Avrupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16:03



www.tatildenereyegitsem.com ekibi olarak size düşük bütçeyle nerede tatil yapılacağından bahsedeceğiz.Ülkemizde %55 lik kısım malesef maddi sıkıntılar yüzünden tatile çıkamıyor.Orta gelirse sahip bir aile ise tatilde en fazla 2000 lira harcıyor. Aslında dünyada çok ucuz ülkelerin olduğunu varsayarak bir plan hazırlayabiliriz.Tabi Gideceğiniz ülke için biletlerinizi bir kaç ay önceden ucuza almanızda fayda var.

Kamboçya

İlk ucuz ülkemiz Kamboçya. Aslında bu listeye pek çok Asya ülkesini ekleyebiliriz fakat Kamboçya favorilerde. Burada $20’a klimalı, rahat bir oda tutabilirsiniz. Bunun yanında lokal yiyecekler $2 iken batıya ait mutfaklardan yaklaşık $7 gibi bir ücretle yemek yiyebilirsiniz. Günde $40-50 civarı bir bütçeyle şımarmanız mümkün. Güzel kumsallar, harabeler, ormanlar.. Burası daha saf, bozulmamış ve doğal bir bölge, kesinlikle mutlu ayrılacaksınız!

Peru
Evet dillere destan bu yerde de cebiniz rahat edecektir. Buraya pek çok insan sadece İnka Medeniyeti’ni görmeye, İnka yollarını arşınlamaya gelse de siz bununla yetinmeyin. Diğer İnka kalıntılarına mesela Moray ve Choquequirao’ya gidin. Ülkenin geri kalanında da tonla güzel şey var. Mancora’nın beyaz kumsalları, Amazon gezmeleri gibi.. Peru’da konaklama işini $25-30 civarı bir ücretle halledebilirsiniz. Yemek fiyatları ise nadiren $5-6 üzerinde oluyor.

Portekiz
Portekiz’i görünce biraz şaşırmış olabilirsiniz ama burası da pahalı olmayan lokasyonlar arasında yer alıyor üstelik Avrupa zonunda olmasına rağmen! Portekiz’de konaklama, yeme-içme ve gezme üçlüsünü günlük $50 civarı bir ücretle halledebilirsiniz. Hatta daha uygun fiyata da bunu yapabilirsiniz. Bu lüksü ne kadar sevdiğinize bağlı.


Çin

Çin yıllardır en ucuz destinasyonlardan biri olageldi. Konaklama için $20 kafi, yiyecek ise sadece $2-3 civarı. Şehir içi ulaşımda ise bir dolardan daha az bir miktar ödeyerek toplu taşımayı kullanabilirsiniz. Özellikle kasaba formundaki yerleri büyük şehirlere kıyasla çok daha ucuz olacaktır.


Güney Kore

Güney Kore’nin cebinize dost bir ülke olduğunu biliyor olabilirsiniz. Fakat burası gerçekten fazlasıyla ucuz. Şöyle ki, burada 1.113 won(ülkenin para birimi) $1’a karşılık geliyor. Ve genellikle pek çok şeyin -yiyecek, içecek vs. fiyatı birkaç yüz won oluyor. Müthiş değil mi?

Balkanlar ve Ukrayna



Evet Avrupa kıtasının en ucuz ülkerini bir çırpıda sıralamış olduk. Bu ülkeler gerçekten son derece ucuz. Ukrayna’da bir gecelik odayı $8’a kiralayabilirsiniz bunun yanında bira ve yemek olayları da sadece birkaç dolar. Pek çok insan Prag, Paris gibi destinasyonları gezilmeye değer bulurken bu noktalar hakkında genelde garip bir önyargı oluyor. Fakat fırsatınız olursa buralara gelin ve uygun fiyatların seyahatinize nasıl renk kattığını görün.

13:13






Interrail nedir?
Interrail pass, Avrupa Demiryolları İşletmeleri tarafından uygulanan, gezginlere ucuz ulaşım olanağı sağlamayı amaçlayan bir pas bilet uygulamasıdır. Aynı biletle, istenen yerde ve zamanda istenen trene binme olanağı sağlar.

Ne değildir?
InterRail herkesin grup olarak yolculuk yaptığı ya da yalnızca Interrail bileti olanların bindiği özel bir tren değildir.

Interrail Global Pass bileti Avrupa'nın 30 ülkesinde 5 gün ile 1 ay arasında, Interrail bir ülke pass bileti ise seçeceğiniz 30 Avrupa ülkesinden herhangi birisinde 3 ile 8 gün arasında sınırsız serbest dolaşım olanağı sağlar.

Kimler alabilir?Farklı fiyat uygulaması ile tüm gezginler Interrail Pass bileti alabilmektedir.




