Amerika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster



Miami, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Florida eyaletinin en büyük ikinci şehridir. Bu şehir, Atlas Okyanusu kıyısında bulunan bir kıyı şehridir. Miami’de en gelişmiş sektör turizmdir. Bu şehirde yaklaşık 5.000 Türk yaşamaktadır. Burada yaşayan halkın yaklaşık %65’i İspanyolca konuşmaktadır. Bu durumun en önemli sebebi ise, burada yaşayan insanların çoğu çevre adalarından gelip Miami’ye yerleşmesidir. Miami, Latin Amerika’ya bir geçiş kapısı olarak bilinen bir şehirdir.



Şehrin iklim şartları her dönem gitmeye uygundur. Ancak yaz aylarında hava sıcaklığının çok yüksek ve nemli olması ayrıca sivrisineklerin artması sebebiyle yaz ayları dışında gitmek daha uygundur.

Miami’nin baş döndürücü bir mutfak kültürü vardır. Zengin Latin Amerika mutfağı ve Karayip fasulye yemeklerinin ön planda olduğu Miami mutfağında, her zevke ve her bütçeye hitap eden lezzetler bulmak mümkündür. Her damak tadına uygun restoranların bulunduğu bu şehirde, bir çok dünya mutfağından lezzetler sunulmaktadır.

Fast-food tüm Amerika’da olduğu gibi sokakta da yaygındır. Şehrin her köşesinde sokak satıcılarına rastlayabilirsiniz. Bunların pek çoğu oldukça kaliteli lezzetler sunmaktadır.


Miami şehrinin ününde büyük bir pay sahibi olan Miami Sahili, Miami’de gece gündüz en çok rağbet gören yerdir. Eşsiz güzellikte plajlara ev sahipliği yapan sahil bir adadan oluşmaktadır ve bu adanın oldukça ince ve bir o kadar da uzun bir görünümü vardır. Bu ada çeşitli kısımlara da ayrılmıştır ve bu kısımlar Miami’nin en gözde yerlerindendir. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Bal Körfezi
- Coral Gables
- Altın Sahil
- Güney Sahili
- Küçük Havana

Özellikle Bal Körfezi, Miami Sahili olarak lanse edilen adanın en lüks bölgesi olarak gösterilmektedir. Küçük Havana ise daha çok Küba kökenli vatandaşların bulunduğu bölgedir. Bu sahilin en lüks restoran ve en işlek alışveriş merkezlerinin bulunduğu bölge ise Güney Sahili’dir.

Star Adası, Miami Sahili’nin kıyı kesiminde yer alan yapay bir yapıdır. Bu adanın mimarisi oldukça dikkat çekmektedir. Oldukça ihtişamlı görünümleri olan buradaki yapıların çoğu bir çok dünya yıldızının malikâneleridir.

Miami Deniz Akvaryumu (Miami Seaquarium), Amerikan televizyonlarında oldukça ünlü olan balina, yunus ve denizaslanlarına ev sahipliği yapmaktadır.

İspanyol Manastırı, orijinal olarak 1141 senesinde İspanya’nın Segovia bölgesinde inşa edilmiştir.

Şehirdeki bir başka etkileyici nokta da Mercan Sarayı’dır. Antik Çağ’ın önemli simgelerinden olan Stonehenge’e benzetilen bu yapı görülmeye değer bir yerdir.

Vizcaya Müzesi ve Bahçesi, Biscayne Körfezi’nde yer alan bir doğal güzelliktir. Mimari açıdan Avrupa’dan etkiler görülmektedir. On dönümlük bir alana inşa edilmiş olan bu yapının tam ortasında büyükçe bir ev bulunmaktadır.

Wolfsonian Müzesi, Mitchell Wolfson’ın kişisel eşya ve oldukça geniş çapta olan sahip olduğu sanat eserlerinin sergilendiği bir müzedir. Bu müze Çarşamba günleri dışında her gün açıktır ve 09.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaretçilere kapısını açmaktadır.

