüm Schengen üyesi ülkeleri aynı vizeyle gezebilirsiniz.

Schengen'e Üye Ülkeler: Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İtalya, İspanya, İsveç, İzlanda, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Yunanistan.

16:45




Phuket, Tayland, genel olarak ‘Güney’in İncisi’ olarak anılır ve Tayland’daki en geniş adadır. Phuket Adası kuzeyden güneye 48 kilometre (34 mil) ve doğudan batıya 21 kilometre (16 mil) uzunluğundadır.Phuket bir dağ sırası ve batı kıyısına doğru uzanan çoğunlukla kuzey-güney yönlü vadilerle bölünür.Bu, ülke topraklarının yaklaşık %70’ini kapsar. En yüksek doruk, Mai Tao Sip Song (12 Cane Doruğu) 529 metredir. Adanın kalan %30’luk bölümü çoğunlukla merkezde ve adanın doğu bölümünde yer alan düzlük alanlardan oluşur. Güney Tayland’ın batı kıyısını oluşturan Andaman Denizi’nde yer alan arazi kayalık çıkıntılarla, uzun ve geniş kumsallarla, kireçtaşlı uçurumlarla, ağaçlı tepelerle, küçük haliçlerle, lagünlerle ve her çeşit tropik bitki örtüsüyle inanılmaz şekilde değişiklik gösterir. Geniş yüzölçümü sayesinde adanın değişik bölgelerinde mikroiklimler gelişmiştir.
Ada, sizlere keşfetmeniz ve hoşlanmanız için birçok farklı bakış ve his sunar. Görülmeye değer tropik manzarasıyla Kata Plajı, birkaç kilometre kuzeydeki Nai Yang Plajı’nda bulunan görkemli ‘casuarina’ (yapraksız ya da çalısız bir ağaç cinsi) ağaçlarıyla kıyaslanır. Khao Phra Thaeo Milli Parkı’nın gölgeli yağmur ormanı, Koh Siray’ın çamurlu düzlüklerinin ve mangrov (tropikal kuşaktaki kıyı ve bataklıklarda yetişen bir bitki cinsi) bataklıklarının üç katıdır. Kireçtaşlı kaya çıkıntıları adanın doğu kıyısını ve batıdaki sık granit kayalıkları oluşturur. Phuket gerçek bir tropik ülkedir ve herkese uygun bir önerisi vardır.

Yapılması Gereken 10 ŞeyListedekilerin yarısını yapmak bile, Phuket’e ziyaretiniz esnasında eğlenceli bir deneyim yaşayacağınızı hemen hemen kesinleştirecektir. Listeyi tamamlayınca, bir daha eve dönmeyebilirsiniz; ya da dönseniz bile, bunu sadece bir dahaki ziyaretinizi planlamak için olacaktır.
1. Adanın, Kata Plajı ve Promthep Noktası arasını oluşturan güney kıyısı boyunca bir araba gezintisine çıkın. Bu gerçekten dünyanın en güzel ve en iyi manzaralı gezintilerinden biridir. Gezinti 1 saatten daha az sürdüğü için her dinlenme yerinde durun ve büyüleyici manzaralardan zevk alın.
2. Yakın mesafedeki Phang-Nga Körfezi’ni ziyaret edin (deniz kanosu ya da mümkünse küçük botla). Çarpıcı kaya ve kireçtaşı oluşumlarını ve bu hayranlık uyandıran körfezin olağanüstü manzarasını görme fırsatını değerlendirmezseniz, dünyanın gerçek doğa harikalarından birini kaçırmış olacaksınız.
3. Milli parklardan birindeki birkaç patikadan yürüyerek muhteşem yağmur ormanını görün. Ulaşılması en kolay ve en ilginçlerden biri olan Khao Phra Thaeo Milli Parkı, Phuket Adası’nın kuzey ucunda yer alır.
4. Arabayla kuzey kıyısına doğru yola çıkın ve tamamen kendinize ait olduğu hissine kapılacağınız tropik bir plajın keyfini çıkarın.
5. Promthep Burnu’nda günbatımını izleyin ve sonar Chalong Körfezi’ndeki Kang Eng Restoran’da deniz ürünleriyle akşam yemeğinizi yiyin.
6. Phuket Kasabası’ndaki Gece Pazarı’nı ziyaret edin ve bol seçenekli Thai yiyeceklerini, meyvelerini ve tatlılarını tadın – hepsi inanılmaz derecede ucuz.
7. Phuket Kasabası’ndaki Khao Rang Tepesi Phuket Kasabası’nın güzel manzarasını görmenize vesile olur ve öğle ya da akşam yemeği için harika bir yerdir.
8. Ünlü Wat Chalong’u ziyaret edince falınıza baktırmayı ihmal etmeyin.
9. Geleneksel Thai masajı yaptırın.
10. Otelinizin önündeki plajdan yola çıkın ve herhangi bir yere gidin.