Hangi ülkelerde geçerli?
INTERRAIL GLOBAL PASS ve INTERRAIL BİR ÜLKE PASS aşağıda belirtilen 30 Avrupa ülkesinde geçerlidir:

Almanya,
Avusturya,
Belçika,
Bosna-Hersek,
Bulgaristan,
Çek Cumhuriyeti,
Danimarka,
Finlandiya,
Fransa,
Hırvatistan,
Hollanda,
İngiltere,
İrlanda Cumhuriyeti,
İspanya,
İsveç,
İsviçre,
İtalya,
Karadağ,
Lüksemburg,
Macaristan,
Makedonya Cumhuriyeti,
Norveç,
Polonya,
Portekiz,
Romanya,
Sırbistan,
Slovakya,
Slovenya,
Türkiye,
Yunanistan



Süresi ne kadar?
INTERRAIL GLOBAL PASS biletleri yolcunun isteğine bağlı olarak
10 günlük geçerlilik süresi içinde 5 günlük (Flexi)
22 günlük geçerlilik süresi içersinde 10 günlük (Flexi)
15 gün sürekli geçerli,
22 gün sürekli geçerli ve
1 ay sürekli geçerli olmak üzere 5 farklı şekilde,
INTERRAIL BİR ÜLKE PASS biletleri ise 1 aylık süre içersinde 3, 4, 6 ve 8 günlük olarak düzenlenebilmektedir


Flexi sistem nedir?
(Benim teşekkürü bir borç bildiğim sistem :) Çok akıllı kullanırsanız çok fazla yer gezebilirsiniz :) Ben 22 gün içinde kullanılabilecek 10 günlük biletten alsamda 25 gün boyunca 12 ülke gezdim :) )

-Daha az seyahat edecekler için ekonomik bir seçenektir.

-Gezginin belirlediği tarih aralığında InterRail Global Pass biletinde 5 ve 10 gün, IntrerRail Bir Ülke Pass biletinde ise 3,4,6 ve 8 gün seyahat etmesine olanak verir.
Örnek 1 : Global Pas Biletlerinde 22 Gün içinde 10 gün geçerli bilet : InterRailciye
belirleyeceği 22 günlük tarih aralığında sadece 10 gün trenle yolculuk
yapma hakkı sağlar.
Örnek 2 : Bir Ülke Pass biletinde, 8 günlük Almanya bileti : Sadece alınan ülke sınırları içerisinde, Almanya da ve bilet alınırken verilen 1 aylık tarih aralığında 8 gün trene binme hakkı sağlar.

-Trenlerin kullanılacağı günler, arka arkaya olabileceği gibi aralıklı da olabilir.
-Seçilen günler içinde, trenler sınırsızca kullanılabilir.
-Akşam 19.00 ve sonrasında başlayıp saat 04.00’ten sonra devan edecek seyahatlerde ertesi günün tarihi geçerli olur. (Bu olayı bir avantaja çevirmeyi bilmek gerek ;) )


İNTERRAİL PASS BİLET ÜCRETLERİÜcretler (EURO Cinsinden)

InterRail Global Pass kartı ve InterRail Bir Ülke Pass kartı yetişkinlere (26 yaşından büyük) ve senyörlere ( 60 yaş üzerindekilere) 1. ve 2. mevkide, gençlere ise (27 yaşından gün almamış) sadece 2.mevkide düzenlenir. Çocuklara ise (4-12 yaş arası) yetişkinlere uygulanan ücretler baz alınarak %50 indirim uygulanır.



*euro cinsinden

( Ben bilet olarak 22 gün içerisinde 10 gün kullanılabilecek flexi pass aldım. 257 euroluk bir ücreti var )



Bu fiyatlara ek olarak ödeyeceğim başka bir ücret var mı?
INTERRAIL yalnızca normal yolcu trenlerinin 2. mevkilerinde geçerli olduğu için Intercity, EuroCity, TGV vb. gibi hızlı trenlerin kullanılması halinde ek bir ücret ödemeniz gerekmektedir .

Sadece rezervasyonun gerektiği hatlarda rezervasyon yaptırmak zorundasınız. Diğer hatlarda rezervasyon yaptırmadan boş bulduğunuz koltuğa oturarak yolculuğunuzu yapabilirsiniz. Ancak yoğun hatlarda yer bulamama ihtimaliniz oldukça güçlüdür.

Rezervasyonun gerekli olduğu hatlarda trene binmeden önce rezervasyon yaptırmanız ve ücretini ödemeniz gerekmektedir. Ayrıca rezervasyon gerekmemesine karşın yoğun hatlarda yerinizi garanti etmek için rezervasyon yaptırmanız halinde de aynı ücreti ödemeniz gerekmektedir.