Miami Hayvanat Bahçesi, Florida’da bulunan en geniş ve en eski zoolojik alandır. 1200’den fazla vahşi hayvana ev sahipliği yapmaktadır.

Lowe Sanat Müzesi, çeşitli sanat eserlerinin, antik eserlerin, çeşitli seramiklerin, el yapımı sanat çanakların ve heykellerin sergilendiği bir müzedir. Bu müzede Greko – Romen kültüründen, Rönesans eserlerine kadar, Barok eserlerin ağırlıkta olduğu zamandan Asya eserlerinin hâkim olduğu sanat dönemine kadar pek çok eseri görebilirsiniz.

Frost Sanat Müzesi, Uluslararası Florida Üniversitesi bünyesinde bulunan bir sanat müzesidir.


Miami vahşi yaşam turlarından balon turlarına, kruz gemisi turlarından helikopter turlarına kadar ziyaretçilere pek çok seçenek sunmaktadır. Ayrıca pek çok su sporunun yapılabileceği plajlarının yanında; golf, tenis, futbol, basketbol, bisiklet, dağcılık gibi pek çok sporun yapılabileceği alanlara da sahiptir.

Miami’nin meşhur NBA takımı Miami Heats, şehrin en önemli simgelerinden biridir. Şehre gitmişken American Airlines Arena’da dünyaca ünlü basketbolcuları seyredebilirsiniz.




Miami gece hayatı oldukça hareketlidir. Renkli ve bir o kadar da dinamik bir gece hayatı kültürüne sahip olan bu şehrin bu konuda en hareketli bölgeleri hiç şüphesiz ki Ocean Drive, Coconut Grove, Küçük Havana, Washington Meydanı ve tabi ki Güney Sahili’dir. Bar ve gece kulüplerinin genellikle gece 01.00’da açıldığı bu şehirde eğlence sabahın ilk ışıklarından sonra da devam edip, saat 06.00 dolaylarına kadar devam etmektedir. Ancak burada bulunan mekanlara rahat bir şekilde girebilmeniz için oldukça şık bir görünümünüzün olması gerekmektedir.

Miami’de gece hayatının belki de en hareketli bölgesi Güney Sahili’dir. Şehrin en lüks gece kulüpleri ve barları yine burada bulunmaktadır. Bununla birlikte gece hayatını daha sakin bir şekilde geçirmek isteyenler için ise en uygun yer Miami Sahili’nde bulunan kumsal barlar olabilir. Ayrıca hotellerin bünyesinde bulunan gece kulüpleri de şehrin gece hayatı açısından önemli


Miami alışveriş seven ziyaretçiler için muazzam bir şehirdir. Bu şehirde bulunan alışveriş merkezleri, butikler, pazarlar, özel mağazalar ve diğer pek çok nokta bu konuda çok geniş bir yelpaze sunmaktadır. Collins Avenue ve Lincoln Road bölgeleri Miami’de alışverişin en önemli bölgeleridir.

Havaalanına yakın olan Dolphin Mall, bir alışveriş merkezinden ziyade bir alışveriş, eğlence ve yemek kompleksidir. 240 tane outlet mağazanın bulunduğu bu alışveriş merkezinde dünya çapında da satış yapan hemen hemen bütün ürünleri bulabilirsiniz.

Miami Uluslararası Havaalanı’ndan şehir merkezine toplu ulaşım araçları ile gitmek için en iyi yol 2,35$ karşılığında sizi şehir merkezine götüren Airport Flyer otobüsleridir. Bu otobüslerle şehre varış yarım saat kadar sürmektedir.

22 Temmuz 2012 itibarı ile açılan metrobüs hattına havalimanından ücretsiz shuttle servislerle geçebilirsiniz. Daha sonra metrobüs duraklarından gideceğiniz yerin kaç numaralı metrobüslerin güzergahında olduğunu öğrenerek 2$ karşılığında şehre varabilirsiniz.