En Uygun Ne Zaman Gidilir?Phuket’e yılın her döneminde gidilebilir. Ama eskiden beri, yılbaşı periyodunda zirve yaparak en kalabalık olduğu zaman Ekim sonu ile Nisan başı arasıdır. Hayal kırıklığına uğramamak için bu vakit müddetince yer ayırtmanız gerekmektedir. Plaj ve hava koşulları bu vakitlerde dalış ve yelkencilik için de harikadır. Eğer Phuket’i yılın farklı zamanlarında ziyaret etmek isterseniz, daha uygun konaklama ve hizmet fiyatlarından yararlanırsınız ve dışarıda halen harika bir hava sizi bekler. Hatta Temmuz’dan Ekim’e kadar süren muson yağmurları dönemi boyunca, bol seçenekli açık hava faaliyetlerinden hala yararlanabileceğinizi gösteren güneşin güzel görüntüsüyle birlikte küçük yağmur serpintilerine tanık olursunuz.
Adanın Voltaj değeri nedir? Bir adaptöre ihtiyaç duyar mıyım?Voltaj değeri 220 volttur ama adaptör kullanımı için çoğu uygun dükkandan temin edebileceğiniz Thai’ye özgü elektrik fişine ihtiyacınız olacak.

Phuket güvenli bir yer mi?Her yerde olduğu gibi, Phuket’te de sakınılması gereken şeyler var. Bunları aklınızın bir köşesinde tutun ve güvenli bir tatilin tadını çıkarın.
Şunu bilin ki yılın belli zamanlarında, Phuket’in batı kıyısını teşkil eden plajlarda gelgit ve akıntılar güçlü ve ani olarak oluşabilir. Temmuz ve Ekim arasındaki muson ayları boyunca özellikle meskun olmayan alanlardaki açık plajlarda yüzerken ihtiyatlı davranmakta fayda vardır.
Yardımcı olma talebinde bulunan ya da ısrarcı bir şekilde bir şeyler satmaya çalışan turist alanlarındaki seyyar satıcılara dikkat edin. Düşük de olsa herhangi bir fiziksel yaralanma ihtimaliyle birlikte, gereksiz masrafa ve vakit kaybına da sebep olabilirler. Bir seyyar satıcının önersini yapmayı kabul ederseniz çok dikkatli olun ve kendinizi bunu yapmaya mecbur hissetmeyin.
Değerli eşyalarınıza her zaman dikkat edin ve seyahat dokümanlarınızı, paranızı, kredi kartlarınızı ve seyahat çeklerinizi mümkün olduğunca her yerde kilitleyin. Yanınızda her zaman fazla miktarda nakit para taşımayın ve yankesici ve motosikletli hırsızlara karşı önlem olarak çantanızı her an kapalı tutun.
Phuket’e yalnız başına giden yolcular, kendilerine çerez, tatlı ya da içecek ikram ederek arkadaşlık etmek isteyebilen kişilere çok dikkat etmeliler. Uyuşturucu hap kullanımı burada duyulmamış bir şey değildir ve bu yüzden bavullarınızı ve değerli eşyalarınızı kaybedebilirsiniz.
Nerede ve ne yiyeceğinizi seçerken sağduyulu davranın. Hijyen her zaman en yüksek standartta olmadığından, açık hava pazarlarındaki ve gezici satıcılardaki yiyeceklere dikkat edin. Elbette bu pazardan ve seyyar satıcıdan yemek yemeyin demek değil. Sadece taze pişmiş yiyecekleri ve dışarının pisliğinden iyi korunmuş yiyecekleri tüketin. Eğer taze meyve alıyorsanız, kabuğu henüz soyulmamış ve buzlu su içinde bekletilmeyenleri tercih edin. Suyu sadece pet şişede için ve yemekten önce her zaman ellerinizi yıkayın.

Hangi Dil Konuşuluyor?Gerçek bir uluslararası dinlence yeri olduğu için, her ne kadar farklı yeterlilik seviyeleri de olsa, İngilizce’nin geniş bir biçimde turist endüstrisindeki çoğu insan tarafından konuşulduğunu ve Thai insanlarıyla (turist sanayisindeki çoğu ağır yüklü işçiler hariç) iletişimin genellikle çok zevkli olduğunu göreceksiniz.

Ne gibi şeyler getirebilirim ya da getiremem? Yasal ilaç, ateşli silah ve pornografik materyal ithalatı yasak. Kişi başı 1 litre şarap veya diğer alkollü içeceklere ve 200’e kadar sigaraya; bununla birlikte kişisel kullanım için makul miktarda giysiye, banyo malzemelerine ve elektronik eşyaya izin verilmekte. Ülkeye herhangi bir kısıtlama yapılmadan döviz getirilebilir.