Benim ödediğim ek ücretler

Almanya'da rezervasyon ücreti 4 euro ( Almanya'da bindiğim her tren için rezervasyon yaptırdım ve 4 euro ödedim. Tren bomboş giderken rezervasyon yaptırmak olmak can sıkıcı olsa da yoğun zamanlar için güzel bir uygulama )

Prag-Berlin (Çek Cumhuriyetinde yaşadığım için Berlin'e otobüs ile gittim. Interrail biletimden bağımsız olarak... Flexi ticket olduğu için 1 gün hakkımı burada kullanmak istemedim )

Berlin-Hamburg-Dortmund-Köln (Toplamda 12 euro ödeyip 4 şehir gezdim)

Köln-Amsterdam (Rezervasyon yaptırdım. Herhangi bir ücret ödemedim)

Amsterdam-Bruksel ( Rezervasyona gerek yok. Trene direk bindim ve herhangi bir ücret ödemedim )

Bruksel-Lüksemburg ( Rezervasyona gerek yok. Trene direk bindim ve herhangi bir ücret ödemedim )


Lüksemburg-Paris (25 euro ödedim. Lüksemburg'a iner inmez bilet danışma bürosuna gidip 2 gün sonrası Paris trenine yer ayırtmak istedim ama doluymuş. Mecburen Metz aktarmalı gittim Paris'e. Bu yüzden 25 euro gibi bir ücret ödedim )

Paris-Barcelona (9.5 euro ödedim. Paris'e iner inmez ilk işim bilet ofisine gitmek oldu. Bir görevli 76 euroluk bir mebla çıkardı interrail biletim olmasına rağmen. Tren istasyonundaki ikinci danışmaya gittim bunun üzerine... O da 98 euroluk bir mebla çıkarttı. Sonrasında ilk danışmaya geri dönüp başka bir görevliye gittim. 9.5 euroluk bir ücret söyledi o da bana :) Hemen aldım biletimi... Interrailinizde böyle şeyler başınıza gelebilir. Kendinizi aptal görevlilere yem etmeyin. Sorun, araştırın, alternatif arayın. 9.5 euroya hızlı trenler Figueres aktarmalı gittim mesela ben Barcelona'ya )
İspanya'da rezervasyon ücreti 10 euro (Barcelona-Madrid hattında gidip geldim. Interrail biletimi göstermenin yanında 10 euro ödedim tek sefer için )

İtalya'da rezervasyon ücreti 10 euro (Pisa, Floransa, Roma yolculuklarını ikinci sınıf trenlerde yaptım. Herhangi bir ücret ödemedim. Roma-Venedik arasını hızlı trenle gittim 10 euro ödedim bunun için)

Venedik-Viyana ( Gece treni ile seyahat ettim. 9 euroluk bir supplement ödedim bunun içinde... )


Nereye giderseniz gidin ilk işiniz bir sonraki yer için trene rezervasyon yaptırmak olsun. Rezervasyon gerekmiyorsa da tren saatlerini öğrenin muhakkak :)



Interrail bileti konaklamayı sağlar mı?
Hayır. InterRail bileti sadece bir tren pas biletidir. Konaklama, rehberlik, vb. gibi hizmetleri kapsamaz...

Konaklama için couch surfing olayını kullanabilirsiniz :) Avrupa'da yaşayan arkadaşlarım olduğu için ben bu konuda şanslıydım biraz... Arkadaşlarımın olmadığı yerlerde hostellerde konakladım ...

İlgili siteler:

http://www.couchsurfing.org/
http://www.hostelworld.com/



Ne zaman başlıyor?
Başlama tarihini siz saptıyorsunuz. Dolayısıyla yılın herhangi bir tarihinde yolculuğa başlayabilirsiniz.




Nereden-hangi ülkeden başlıyor?
InterRail'inizi istediğiniz ülkeden başlatabilirsiniz. İsterseniz Türkiye'den başlatarak Bilet Ücretleri sayfamızda belirtilen ek ücretleri ödeyerek başka masraf yapmadan gezinizi tekrar demiryolu ile Türkiye'de bitirebilirsiniz. Ya da istediğiniz ülkeye başka bir yolla ulaşıp Interrail'inizi oradan başlatır ve zamandan kazanmış olursunuz.

Mesela ben 10 Nisan sabahı Prag'dan Berlin'e gittim otobüsle. Biletimi Prag'dan alırken 12 sinde başlayacak şekilde almıştım. Otobüsle seyahat ettiğim için biletimin 1 gün hakkını ve 2 gün süresini korumuş oldum ...

Türkiye'den yola çıkacaklar için: Türkiye'den genellikle yapılan trenle yola çıkıp Yunanistan, İtalya güzergahından sonra Avrupa'yı gezip Amsterdam, Viyana vb şehirlerden uçakla Türkiye'ye dönmektir. Uçak biletinizi önceden alırsanız çok ucuza bilet bulabilirsiniz.


Ne zaman ve nasıl alabilirsiniz?
Interrail biletini yolculuğunuzun başlamasından en erken 3 ay önce alabileceğiniz gibi, yola çıkış tarihinizden bir gün önce de alabilirsiniz.

( Ben Berlin'e otobüsle yola çıkmadan 2 gün önce aldım biletimi )


Bileti alırken neler gerekiyor?
Bilet almak için satış bürosuna gelirken, bilet ücreti (olmazsa olmaz :) ) ile biletinizin üstüne pasaport numaranız işlendiği için pasaportunuzu getirmeniz yeterlidir.