Ayrıca havalimanında taksiler de hizmet vermektedir. Gideceğiniz güzergaha göre 10$ ile 60$ arasında bir ücret ödersiniz. Ücretler yasalarla belirlenmiş olduğundan taksiciler üzerinde oynama yapamaz. Gideceğiniz noktaya göre taksiciden bilgi alıp taksi ile de şehir merkezine varabilirsiniz.




Sizlere Batı Amerika’da gezilecek yerleri ve yapılacak şeyleri tüm püf noktalarıyla anlatmaya çalışacağım. Gitme hevesiniz varsa bu yazı ile daha da alevlendirebilir yada gitme arefesindeyseniz de gezi planlarını yaparken hayatınızı kolaylaştırabilir.



Batı Amerika turunu anlatmadan önce; geziden daha çok zaman ayırdığımız planlama kısmı ile ilgili detaylara değinmekte fayda var. Çünkü bizim gibi tatil süreniz sınırlı ise en kısa sürede en fazla yeri görmek adına planlamayı doğru yapmak hayati önem taşıyor.

Planlamayı da birkaç başlık altında değerlendirebiliriz.

İlk adım: Uçak – Otel rezervasyonu ve Araç kiralama

Planlamayı yaparken atılacak ilk adım ; uçak, otel ve araç kiralama(Eğer gerekiyorsa) konularını aylar öncesinden bitirmek olmalı. Çünkü günler geçtikçe hem fiyatlarda anlamsız yükselmeler oluyor hem de istediğiniz otelde yer yada istediğiniz modelde araç bulamayabiliyorsunuz.

Amerika seyahat ekibimiz 6 kişiydi. Bizim ailenin uluslararası Istanbul- Los Angeles uçuşu ve Los Angeles-San Francisco iç hat uçuşunu Adios Kredi Kartı puanları ile aldık. Ayrıca tüm otel rezervasyonlarını da yine Adios Kredi kartı puanları ile yaptık.

Burada Adios Kredi Kartına ayrı bir parantez açmakta fayda var. Genelde en çok sorulan soru; bu kadar puanı toplamak için ne kadar harcama yapmak gerekiyor? Böyle bir kriter yok. Adios ile puan toplamak için sihirli kelime “Kampanyaları takip etmek”. Eğer kampanyaları takip etmezseniz binlerce lira da harcasanız tatile için yeterli puanı toplayamazsınız. B

Uçak ile ilgili en büyük avantajımız THY’nin indirim yaptığı bir dönemde uçak biletini çok makul fiyata bulmamızdı.
Ekstra indirimli otel ve araç kiralama ile uçak fiyatları için takip edilmesi gereken siteler :

http://www.booking.com

www.skyscanner.com

www.hotwire.com

İkinci adım: Gezi rotaları ve gezilecek yerlerin planlanması

Tatile çıkarken en çok zaman alan konu hep bu oluyor. Çünkü yukarıda da yazdığım gibi gezilecek yer çok ama zaman hep kısıtlı

Biz burada hem çeşitli blog-internet sitelerinden (buraya bir parantez açalım; Gitmek istediğiniz yere göre planlamayı yaparken http://www.tripomatic.com/ adresini mutlaka ziyaret edin. Her şeyi çok daha kolay planlayabildiğinizi göreceksiniz) hem kitaplardan hem de bankaların seyahat hatlarından çok faydalandık. En sonunda sadece indirdiğimiz ve okuduğumuz dokümanlar aşağıda görüldüğü şekilde dağ gibi oldu.

Doküman demişken en önemli ayrıntılardan biri de gideceğiniz bölgedeki Outletlere mutlaka VIP Club üyesi olmanız gerekiyor (ücretsiz) ( http://www.premiumoutlets.com/) . Bu sitelere üye olarak hem markalara ait ekstra indirim alabilir hem de gideceğiniz diğer atraksiyonlara da indirim yakalayabilirsiniz. Şöyle ki ; Premium Outlet indirim kuponlarını basarken yan taraftaki promosyonların içerisinde , zaten gideceğimiz Universal Studios’a ekstra indirim aldık. Normalde giriş bileti 80 Dolar iken bu indirim ile 65 dolara geldi. (Kişi başı 15 dolar koy cebe) Ayrıca VIP Members bölümünden indirdiğiniz VIP Coupon book ile information deskte uğradığınızda 10 dolarlık bir coupon book u daha bedavaya alıyorsunuz.(10 dolar daha koy cebe). Ikisini de almanız neden önemli? Çünkü iki kitapta farklı mağazalarda farklı indirim oranları yer alıyor.