Nasıl giysiler getirmeliyim?Hafif pamuklu giysi bu tropik ülkenin iklimine en uygun kıyafettir. Bir plaj merkezi olduğu için, hemen her mahalledeki duruma göre oldukça sıradan kıyafetlerle dışarı çıkabilirsiniz. Gündüz için şort, tişört ve sandalet (hem erkekler ve hem kadınlar için) ve gece için sıradan pantolon, kısa kollu gömlek (hem erkekler hem kadınlar için), basit giysi ve etekler (kadınlar için) örnek giysilerdir. Geceleyin giyinip kuşanmak isteyenler bunu korkmadan yapabilirler ama bunun gerekli olmadığını da bilsinler. Thai’lerin çıplaklık hakkındaki düşüncelerine ve halka açık yerlerdeki kıyafet kanunlarına saygılı olmanızı öneririz. Çıplak ve üstsüz güneşlenmek tasvip edilmez ve ufak plaj kıyafetleri giymek ya da tişörtsüz olarak restoranlara girmek de uygun görülmez.
Kendi spor ekipmanlarımı getirmem gerekir mi?Şinorkel dalıcıları kiralama ücretinden tasarruf etmek için kendi ekipmanlarını getirebilirler. Dalış takımları hali hazırda bulunmakta ve kiralamaya uygundur. Ciddi golfçüler, konaklamaları müddetince sıkça oynamayı planlıyorlarsa, golf sopalarını buraya getirmek isteyebilirler. Ama bir ya da iki oyunluk zaman ayırmak isteyen bir oyun arkadaşı için, yanınızda ekstra ekipman çantası taşımayı tercih etmiyorsanız, adanın çoğu yerindeki golf kurslarından golf ekipmanları kiralanabilir. Biraz daha kaliteli golf ekipmanlarını tercih etmedikçe, standart fiyatlar 18 delik için yaklaşık 500 Baht’tır (Tayland’ın para birimi).

Motosiklet sürmek için ehliyetim olması gerekli mi?Motosiklet kiralamak için ehliyetiniz olması gerekmezken, sürmek için gereklidir; aksi halde ehliyetsiz sürmek tutuklanmanıza neden olabilir. Bu yüzden uluslar arası bir ehliyetiniz yoksa, ülkenize ait ehliyetinizi yanınızda getirin. Ayrıca size söylenmedikçe kiralık motosikletinizle bir kazaya karışırsanız, sigorta kapsamında olmayacağınızdan haberinizi olsun. Kiralamayı ve deneyimsiz sürücüler için bazen tehlikeli durumların yaşandığı yerlerde sürmeyi seçerken bunu akılınızda tutmanız önemli.

Kiralık arabalarda çocuk koltukları mevcut mu?Eğer önceden talep edilirse, uluslararası kiralama şirketleri çocuk koltukları tedarik edebilir. Ufak ve yerel araba kiralama şirketlerinin koltuk tedarik etmesi olasılığı daha düşüktür ama istisnalar da vardır.

Yerel ulaşım kolay sağlanıyor mu? Phuket otel limuzinleri, tur otobüsleri ve kiralık arabalarıyla çoğu ziyaretçinin yerel ulaşımdan mümkün olduğunca sık yararlanabilecekleri geniş kapsamlı bir donanıma sahiptir. Ulaşım, adanın etrafında dolaşabilmek için ekonomik ve eğlenceli bir yöntem olduğundan dolayı yararlıdır. Biraz maceraperestlik ve beklenmedik şeylere hazır olma gerektirir ama karşılığını alırsınız. Yerel otobüsler adanın etrafında gidiş ve dönüş güzergahlarında sabahın erken saatlerinden akşam üstü vaktine kadar işlemektedir. Güzergahlar otobüslerin önünde yazılıdır ve otobüsü el işareti yaparak durdurabilirsiniz. Yerel ‘tuk-tuk’lara (Phuket’e özgü bir ulaşım aracı) caddelerde her an ulaşabilirsiniz ama yola çıkmadan önce fiyat konusunda mutlaka kendi pazarlığınızı yapın. Bir başka seçenek ise motosiklet taksidir. Güvenli bir ulaşım çeşidi olmasa da ilginç bir deneyimdir ve kısa mesafeler için oldukça pratiktir.

Phuket’te ne tür yemekler bulabilirim? Phuket’te yerel Thai mutfağından tutun, Fransız, İtalyan, Japon, Çin, Meksika, Hint ve daha birçok uluslararası mutfağına kadar her şeyi kolaylıkla bulabilirsiniz. Eğer kendi alışverişinizi birçok açık pazardan ya da batı tarzı süpermarketlerde yapmak ister ve kendi ziyafetinizi hazırlamak isterseniz, caddelerde gelişmiş restoranlar, kaldırım kafeleri, teraslı veya bahçeli mekanlar, modaya uygun ufak yemekhaneler, fırınlar, meze dükkanları, yerel tarz kafeler ve büfeler bulabilirsiniz.

Vejetaryen ya da dini açıdan uygun yemek bulabilir miyim?Eğer vejetaryenseniz, tıpkı dini açıdan helal yiyecek talep edenler gibi, sizi memnun edecek birçok yiyecek bulabilirsiniz.