Biletinizi nereden alabilirsiniz?
InterRail Pass kartları TCDD’nin uluslararası bilet satışına açık tüm garları ile İstanbul'da bulunan Gençtur, Gemini Turizm, Cosmopolitan, Global Vizyon, Viking Turizm, Ankara'da bulunan Ray Tur, Uygar Tours Turizm seyahat acentelerinden satın alınabilir.

Interrail biletim ile hangi trenleri kullanabilirim?
InterRail Pass hamilleri için bazı trenler için özel kurallar ve ücretlendirmeler uygulanır. (Söz konusu bilgiler InterRail bileti ile yolcuya verilen Traveller’s Guide/Yolcu Rehberi 2012 ve InterRail Haritası 2012’de yer almaktadır.) Ayrıca, ek ücret ödeyerek yataklı/kuşetli vagonlarda seyahat etme olanağına da sahipsiniz.


Vize?Benim hiç sıkıntımın olmadığı konu buydu. Zaten Çek Cumhuriyeti oturum iznim olduğu için bir işlem yapmadan düştüm yollara :) Ve seyahatim boyunca tek pasaport kontrolü oldu. Viyana'dan evime dönerken tren garında iki sivil polis yanıma yaklaşım kimliklerini gösterip pasaportumu sordu. Onun dışında tanık olduğum kontrollerde kimse gelip bana pasaportumu sormadı :)

Yolculuğa başlamadan önce geçeceğiniz ve Türk vatandaşlarına vize uygulayan tüm ülkelerden vizelerinizi almış olmanız gerekmektedir. Başka ülkelerde ve sınırlarda vize almak için başvuramazsınız.
Schengen Ülkeleri olarak anılan 14 Avrupa ülkesi ortak vize uygulamasına geçmişlerdir. Schengen vizesi ile tüm Schengen üyesi ülkeleri aynı vizeyle gezebilirsiniz.

Schengen'e Üye Ülkeler: Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İtalya, İspanya, İsveç, İzlanda, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Yunanistan.

16:45




Phuket, Tayland, genel olarak ‘Güney’in İncisi’ olarak anılır ve Tayland’daki en geniş adadır. Phuket Adası kuzeyden güneye 48 kilometre (34 mil) ve doğudan batıya 21 kilometre (16 mil) uzunluğundadır.Phuket bir dağ sırası ve batı kıyısına doğru uzanan çoğunlukla kuzey-güney yönlü vadilerle bölünür.Bu, ülke topraklarının yaklaşık %70’ini kapsar. En yüksek doruk, Mai Tao Sip Song (12 Cane Doruğu) 529 metredir. Adanın kalan %30’luk bölümü çoğunlukla merkezde ve adanın doğu bölümünde yer alan düzlük alanlardan oluşur. Güney Tayland’ın batı kıyısını oluşturan Andaman Denizi’nde yer alan arazi kayalık çıkıntılarla, uzun ve geniş kumsallarla, kireçtaşlı uçurumlarla, ağaçlı tepelerle, küçük haliçlerle, lagünlerle ve her çeşit tropik bitki örtüsüyle inanılmaz şekilde değişiklik gösterir. Geniş yüzölçümü sayesinde adanın değişik bölgelerinde mikroiklimler gelişmiştir.
Ada, sizlere keşfetmeniz ve hoşlanmanız için birçok farklı bakış ve his sunar. Görülmeye değer tropik manzarasıyla Kata Plajı, birkaç kilometre kuzeydeki Nai Yang Plajı’nda bulunan görkemli ‘casuarina’ (yapraksız ya da çalısız bir ağaç cinsi) ağaçlarıyla kıyaslanır. Khao Phra Thaeo Milli Parkı’nın gölgeli yağmur ormanı, Koh Siray’ın çamurlu düzlüklerinin ve mangrov (tropikal kuşaktaki kıyı ve bataklıklarda yetişen bir bitki cinsi) bataklıklarının üç katıdır. Kireçtaşlı kaya çıkıntıları adanın doğu kıyısını ve batıdaki sık granit kayalıkları oluşturur. Phuket gerçek bir tropik ülkedir ve herkese uygun bir önerisi vardır.