Yurtdışına tur ile değil de kendiniz tur planınızı yaparak gidiyorsanız yanınıza alacağınız ilk şey Navigasyon cihazı yada telefonunuza yükleyeceğiniz Navigasyon uygulaması. Biz iGO ve Tom Tom uygulaması ile şehirlerde yapılacakları da içeren Mtrip’in offline GPS uygulamalarını kurduk.

Onun dışında eşiniz yada bir grup ile tatile gidiyorsanız mutlaka bir çift telsiz edinmenizde fayda var. (Hayatınızı kurtaracak ikinci elektronik eşya)

Yine birden fazla kişi ile yurtdışına gidiyorsanız en büyük ihtiyaçlardan biri olan internet ihtiyacınızı, paylaşarak çözebilirsiniz. Bunun için iner inmez sınırsız data planı içeren yerel bir ön ödemeli hat almanız önemli. Data hattı aldınız peki bunu hepiniz nasıl kullanacaksınız? Onun için de Turkcell’in VINN Wifi ürününü tavsiye ederim(Öneri: Amerika’da T Mobile kesinlikle tercih etmeyin AT&T tercih edin).

Ayrıca 3 şehri 9 günde gezmeye çalışmak çok yorucu olacak hazırlıklı olun. Öncelikle Amerika’ya giderken 3 şehir yapacaksanız (ki genelde planlar ya Doğu tarafı 3 şehir (New York-Orlando-Miami) yada Bati tarafı 3 şehir yapılıyor(Los Angeles-Las Vegas-San Francisco). Tavsiyem minimum 14 gün ayırmanız olacaktır.



Üçüncü ve en önemli adım ise Bütçe Planlama


Bütçe planlamayı da iki başlığa ayırmakta fayda var. Bir gezi +yemek içmek için ayrılacak bütçe, ikincisi ise alışveriş bütçesi. En önemli konu da Amerika bir outlet cenneti olduğundan alışveriş ve gezi bütçesini kesinlikle ayrı tutmak gerekiyor. Normalde uçak biletleri Los Angeles için 1500-2000 TL arası ancak biz kampanya döneminde 900 TL’ye bulmuştuk. İç hat uçuşları da kişi başı ortalama 100-150 dolar arası (Gidiş-dönüş). Otel fiyatları da gideceğiniz yere göre değişiyor. New York ve Los Angeles , Amerika’da en pahalı otel fiyatlarına sahip iki şehir. Planlamayı yaparken bunu göz ardı etmemekte yarar var. Bütün otel fiyat araştırma ve incelemesini www.booking.com , www.tripadvisor.com adreslerinden yaptık. Bir tavsiye daha; Otelleri seçerken merkezde yada merkeze yakın oteller seçmek her zaman daha avantajlı.

Eğer evliyseniz ve çocuğunuz varsa alışveriş için en az 5000 TL’yi gözden çıkarın



Öncelikle ilk yapmanız gereken(özellikle sabah) Half Price Show Tickets bilet satış noktasını ziyaret etmek . Burada gitmek istediğiniz Showlara yada restaurantlara %50-%60 lara varan indirimlerle bilet bulabiliyorsunuz.

Ben bir showa gidersem en önden izlemek isterim şeklinde bir düşünceniz yoksa tüm organizasyon biletlerini mutlaka buradan alın

Ayrıca buradan bilet alırken bir de elinize indirim kuponu gibi bir kağıt veriyorlar buna çok dikkatli bakın. Çünkü Hard Rock Cafe dahil birçok dükkan için indirim kuponları bulunuyor.




Las Vegasta bulunan tüm otellerde mutlaka bir atraksiyon , Show bulunuyor.