Phuket çocuklar için uygun bir yer mi? Her yıl Phuket’i ziyaret eden aile sayısına bakılırsa, burası aile tatili için kesinlikle uygun bir yer. Thaili’ler çocukları oldukça hoş karşılıyorlar ve buradaki aktivite ve eğlence programlarının çoğu çocukları tüm gün boyunca oyalayacak ve eğlendirecek şekilde tasarlanmıştır. Sağlık açısından tedbirli olmak için çocuklara sadece pet şişe içme suyu tedarik edin ve mikroplardan kurtulmak için ellerini sıklıkla yıkayın.
Çocuklar için ne gibi aktiviteler var?Çocuklar plaj kenarında spor aktiviteleriyle, fil gezisiyle, safarilerle, hayvanat bahçesine ve çeşitli su müzelerine, açık pazarlara yapılan ziyaretlerle, mini golf ve bowling gibi oyunlarla, go-kart yarışlarıyla, at binicilikle ve daha birçok aktiviteyle eğlenebilirler.

Ben Phuket’teyken ne gibi özel günler olacak?Ziyaretçiler yıl boyunca adada düzenlenen çeşitli günler ve festivallerle karşılaşacaklar. Thai Yeni Yıl kutlaması olan Songkran gibi bazı özel olaylar yıllık olarak, her yılın aynı tarihinde düzenlenir. Çin Vejetaryen Festivali gibi diğer özel olaylar ise Ay’ın yılın dokuzuncu ayındaki evrelerine göre düzenlenir.

Hangi kredi kartlarını kullanabilirim?Visa ve Mastercard çoğu otel ve restoranda yaygın olarak kullanılırken, AMEX daha az kullanılır. Küçük otellerde, restoranlarda ve birçok dükkanda kredi kartı geçmediğinden, bu ihtimali de göz önünde bulundurun. Kredi kartını, ATM’lerden nakit para temin etmek için kullanın. Bu, Thai Bahtı elde etmenin en ucuz yoludur. ATM’ler Kamala Plajı’ndaki Phuket Fantasea’de, Choeng Talay’daki (Laguna Resort yanı) Siam Ticaret Bankası’nda ve Karon Plajı’nda olduğu gibi Patong ve Phuket Kasabası’nın ana bölgelerinde bulunmaktadır. Kredi kartınızdaki nakit paranızı yerel döviz bürolarından da çekebilirsiniz ama pasaportunuzu göstermek şartıyla.

16:36




Brooklyn köprüsü
Dünyanın 8. harikası…1869-1883 yılları arasında inşa edilen bu köprü East river(Doğu Nehri)üzerindedir ve Brooklyn ile Manhattan’ı birbirine bağlar. Üzerinde yürürken harika Manhattan fotoğrafları çekebilirsiniz. 6 treniyle City Hallde inip yürümeniz yeterli.

Wall street-World Trade center
İkiz kulelerin yıkılmasıyla birlikte eski tadı kalmasa da ya da olanları düsününce tüyleriniz ürperse de New York demek Wall street demek hala…Havasını solumadan, boğanın önünde fotograf çektirmeden dönmek olmaz.R,4,5,2 trenleriyle Cortland,Fulton ya da Wall streette inip çevreyi yürüyerek keşvedebilirsiniz.

Özgürlük Anıtı
Amerika’nın simgesininin bulundugu adaya gitmek icin tekne turlarına katılabilir(www.statuecruises.com) ya da sadece önünden gecip fotograf cektirsem de olur derseniz Staten Islanda giden gemiyle bedava Staten Island’a giderek Özgürlük anıtına yakından bakabilirsiniz.R treni ile Whitehall Streete gitmeniz gerekiyor. http://www.siferry.com/

South Street Seaport
Favori mekanlarımdan. Bu Amerikalılar nedense su kenarlarında sosyalleşme olayından çok uzaklar. O kadar nehir var ve dogru duzgun ne lokanta var etraflarında ne de yiyecek icecek satan insanlar. O yüzden Seaport bana sıcacık geliyor. Küçücük alısveris merkeziyle,sempatik limanıyla ve muhtesem manzarasıyla harika bir yer. Özgürlük anıtıyla fotograf cektirebilirsiniz Seaportta. En yakın noktalardan biri Özgürlük Anıtına. http://www.southstreetseaport.com/

Tribeca/Soho
Ünlülerin favori mekanı Soho…South Houston Streetin kısaltılmasıyla çıkmış ortaya. Birbirinden lüks ve leziz restaurantları,alışverişine doyum olmayan dükkanlarıyla herkesin gözdesi

Little Italy
Küçük İtalya kendinizden birşeyler bulabileceginiz Çin Mahallesinin hemen yanında kurulmus bir İtalyan Mahallesi….Harika bir lazanya ve tiramusu çekerse canınız uzağa gitmenize gerek yok.