Yapılması Gereken 10 ŞeyListedekilerin yarısını yapmak bile, Phuket’e ziyaretiniz esnasında eğlenceli bir deneyim yaşayacağınızı hemen hemen kesinleştirecektir. Listeyi tamamlayınca, bir daha eve dönmeyebilirsiniz; ya da dönseniz bile, bunu sadece bir dahaki ziyaretinizi planlamak için olacaktır.
1. Adanın, Kata Plajı ve Promthep Noktası arasını oluşturan güney kıyısı boyunca bir araba gezintisine çıkın. Bu gerçekten dünyanın en güzel ve en iyi manzaralı gezintilerinden biridir. Gezinti 1 saatten daha az sürdüğü için her dinlenme yerinde durun ve büyüleyici manzaralardan zevk alın.
2. Yakın mesafedeki Phang-Nga Körfezi’ni ziyaret edin (deniz kanosu ya da mümkünse küçük botla). Çarpıcı kaya ve kireçtaşı oluşumlarını ve bu hayranlık uyandıran körfezin olağanüstü manzarasını görme fırsatını değerlendirmezseniz, dünyanın gerçek doğa harikalarından birini kaçırmış olacaksınız.
3. Milli parklardan birindeki birkaç patikadan yürüyerek muhteşem yağmur ormanını görün. Ulaşılması en kolay ve en ilginçlerden biri olan Khao Phra Thaeo Milli Parkı, Phuket Adası’nın kuzey ucunda yer alır.
4. Arabayla kuzey kıyısına doğru yola çıkın ve tamamen kendinize ait olduğu hissine kapılacağınız tropik bir plajın keyfini çıkarın.
5. Promthep Burnu’nda günbatımını izleyin ve sonar Chalong Körfezi’ndeki Kang Eng Restoran’da deniz ürünleriyle akşam yemeğinizi yiyin.
6. Phuket Kasabası’ndaki Gece Pazarı’nı ziyaret edin ve bol seçenekli Thai yiyeceklerini, meyvelerini ve tatlılarını tadın – hepsi inanılmaz derecede ucuz.
7. Phuket Kasabası’ndaki Khao Rang Tepesi Phuket Kasabası’nın güzel manzarasını görmenize vesile olur ve öğle ya da akşam yemeği için harika bir yerdir.
8. Ünlü Wat Chalong’u ziyaret edince falınıza baktırmayı ihmal etmeyin.
9. Geleneksel Thai masajı yaptırın.
10. Otelinizin önündeki plajdan yola çıkın ve herhangi bir yere gidin.

En Uygun Ne Zaman Gidilir?Phuket’e yılın her döneminde gidilebilir. Ama eskiden beri, yılbaşı periyodunda zirve yaparak en kalabalık olduğu zaman Ekim sonu ile Nisan başı arasıdır. Hayal kırıklığına uğramamak için bu vakit müddetince yer ayırtmanız gerekmektedir. Plaj ve hava koşulları bu vakitlerde dalış ve yelkencilik için de harikadır. Eğer Phuket’i yılın farklı zamanlarında ziyaret etmek isterseniz, daha uygun konaklama ve hizmet fiyatlarından yararlanırsınız ve dışarıda halen harika bir hava sizi bekler. Hatta Temmuz’dan Ekim’e kadar süren muson yağmurları dönemi boyunca, bol seçenekli açık hava faaliyetlerinden hala yararlanabileceğinizi gösteren güneşin güzel görüntüsüyle birlikte küçük yağmur serpintilerine tanık olursunuz.
Adanın Voltaj değeri nedir? Bir adaptöre ihtiyaç duyar mıyım?Voltaj değeri 220 volttur ama adaptör kullanımı için çoğu uygun dükkandan temin edebileceğiniz Thai’ye özgü elektrik fişine ihtiyacınız olacak.

Phuket güvenli bir yer mi?Her yerde olduğu gibi, Phuket’te de sakınılması gereken şeyler var. Bunları aklınızın bir köşesinde tutun ve güvenli bir tatilin tadını çıkarın.
Şunu bilin ki yılın belli zamanlarında, Phuket’in batı kıyısını teşkil eden plajlarda gelgit ve akıntılar güçlü ve ani olarak oluşabilir. Temmuz ve Ekim arasındaki muson ayları boyunca özellikle meskun olmayan alanlardaki açık plajlarda yüzerken ihtiyatlı davranmakta fayda vardır.
Yardımcı olma talebinde bulunan ya da ısrarcı bir şekilde bir şeyler satmaya çalışan turist alanlarındaki seyyar satıcılara dikkat edin. Düşük de olsa herhangi bir fiziksel yaralanma ihtimaliyle birlikte, gereksiz masrafa ve vakit kaybına da sebep olabilirler. Bir seyyar satıcının önersini yapmayı kabul ederseniz çok dikkatli olun ve kendinizi bunu yapmaya mecbur hissetmeyin.
Değerli eşyalarınıza her zaman dikkat edin ve seyahat dokümanlarınızı, paranızı, kredi kartlarınızı ve seyahat çeklerinizi mümkün olduğunca her yerde kilitleyin. Yanınızda her zaman fazla miktarda nakit para taşımayın ve yankesici ve motosikletli hırsızlara karşı önlem olarak çantanızı her an kapalı tutun.
Phuket’e yalnız başına giden yolcular, kendilerine çerez, tatlı ya da içecek ikram ederek arkadaşlık etmek isteyebilen kişilere çok dikkat etmeliler. Uyuşturucu hap kullanımı burada duyulmamış bir şey değildir ve bu yüzden bavullarınızı ve değerli eşyalarınızı kaybedebilirsiniz.
Nerede ve ne yiyeceğinizi seçerken sağduyulu davranın. Hijyen her zaman en yüksek standartta olmadığından, açık hava pazarlarındaki ve gezici satıcılardaki yiyeceklere dikkat edin. Elbette bu pazardan ve seyyar satıcıdan yemek yemeyin demek değil. Sadece taze pişmiş yiyecekleri ve dışarının pisliğinden iyi korunmuş yiyecekleri tüketin. Eğer taze meyve alıyorsanız, kabuğu henüz soyulmamış ve buzlu su içinde bekletilmeyenleri tercih edin. Suyu sadece pet şişede için ve yemekten önce her zaman ellerinizi yıkayın.