Bence önce çıkanlar şunlar; öncelikle Cirque de Soleil’in anavatanına gelmişken bir showuna gitmeden sakın geri dönmeyin. Yine David Copperfield ‘a gitmenizi özellikle öneririm. MGM otelinin Casino’sunda sahne alıyor.

Showlar ile ilgili kendi araştırmanızı yapıp hangisine gideceğinize karar vermek size kalmış

Bir de Bellagio önündeki Fountains of Bellagio yani meşhur havuz gösterisi var ki kesinlikle muhteşem! Bu büyüleyici su gösterisi akşam 19:30 dan sonra 15 dakikada(haftasonları) bir farkli müziklere göre oluşturulmuş kareografilerle yapılıyor. Ancak ilginç bir detay var ;o da bu gösteriyi mutlaka yayınlanan müzik ile birlikte seyretmek en keyiflisi. Bunu şunun için söylüyorum, su gösterisi en güzel , otelin tam karşısında bulunan Paris otelindeki Eyfel Kulesinin tepesinden seyrediliyor ancak tabi ki orada müzik yok (Eyfel Kulesi tepesine çıkmak ücretli ve biraz sıra oluyor , çıkmak sizin tercihinize kalmış). Yine Las Vegas’ı tepeden görebileceğiniz Stratosfer binasına çıkabilirsiniz ama bir tanesine çıkacağım diyecekseniz bence tercih Eyfel olmalı)




Las Vegas’ta mutlaka gitmeniz gereken bir yer daha var ki orası da Wynn otel içerisinde bulunan gece kulüpleri. Mutlaka rezervasyon yaptırın. (http://www.wynnlasvegas.com/NightClubs)

Gelelim Las Vegas’ın en meşhur yeri yani Strip bölgesine. Burayı boydan boya mutlaka gezeceksiniz zaten. Cadde üzerinde gün içinde de sokak Showlarını izleyebilirsiniz ama mutlaka Harley Davidson Cafe , World of Coca Cola , M&M’s uğrayın…




Kahvaltınızı Denny’s Cafe de yiyebilirsiniz.(denny’s akşam yemek içinde tercih edilebilir fiyatları uygun) Ayrıca Hooters içerisinde bir ana yemek mutlaka yemelisiniz. Bir de Bellagio otel içerisinde bulunan retaurantlardan birinde mutlaka bir akşam yemeği yiyin.

Las Vegas’ta iki adet Premium Outlet bulunuyor. Bunlardan biri North(http://www.premiumoutlets.com/outlets/outlet.asp?id=61) biri South (http://www.premiumoutlets.com/outlets/outlet.asp?id=58) . Bunlara ister gidebilir isterseniz de alışveriş işini Los Angeles’e bırakabilirsiniz. Los Angeles’teki Outleti n büyüklüğünü gördüğünüzde şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz.

Not: Grand Canyon’u yazmadım.Çünkü hem bizim ilgimizi çekmedi hem de pahalı idi

Tüm Las Vegas yapılacaklarnı görebileceğiniz harita aşağıdaki gibi.

16:36




Brooklyn köprüsü
Dünyanın 8. harikası…1869-1883 yılları arasında inşa edilen bu köprü East river(Doğu Nehri)üzerindedir ve Brooklyn ile Manhattan’ı birbirine bağlar. Üzerinde yürürken harika Manhattan fotoğrafları çekebilirsiniz. 6 treniyle City Hallde inip yürümeniz yeterli.

Wall street-World Trade center
İkiz kulelerin yıkılmasıyla birlikte eski tadı kalmasa da ya da olanları düsününce tüyleriniz ürperse de New York demek Wall street demek hala…Havasını solumadan, boğanın önünde fotograf çektirmeden dönmek olmaz.R,4,5,2 trenleriyle Cortland,Fulton ya da Wall streette inip çevreyi yürüyerek keşvedebilirsiniz.