China Town
New York’un en renkli yerlerinden biri….kalabalıktan kendinizi şaşırırken bir o kadar da büyüleneceksiniz. ne ararsanız bulabileceginiz çok eğlenceli bir yer.Görmeden dönmeyin. Canal Streette inip (6,R,N,W,M;J,Z) Çin Mahallesi,Küçük İtalya ve Soho’yu yürüyerek dolasabilirsiniz hepsi birbirine çok yakın.

The Village(West,East,Greenwich)
New York deninca akla ilk gelen yerlerden. Gaylerin ilk kendilerini özgürce ifade etmeye başladıkları, farklılıklarıyla ön plana çıkmış Cadılar Bayramı’na ev sahipliği eden,barları,cafeleri,ve daha nice enteresan dükkanıyla görülmesi şart bir New York kasabası.

Flatiron District
Ütü Binası. New York’un ilk gökdeleni….O kadar şirin bir bina ki bence hiç bir bina onun yerini alamaz. her ne kadar gökdelenlikle alakası olmasa da en güzel bina diyince ilk akla gelenlerden…

Empire State
Şu an için New York’un en yüksek binası. En üst katında(86.kat) fotograf çektirmek ve New York’a tepeden bakıp insanları karınca gibi görmek isterseniz fiyatı 20$.(34.th street&5th ave)

Times Square
Pazarlamanın devi oldugunu kanıtlamak istercesine her gecen gun artan ısıklarıyla sizi büyülemeye hazır bu meydanda 24 saat hareket göreceksiniz. Ve saat kaç olursa olsun fotograf makinenizin flaşına çok da ihtiyaç olmayacak.Turistler için ne kadar cazipse, New Yorklular için bir o kadar uzak durulması gereken alan. En kalabalık,en pahalı,en turistik …..ben en diyeyim siz anlayın kısaca:) Tavsiyem o civardaki elektronikçilerden alışveriş yapmamanız.Alışverişe daha değinmedim ama yine de uyarmak istedim.

Rockefeller Center
Olmazsa olmazlardan….Artık onun da 70.katından New York’u seyredebiliyorsunuz. Tercih sizin,fiyatları Empire State ile aynı.

St Patrick’s Kathedrali
Gelmiş geçmiş en büyük devlet adamlarının cenazelerinin kalktıgı,Rockefeller Center’ın karşısında bulunan, görsel olarak bence New York’un en güzel katedrali. öyle bir enerjisi var ki….içine girince çıkmak istemiyor insan. En azından bana öyle oldu hep etkisi….Muhakkak görün.

Central Park
Ah bu parka bayılacaksınız. Amerika rüyası….Gelmişken hava güzelse çıkarın ayakkabılarınızı ve yayılın çimlere…İçinde yapay havuzları olan bu parkın tadını çıkarın.

Central Park Hayvanat Bahçesi
Gidin ve görün,pişman olmayacaksınız. Foklar,penguenler sizi selamlayacak ve içiniz ısınacak.

Metropolitan Müzesi
Müze seviyorsanız en az 2 gününüzü ayırın. Girerken ücret ödemek icin sıra olmasına aldırmayın,aslında sadece bağış yaparak girebilirsiniz. Gişeye 1-2 dolar vermeniz yeterli.

Guggenheim Müzesi
Malesef bu müze paralı.O ay hangi sergiler olduguna iyice bakmanızı öneririm gitmeden önce,sevip sevmediginizi görmeniz için.

Broadway Müzikali
New York’a gelmişken bir müzikal izlemeden dönerseniz oturup ağlayın bence.İngilizceniz yeterli olmasa da dert değil,o sizi büyüsüne her şekilde kaptırır. Mamma Mia’dan,Hairsprey’e Memphis’ten Chicago’ya hepsi birbirinden müthiş müzikallerden birini mutlaka izleyin. Bu arada Stomp Broadway değil Off Broadway ama onu da şiddetle öneririm vaktiniz varsa.

15:09
Hong Kong'da nerede kalınır sorusuna gelelim. Bu soruyu yanıtlamaya Hong Kong'un belli başlı bölgelerini tanıtarak başlayalım. Aşağıdaki Hong Kong haritasında Central (Merkez), East (Doğu) ve South (Güney) olarak üç bölgeye ayrılmış ada meşhur Hong Kong Adası. Hong Kong'un gökdelenleri ile meşhur iş ve finans merkezi, en pahalı ve kalburüstü mahalleleri ve alışveriş merkezleri burada. Hong Kong Adası aynı zamanda Hong Kong'un görece en temiz bölgesi.

Hong Kong Adasının hemen kuzeyindeki Kowloon Bölgesi Hong Kong'un en nüfus yoğun bölgesi. Kowloon dünyanın en kalabalık ve kilometre kareye en çok insan düşen alanlarından biri. Güneyden kuzeye çıkıldıkça bir miktar pis ve bakımsız olsa da özellikle güneyde sayısız yemek, alışveriş ve kültür şoku alternatifi sunuyor.