Hangi Dil Konuşuluyor?Gerçek bir uluslararası dinlence yeri olduğu için, her ne kadar farklı yeterlilik seviyeleri de olsa, İngilizce’nin geniş bir biçimde turist endüstrisindeki çoğu insan tarafından konuşulduğunu ve Thai insanlarıyla (turist sanayisindeki çoğu ağır yüklü işçiler hariç) iletişimin genellikle çok zevkli olduğunu göreceksiniz.

Ne gibi şeyler getirebilirim ya da getiremem? Yasal ilaç, ateşli silah ve pornografik materyal ithalatı yasak. Kişi başı 1 litre şarap veya diğer alkollü içeceklere ve 200’e kadar sigaraya; bununla birlikte kişisel kullanım için makul miktarda giysiye, banyo malzemelerine ve elektronik eşyaya izin verilmekte. Ülkeye herhangi bir kısıtlama yapılmadan döviz getirilebilir.

Nasıl giysiler getirmeliyim?Hafif pamuklu giysi bu tropik ülkenin iklimine en uygun kıyafettir. Bir plaj merkezi olduğu için, hemen her mahalledeki duruma göre oldukça sıradan kıyafetlerle dışarı çıkabilirsiniz. Gündüz için şort, tişört ve sandalet (hem erkekler ve hem kadınlar için) ve gece için sıradan pantolon, kısa kollu gömlek (hem erkekler hem kadınlar için), basit giysi ve etekler (kadınlar için) örnek giysilerdir. Geceleyin giyinip kuşanmak isteyenler bunu korkmadan yapabilirler ama bunun gerekli olmadığını da bilsinler. Thai’lerin çıplaklık hakkındaki düşüncelerine ve halka açık yerlerdeki kıyafet kanunlarına saygılı olmanızı öneririz. Çıplak ve üstsüz güneşlenmek tasvip edilmez ve ufak plaj kıyafetleri giymek ya da tişörtsüz olarak restoranlara girmek de uygun görülmez.
Kendi spor ekipmanlarımı getirmem gerekir mi?Şinorkel dalıcıları kiralama ücretinden tasarruf etmek için kendi ekipmanlarını getirebilirler. Dalış takımları hali hazırda bulunmakta ve kiralamaya uygundur. Ciddi golfçüler, konaklamaları müddetince sıkça oynamayı planlıyorlarsa, golf sopalarını buraya getirmek isteyebilirler. Ama bir ya da iki oyunluk zaman ayırmak isteyen bir oyun arkadaşı için, yanınızda ekstra ekipman çantası taşımayı tercih etmiyorsanız, adanın çoğu yerindeki golf kurslarından golf ekipmanları kiralanabilir. Biraz daha kaliteli golf ekipmanlarını tercih etmedikçe, standart fiyatlar 18 delik için yaklaşık 500 Baht’tır (Tayland’ın para birimi).

Motosiklet sürmek için ehliyetim olması gerekli mi?Motosiklet kiralamak için ehliyetiniz olması gerekmezken, sürmek için gereklidir; aksi halde ehliyetsiz sürmek tutuklanmanıza neden olabilir. Bu yüzden uluslar arası bir ehliyetiniz yoksa, ülkenize ait ehliyetinizi yanınızda getirin. Ayrıca size söylenmedikçe kiralık motosikletinizle bir kazaya karışırsanız, sigorta kapsamında olmayacağınızdan haberinizi olsun. Kiralamayı ve deneyimsiz sürücüler için bazen tehlikeli durumların yaşandığı yerlerde sürmeyi seçerken bunu akılınızda tutmanız önemli.

Kiralık arabalarda çocuk koltukları mevcut mu?Eğer önceden talep edilirse, uluslararası kiralama şirketleri çocuk koltukları tedarik edebilir. Ufak ve yerel araba kiralama şirketlerinin koltuk tedarik etmesi olasılığı daha düşüktür ama istisnalar da vardır.

Yerel ulaşım kolay sağlanıyor mu? Phuket otel limuzinleri, tur otobüsleri ve kiralık arabalarıyla çoğu ziyaretçinin yerel ulaşımdan mümkün olduğunca sık yararlanabilecekleri geniş kapsamlı bir donanıma sahiptir. Ulaşım, adanın etrafında dolaşabilmek için ekonomik ve eğlenceli bir yöntem olduğundan dolayı yararlıdır. Biraz maceraperestlik ve beklenmedik şeylere hazır olma gerektirir ama karşılığını alırsınız. Yerel otobüsler adanın etrafında gidiş ve dönüş güzergahlarında sabahın erken saatlerinden akşam üstü vaktine kadar işlemektedir. Güzergahlar otobüslerin önünde yazılıdır ve otobüsü el işareti yaparak durdurabilirsiniz. Yerel ‘tuk-tuk’lara (Phuket’e özgü bir ulaşım aracı) caddelerde her an ulaşabilirsiniz ama yola çıkmadan önce fiyat konusunda mutlaka kendi pazarlığınızı yapın. Bir başka seçenek ise motosiklet taksidir. Güvenli bir ulaşım çeşidi olmasa da ilginç bir deneyimdir ve kısa mesafeler için oldukça pratiktir.