Özgürlük Anıtı
Amerika’nın simgesininin bulundugu adaya gitmek icin tekne turlarına katılabilir(www.statuecruises.com) ya da sadece önünden gecip fotograf cektirsem de olur derseniz Staten Islanda giden gemiyle bedava Staten Island’a giderek Özgürlük anıtına yakından bakabilirsiniz.R treni ile Whitehall Streete gitmeniz gerekiyor. http://www.siferry.com/

South Street Seaport
Favori mekanlarımdan. Bu Amerikalılar nedense su kenarlarında sosyalleşme olayından çok uzaklar. O kadar nehir var ve dogru duzgun ne lokanta var etraflarında ne de yiyecek icecek satan insanlar. O yüzden Seaport bana sıcacık geliyor. Küçücük alısveris merkeziyle,sempatik limanıyla ve muhtesem manzarasıyla harika bir yer. Özgürlük anıtıyla fotograf cektirebilirsiniz Seaportta. En yakın noktalardan biri Özgürlük Anıtına. http://www.southstreetseaport.com/

Tribeca/Soho
Ünlülerin favori mekanı Soho…South Houston Streetin kısaltılmasıyla çıkmış ortaya. Birbirinden lüks ve leziz restaurantları,alışverişine doyum olmayan dükkanlarıyla herkesin gözdesi

Little Italy
Küçük İtalya kendinizden birşeyler bulabileceginiz Çin Mahallesinin hemen yanında kurulmus bir İtalyan Mahallesi….Harika bir lazanya ve tiramusu çekerse canınız uzağa gitmenize gerek yok.

China Town
New York’un en renkli yerlerinden biri….kalabalıktan kendinizi şaşırırken bir o kadar da büyüleneceksiniz. ne ararsanız bulabileceginiz çok eğlenceli bir yer.Görmeden dönmeyin. Canal Streette inip (6,R,N,W,M;J,Z) Çin Mahallesi,Küçük İtalya ve Soho’yu yürüyerek dolasabilirsiniz hepsi birbirine çok yakın.

The Village(West,East,Greenwich)
New York deninca akla ilk gelen yerlerden. Gaylerin ilk kendilerini özgürce ifade etmeye başladıkları, farklılıklarıyla ön plana çıkmış Cadılar Bayramı’na ev sahipliği eden,barları,cafeleri,ve daha nice enteresan dükkanıyla görülmesi şart bir New York kasabası.

Flatiron District
Ütü Binası. New York’un ilk gökdeleni….O kadar şirin bir bina ki bence hiç bir bina onun yerini alamaz. her ne kadar gökdelenlikle alakası olmasa da en güzel bina diyince ilk akla gelenlerden…

Empire State
Şu an için New York’un en yüksek binası. En üst katında(86.kat) fotograf çektirmek ve New York’a tepeden bakıp insanları karınca gibi görmek isterseniz fiyatı 20$.(34.th street&5th ave)

Times Square
Pazarlamanın devi oldugunu kanıtlamak istercesine her gecen gun artan ısıklarıyla sizi büyülemeye hazır bu meydanda 24 saat hareket göreceksiniz. Ve saat kaç olursa olsun fotograf makinenizin flaşına çok da ihtiyaç olmayacak.Turistler için ne kadar cazipse, New Yorklular için bir o kadar uzak durulması gereken alan. En kalabalık,en pahalı,en turistik …..ben en diyeyim siz anlayın kısaca:) Tavsiyem o civardaki elektronikçilerden alışveriş yapmamanız.Alışverişe daha değinmedim ama yine de uyarmak istedim.

Rockefeller Center
Olmazsa olmazlardan….Artık onun da 70.katından New York’u seyredebiliyorsunuz. Tercih sizin,fiyatları Empire State ile aynı.

St Patrick’s Kathedrali
Gelmiş geçmiş en büyük devlet adamlarının cenazelerinin kalktıgı,Rockefeller Center’ın karşısında bulunan, görsel olarak bence New York’un en güzel katedrali. öyle bir enerjisi var ki….içine girince çıkmak istemiyor insan. En azından bana öyle oldu hep etkisi….Muhakkak görün.