Hong Kong çoğu turist için Viktorya Körfezi ve bunun altındaki Hong Kong Adası ile Kowloon'dan ibaret.



Hong Kong Haritası ve Hong Kong'un belli başlı bölgeleri. Bir turist açısından Hong Kong demek daha
ziyade Hong Kong Adasının Central ve East kesimi ile Kowloon'un güneyi demek.
Kaynak - Wikitravel Hong Kong rehberi


Hong Kong oldukça güvenli bir şehir ve güvenlik konusunda Singapur ve Tokyo ile yarışabilir. O nedenle bütçenize uygun bir yer ararken şehir merkezinden uzaklaşmanızda bir sakınca yok. Fakat kaldığınız yerin toplu taşıma hatlarına yakın olmasına dikkat edin. Hong Kong'un mükemmel bir toplu taşıma sistemi var ve şehrin neresinde kalırsanız kalın merkezine ya da istediğiniz başka bir yerine ulaşmanız çok kolay ve kısa süreli.

Central
Hong Kong Adasının kuzeyindeki Merkez (Central) bölgesi Hong Kong denilince akla gelen muhteşem gökdelenlerle dolu ışıltılı şehir merkezi. Viktorya Limanına tepeden bakan ve devasa finans ve iş kurumlarının Asya merkezleri ile dolu bölge Hong Kong'da gezilecek belli başlı yerlerin olduğu yer aynı zamanda.

Merkez MRT İstasyonu yakınlarındaki restoran, bar ve klüplerle süslü Lan Kwai Fong (蘭桂坊) Hong Kong gece hayatının merkezlerinden biri. Hollywood Road ve Bonham Road-Caine Road arasında kalan meşhur Soho (荷南美食區) Hong Kong'un eğlence merkezlerinden bir diğeri. Burada bar ve klüplerin yanında alışveriş için dükkan ve sanat galerileri de bulabilirsiniz. Buradan IFC Alışveriş Merkezinin oradan adanın içine ve tepeye doğru ürüyen merdivenlerine ulaşabilirsiniz. Victoria Peak'e varmadan ortada The Mid-Levels (半山區) ve biraz aşağısında hala Hong Kong'un koloni zamanından kalma köşelerin ve dükkanların olduğu Sheung Wan (上環) görülesi. Victoria Peak (太平山) Hong Kong'un en kalburüstü bölgesi. Central ve Viktorya Limanına tepeden bakan muhteşem manzarası ile her turistin uğrak noktası aynı zamanda.

Central Hong Kong bölgesi kalmak için en merkezi ama oldukça da pahalı bir bölge. Bu bölgedeki oteller, oda fiyatlarının güncel karşılaştırmalı listesi ve müşteri yorumları için Hong Kong Central Otelleri sayfasına bir göz atabilirsiniz.



Hong Kong Adası üzerindeki Merkez (Central) Hong Kong. Fotoğraf her turistin uğrak noktası
Viktorya tepesinden.


Wan ChaiCentral ve bunun doğuya doğru olan uzantısı Admirality mahallesinin doğusunda Hong Kong Adasının en renkli köşelerinden biri olan Wan Chai var. Hong Kong'da yabancı ve Çin Kültürünün merkezi noktalarından biri olan Wan Chai'nin kıyı boyu Hong Kong Academy for Performing Arts ve Hong Kong Arts Centre gibi bölgenin en önemli iki gösteri merkezine ev sahipliği yapıyor. Hong Kong Convention and Exhibition Centre da burada. Lockhart Road'un batısına düşen alan biraz daha kalburüstü olan Lan Kwai Fong'dan sonra Hong Kong Adasının en büyük barlar sokağı. Bir zamanlar sadece Hong Kong'un red light district'i olan bu alan şimdi daha çeşitli eğlence alternatifleri sunuyor. Bugün hala bu bölgede kapılarında Taylandlı ve Filipinli kadınların beklediği bu barlarda bulmak mümkün.

Hong Kong'un en yüksek binası, Central Plaza'da Wan Chai'de. Bölgede bütçeye uygun pek çok dükkan ve restoran bulmak mümkün. Eğer Central'ın hemen dibindeki bu merkezi bölgedeki otellere göz atmak isterseniz Wan Chai otelleri sayfasına bir göz atabilirsiniz.

Causeway BayWan Chai'nin doğusunda bulunan Causeway Bay Hong Kong'un alışveriş merkezlerinden biri ve şehrin sevilen mağazaları Seibu ve Sogo ile dev Times Square Alışveriş Merkezi bu bölgede. Hong Kong'un en büyük yeşil alanı Victoria Park özellikle sabahın erken saatinde taiçi yapan insanları seyretmek için gidilecek bir yer.