Phuket’te ne tür yemekler bulabilirim? Phuket’te yerel Thai mutfağından tutun, Fransız, İtalyan, Japon, Çin, Meksika, Hint ve daha birçok uluslararası mutfağına kadar her şeyi kolaylıkla bulabilirsiniz. Eğer kendi alışverişinizi birçok açık pazardan ya da batı tarzı süpermarketlerde yapmak ister ve kendi ziyafetinizi hazırlamak isterseniz, caddelerde gelişmiş restoranlar, kaldırım kafeleri, teraslı veya bahçeli mekanlar, modaya uygun ufak yemekhaneler, fırınlar, meze dükkanları, yerel tarz kafeler ve büfeler bulabilirsiniz.

Vejetaryen ya da dini açıdan uygun yemek bulabilir miyim?Eğer vejetaryenseniz, tıpkı dini açıdan helal yiyecek talep edenler gibi, sizi memnun edecek birçok yiyecek bulabilirsiniz.

Phuket çocuklar için uygun bir yer mi? Her yıl Phuket’i ziyaret eden aile sayısına bakılırsa, burası aile tatili için kesinlikle uygun bir yer. Thaili’ler çocukları oldukça hoş karşılıyorlar ve buradaki aktivite ve eğlence programlarının çoğu çocukları tüm gün boyunca oyalayacak ve eğlendirecek şekilde tasarlanmıştır. Sağlık açısından tedbirli olmak için çocuklara sadece pet şişe içme suyu tedarik edin ve mikroplardan kurtulmak için ellerini sıklıkla yıkayın.
Çocuklar için ne gibi aktiviteler var?Çocuklar plaj kenarında spor aktiviteleriyle, fil gezisiyle, safarilerle, hayvanat bahçesine ve çeşitli su müzelerine, açık pazarlara yapılan ziyaretlerle, mini golf ve bowling gibi oyunlarla, go-kart yarışlarıyla, at binicilikle ve daha birçok aktiviteyle eğlenebilirler.

Ben Phuket’teyken ne gibi özel günler olacak?Ziyaretçiler yıl boyunca adada düzenlenen çeşitli günler ve festivallerle karşılaşacaklar. Thai Yeni Yıl kutlaması olan Songkran gibi bazı özel olaylar yıllık olarak, her yılın aynı tarihinde düzenlenir. Çin Vejetaryen Festivali gibi diğer özel olaylar ise Ay’ın yılın dokuzuncu ayındaki evrelerine göre düzenlenir.

Hangi kredi kartlarını kullanabilirim?Visa ve Mastercard çoğu otel ve restoranda yaygın olarak kullanılırken, AMEX daha az kullanılır. Küçük otellerde, restoranlarda ve birçok dükkanda kredi kartı geçmediğinden, bu ihtimali de göz önünde bulundurun. Kredi kartını, ATM’lerden nakit para temin etmek için kullanın. Bu, Thai Bahtı elde etmenin en ucuz yoludur. ATM’ler Kamala Plajı’ndaki Phuket Fantasea’de, Choeng Talay’daki (Laguna Resort yanı) Siam Ticaret Bankası’nda ve Karon Plajı’nda olduğu gibi Patong ve Phuket Kasabası’nın ana bölgelerinde bulunmaktadır. Kredi kartınızdaki nakit paranızı yerel döviz bürolarından da çekebilirsiniz ama pasaportunuzu göstermek şartıyla.

09:16


Avusturya'nın başkenti ve en büyük şehri Viyana aynı zamanda ülkenin politik, kültürel ve ekonomik merkezi. Uzun tarihinin önemli bir kısmında Habsburg Hanedanlığının imparatorluklarına ev sahipliği yapmış olan bu tatihi şehir Avrupa'nın en güzel şehirlerinden biri aynı zamanda. Şehrin coğrafik olarak tam ortasında yer alan tarihi merkezi devasa bir açık hava müzesi. Şehir tarih ve sanat tutkunlarının yanında müzik tutkunlarına hitap eden ve Avrupa'nın müzik başkenti olarak bilinen bir yer. Viyana Wolfgang Amadeus Mozart, Joseph Haydn, Ludwig van Beethoven, Franz Schubert, Johannes Brahms, Gustav Mahler ve Arnold Schoenberg gibi dahilerin yaşayıp eserlerini verdikleri şehir. Viyana aynı zamanda Dünyanın En Yaşanılır Şehirleri listesinde ilk 5'in gediklisi.