Central Park
Ah bu parka bayılacaksınız. Amerika rüyası….Gelmişken hava güzelse çıkarın ayakkabılarınızı ve yayılın çimlere…İçinde yapay havuzları olan bu parkın tadını çıkarın.

Central Park Hayvanat Bahçesi
Gidin ve görün,pişman olmayacaksınız. Foklar,penguenler sizi selamlayacak ve içiniz ısınacak.

Metropolitan Müzesi
Müze seviyorsanız en az 2 gününüzü ayırın. Girerken ücret ödemek icin sıra olmasına aldırmayın,aslında sadece bağış yaparak girebilirsiniz. Gişeye 1-2 dolar vermeniz yeterli.

Guggenheim Müzesi
Malesef bu müze paralı.O ay hangi sergiler olduguna iyice bakmanızı öneririm gitmeden önce,sevip sevmediginizi görmeniz için.

Broadway Müzikali
New York’a gelmişken bir müzikal izlemeden dönerseniz oturup ağlayın bence.İngilizceniz yeterli olmasa da dert değil,o sizi büyüsüne her şekilde kaptırır. Mamma Mia’dan,Hairsprey’e Memphis’ten Chicago’ya hepsi birbirinden müthiş müzikallerden birini mutlaka izleyin. Bu arada Stomp Broadway değil Off Broadway ama onu da şiddetle öneririm vaktiniz varsa.

10:49
Dünyanın öbür ucu,Özgürlüklerin ülkesi, herkesin gitmeyi hayal ettiği ülke Amerika. Eğer bir gün yolunuz düşerse bu ülkede nerelere gidebilirsiniz sizin için bunları araştırdık. Yüksek binalar,Kumarhane şehirleri,Tatil yerleri nereler şimdi bunlara bir göz atalım.


1.New York



Burası ülkenin en kalabalık ayrı zamanda en popüler şehridir. Burayı diğer şehirlerden ayıran en önemli özelliklerinden birisi yüksek binaları ve tabiki Manhattan caddesidir. Işıl ışıl caddeyi izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyacaksınız. Ayrıca Özgürlük Anıtı,Times Meydanı Guggenheim Müzesi, Brooklyn Köprüsü ve Empire State'de gitmeniz gereken yerler arasındadır.




2.Washington DC



Dünyanın düzen olarak 1 şehri ayrıca amerikanın başkenti turistlerin genellikle tercih ettiği yerlerden birisidir.Eğer buraya gelirseniz mutlaka Pentagon, Beyaz Saray ve Washinton Anıtı, Smithsonian Müzesi ve National Gallery'i 
ziyaret etmeniz gerekiyor.






3.Los Angeles

Genellikle sürekli güneşli olan bu şehir bir çok filminde çekildiği yerdir güneşin batışının en iyi bu şehirden izlendiğide gerçekler arasında,ayrıca barlar ve gece klübü olarak ünlülerin tercih ettiği mekanlarda burdadır.Griffith Rasathanesi, Cirque De Soleil, Paramount Stüdyolarını'da gezmenizi tavsiye ederiz.







4.Las Vegas


Bir çok filme ev sahipliği yapmış. Kumarhaneleri ve gece klübleriyle meşhur renkli şehir Las Vegas. Buraya gelenlerin ya çok büyük paraları vardır kumarhanelerde onları kaybetmeye gelirler yada normal bütçeli insanlar bu kaybedenleri izlemeye gider sakın unutmayın vegasta kasa her zaman kazanır.








5.Miami


Türkiye'nin Mersini,Amerikanın Miamisi diyebiliriz burada sadece binalar biraz daha yüksek. Bir bölümünün orman orta kesimlerin yüksek binalardan oluştuğu ve 10 milimlik eşsiz kumsalı ardından masmavi denizyle Miami tatilciler için gerçekten gezilmesi gereken yerler arasında. Unutmadan yolunuz buraya düşerse hayvanat bahçesine gitmeden sakın ayrılmayın.
Blogger tarafından desteklenmektedir.