Causeway Bay Hong Kong'un ve dünyanın en nüfus ve bina yoğunluklu yerlerinden biri. Bu bölgedeki oteller ve fiyatları için Causeway Bay otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

Tsim Sha TsuiHong Kong Adasının hemen kuzeyinde, ana karanın en güney bölgesi meşhur Kowloon. Cafcaflı ve renkli Tsim Sha Tsui ise Kowloon'un en güney ucu (feribot iskelesi Star Ferry pier civarı). Tsim Sha Tsui, mağazalaı ve restoranları ile Hong Kong'un en önemli turist merkezlerinden biri. Hong Kong'un birçok müzesi de burada. Eğer Hong Kong Adasının ve meşhur gökdelenli manzarasının en güzel fotoğraflarını çekmek istiyorsanız burası mükemmel bir manzara sunuyor. Noel zamanı gökdelenlerin sergiledikleri ışık şov Hong Kong'un en güzel şovlarından biri ve en güzel Tsim Sha Tsui'den izlenir.

Bu bölgedeki çatı katı barları muhteşem bir Victoria Limanı manzarası sunuyor. Koloni zamanından kalma meşhur Peninsula Oteli öğle çayı ve Felix barı ile popüler bir mekan. Daha içeride ise bolca elektronik mağazası, terzi ve mücevher dükkanı bulunan Nathan Road var.

Tsim Sha Tsui bölgesi kalmak için güzel ve merkezi bir yer. Buradaki otellerin tam bir listesi için Tsim Sha Tsui otellerisayfasına bakabilirsiniz.

Jordan & Mong KokJordan, Hong Kong ahalisinin nasıl yaşadığını merak edenler için harika bir yer. is a microcosm of working-class Hong Kong. Çok katlı apartmanların, sayısız restoranın, küçük dükkanın, otel ve restoranların yoğun bir nüfus ve trafik ile içi içe geçtiği bu bölge, otantik ve kozmopolit uzakdoğu şehri yaşantısını koklamak isteyen maceracı turistlerin uğrak yeri. Burası aynı zamanda bütçenize daha uygun ve görece ucuz Hong Kong oteli bulabileceğiniz ideal yerlerden biri zira buradan Hong Kong Adasına ve Tsim Sha Tsui'ye ulaşım çok kolay.

Mong Kok, kilometre kareye 130,000 kişilik nüfus yoğunluğu ile gezegenimizin en tıkış tıkış yaşanılan yeri. Burada Hong Kong'un turistik merkezlerinde artık pek görülmeyen geleneksel restoran ve dükkanlardan bol bol görmeniz mümkün. Hong Kong denilince akla gelen ilk şeylerden biri olan Çince neon tabela ormanı caddelerden burada bol bol var. Gece görmeye mutlaka gidin.

Maceracı turistlerin ucuz oteller bulabileceği bu mekanlardaki oteller için Jordan ve Mong Kok otelleri sayfasına bakabilirsiniz.








15:03
Hong Kong yeme içme sayfasında özet olarak Hong Kong yemekleri hakkında bilgiler ve diğer gezi rehberlerinde de olduğu gibi yurt dışına çıktığında aç kalmamak için benim gibi mücadele verenlere yönelik bilgiler ve tavsiyeler vermeye çalışacağım . Hong Kong ‘da genel olarak Kanton mutfağı hakimdir. Yemeklerdeki deniz ürünleri hakimiyeti hemen dikkatinizi çekecektir . Ayrıca tavuk-ördek bacağı , denizanası , köpek balığı yüzgeci çorbası , kurulmuş mantar , yılan çorbası gibi ürkütücü yemekleri de Hong Kong mutfağında görmek mümkün .



Genel olarak Türkiye’de yiyebileceğiniz Çin Mutfağı ile orijinal Hong Kong mutfağı arasında bazı farklar bulunuyor. Bunlardan en dikkat çekeni Hong Kong’da yemek öncesinde ve yemek sırasında yeşil çayın içiliyor olması. Ayrıca Hong Kong’da yediğiniz yemeklerin pişirilme teknikleri de çok farklı. Özel olarak yüksek ateş yayan fırınlarda pişirilen yemeklerde hem sebzeler hem de et ürünleri yoğun ateşte hemen biraz çevrilip servis ediliyor. Böylece et ve sebzelerin besin değerlerinin ve orijinal tatlarının daha fazla korunduğuna inanılıyor. Tabi pişirme sırasında kullanılan kaplar da özel olarak üretilmiş ve yüksek ateşte yemek pişirmeye uygun.


Hong Kong yemeklerinin olmazsa olmazı : Dim Sum

Hong Kong mutfaklarının en dikkat çeken yemeği ise Dim Sum. Geleneksel Türk mantısına çok benzeyen Dim Sum temel olarak mantıya benzeyen hamur ve diğer eklentilerden oluşuyor. Bizim mantımızdan farkı ise mantıya benzeyen hamurların deniz mahsulleri ve çeşitli sebzelerden yapılıyor olması. Geleneksek restoranlarda Dim Sum’lar özel bambu sepetlerde servis ediliyor. Porsiyonlar ise ufak ufak , böylece bir kere farklı farklı çeşitte Dim Sum’lar tadıp deneyebiliyorsunuz. Bizdeki meze kültürüne de benzeyen Dim Sum’lar özellikle kahvaltı ve öğle yemeklerinde tercih ediliyor.

Dim Sum hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz tıklayın : Wikipedia Dim Sum (ingilizce)

Yazımın başında ve diğer gezi rehberlerinin yemek sayfalarında da sıkça vurguladığım gibi yeni ve farklı mutfak kültürlerine çok mesafeli birisi olarak geleneksel Hong Kong yemekleri hakkında çok da fazla bireysel yorum yapamayacağım. Bununla birlikte internette bulduğum ve Hong Kong yemek kültürü hakkında güzel bilgi ve öneriler bulunan birkaç siteyi bu yazıya eklemek istedim. Farklı kültürleri farklı kişilerden de dinlemek isterseniz linkler :

Hong Kong ‘da aç kalmak istemeyenler

Eğer siz de benim gibi yabancı mutfaklara biraz mesafeli iseniz Hong Kong’da işiniz biraz zor. Neyse hemen göz korkutmayalım ama genel olarak Asya mutfağını gördükten sonra Avrupa ve Amerika yemekleri bile insanın gözünde cazip gelebiliyor :) Eğer Hong Kong yemek lerini denemek size de cazip gelmiyor ve Hong Kong geziniz boyunca en azından yaşamak için yiyeceklerdenseniz size de güzel haberlerim var . Mc Donalds ve benzeri ünlü fast food lokantaları şehrin bir çok yerinde bulabilirsiniz. Özellikle Mc Donald’s şehrin her yerinde yaygın. Onun dışında KFC , Subway , Burger King , The Spaghetti House ve Pizza Express bulabileceğiniz diğer fast food restoranlarından.

Her ne kadar Mc Donald’s şehirde yaygın olsa Burger King onun kadar fazla yok. Kowloon’da 1 tane görebildim. Pizza Hut da aynı şekilde yaygın olarak bulunmuyor. Yeri en kolay Pizza Hut Hong Kong’un ünlü akşam pazarı Ladies Market’in hemen orta kısmına yakın bir sokakta bulunuyor. Yurt dışı gezilerimde en zevkli yemek yiyebildiğim ünlü sandviç zinciri Subway’de Hong Kong’da bulabileceğiniz restoranlardan. Kowloon şubesi önceden varmış fakat yeni kapanmış. Subway’in Hong Kong Adası’ndaki şubesi ise ünlüHollywood Road ve Yürüyen Merdiven’in hemen kesişiminde bulunuyor. Oturma yeri çok az olan Subway’de genelde herkes paket yaptırıyor.

Yukarıda saydıklarım dışında Hong Kong’un hemen hemen bir çok bölgesinde The Spaghetti House bolca bulunuyor. Spagetti ve pizzaların Çin usulünde değil de İtalyan tarzı yapıldığı The Spaghetti House en azından birkaç öğünlük kurtarıcınız olabilir. Yalnız fiyatlar konusunda diğer rakiplerine göre oldukça pahalı kalıyor. TL olarak hesapladığımızda spagettiler ortalama 15-20 TL civarında.

Mc Donald’s da kişi başı büyük seçim menüler : 25-30 HKD (6-8 TL) arasında , Subway’de kişi başı ufak vejeteryan menüler 30 HKD (8TL) , Pizza Hut’ta ise özel yapım , kalın hamur , 3-4 malzemeli büyük boy pizzalar 200 HKD (50 TL) civarı. 2kişi en azından ağır tadı ile yiyebileceğiniz pizzaların fiyatlarını aç kalınca görmüyorsunuz bile :)


Hong Kong ‘da bulunan Türk Restoranları
Ben ne Hong Kong yemeği yerim de ne fast food derseniz garip ama Hong Kong’da 3 adet Türk restoranı bulunuyor.
Bunlar :

Hong Kong Adası’nda bulunan Istanbul Express Turkish Restaurant , Kowloon Bölgesi’nde bulunan : Merhaba Turkish Restaurant ve Lantau Adası’nda bulunan Bahce Turkish Restaurant . Görebileceğiniz üzere 3 Türk lokantası da Hong Kong’un en önemli 3 bölgesinde bulunuyor. Şahsen tecrübe etme şansım olmayan Türk Lokantaları hakkında çok fazla yorum yapamayacağım. Bu yüzden aç kalırsanız en azından Türk lokantalarının varlığını bilmek işinize yarayabilir.

Merhaba Turkish Restaurant


G/F, Yiu Pont House, 12 Knutsford Terrace,, Tsim Sha Tsui, Hong Kong +852 2367 2263 ‎

Istanbul Express Turkish Restaurant

G/F, 66 Lockhard Road, Wan Chai, Hong Kong +852 2865 0066 ‎

Bahce Turkish Restaurant

Shop 19, G/F, Mui Wo Centre, 3 Ngan Wan Road, Lantau Island, Hong Kong +852 2984 0222 ‎



Blogger tarafından desteklenmektedir.