Viyana'da nerede kalınır sorusuna cevap verelim. Öncelikle şunu belirtelim Viyana otelleri çevre ülkelerdeki ünlü şehirlerdekilere nazaran pahalılar ama fiyatlarına göre de kaliteleri oldukça iyi.

Viyana'da şehir merkezinde diye kendini pazarlayan otellerin hepsi şehrin merkezi olan tarihi Innere Stadt (District 1) içinde değil. Hatta biraz daha geniş anlamda şehrin merkezi sayabileceğimiz District 2-9 içinde bile değiller. Fakat bir otel eğer metro, tren ya da tramvay istasyonuna yakın ise buradan şehir merkezine gitmek muhtemelen sadece 20 dakika sürecektir. Eğer gerçekten şehir merkezinde kalmak istiyorsanız otelinizin adresinin Innere Stadt (District 1) içinde olmasına dikkat edin. Ama District 2-9 arası da şehir merkezi ve buralarda da kalabilirsiniz. Eğer pahalılıktan biraz uzaklaşmak istiyorsanız şehrin merkezi olan District 1 - 9 dışında ama metro istasyonuna yakın bir otelde de kalabilirsiniz. Viyana'nın en güzel özelliği oldukça güvenli olması ve birçok Avrupa ve Amerika şehirlerinde bulunan "sakın gitmeyin - kalmayın - yakınından geçmeyin" mahallelerinden bu şehirde olmaması.

Şimdi biraz Viyana şehrinin coğrafyasından ve şehir merkezinin ne anlama geldiğinden bahsedelim. Viyana şehrinin merkeziDistrict 1 olarak bilinen Innere Stadt. Innere Stadt şehrin tarihi merkezi ve gezilip görülecek yerlerinin çoğuna ev sahipliği yapıyor. 1850 yılına kadar Viyana şehri sadece bu bölgeden ibaret imiş. Innere Stadt Viyana'nın aşağıdaki haritada da görebileceğiniz gibi tam ortasında. Innere Stadt'ın tam merkezinde de Stephansplatz meydanı ve bu meydana adını veren Avusturya'nın en önemli kilisesi olan Stephansdom yer alıyor.

Innere Stadt bugün Viyana şehrinin içinden geçen Danube Nehri kıyılarında. District 1 eskiden surlarla çevrili imiş ama surlar 19. yüzyılda yıkılmış. Eski şehir surlarının etrafında dolanan yol ise bugün Ringstraße (Ring Road) diye biliniyor. Ringstraße District 1 etrafında bir çember şeklinde.

Viyana şehrinin merkezi District 1 ve onu çevreleyen Leopoldstadt (District 2), Landstraße (District 3), Wieden (District 4), Margareten (District 5), Mariahilf (District 6), Neubau (District 7), Josefstadt (District 8) ve Alsergrund (District 9).

District 2-9, Innere Stadt'ı çevrelerken, Gürtel (Belt Road) ise bu mahalleleri çevreleyen halka şeklinde bir başka cadde. Gürtel, Ringstraße'ye paralel olan 13 kilometre uzunluğunda çember şeklinde bir cadde.

Viyana şehri merkezi işte bu Gürtel içinde yer alan District 1 - 9 bölgeleri. Bu arada Brigittenau (District 20) haritada da görebileceğiniz gibi oldukça merkezi ve birçok kaynakta şehrin merkezi bir mahallesi olarak geçiyor.



Viyana Haritası ve mahalleleri (districts). Haritadaki yeşil bölge olan District 1 (Innere Stadt) şehrin tarihi merkezi ve coğrafi olarak da tam merkezinde. Şehir 1850 yılına kadar sadece buradan ibaret imiş. Haritada turuncu olarak görülen District 2-9 arası ise District 1 etrafında dizilmiş. District 1-9 arasını şehir merkezi olarak kabul edebilirsiniz.



District 1 (Innere Stadt)
Innere Stadt (İç Şehir), Viyana'nın tarihi merkezi. 1850 yılına kadar Viyana şehri sadece bu bölgeden ibaret imiş. Şehrin tarihi merkezi bugünkü Viyana'nın da tam coğrafik merkezinde. Ve buranın merkezinde de Stephansplatz meydanı bulunuyor. Stephansplatz'a adını veren devasa Stephansdom (St. Stephen's Cathedral) Avusturya'nın en önemli katedrali. Meydanın doğusunda ve güneyinden itibaren başlayan Graben ve Kärntner Straße şehrin önemli alışveriş caddelerinden ikisi.

Innere Stadt Hapsburg Hanedanlığının ihtişamını soluyabileceğiniz en merkezi bölge. Meşhur Vienna State Opera ve Hofburg Sarayı gibi en önemli turist atraksiyonları da bu bölgede. Burada kalmak isterseniz karşılaştırmalı otel fiyatları, varsa otel promosyonları ve misafir değerlendirmeleri için Viyana Innere Stadt otelleri sayfasına bir göz atabilirsiniz.





District 2 - 9 (Leopoldstadt, Landstraße, Wieden, Margareten, Mariahilf, Neubau, Josefstadt ve Alsergrund)
Innere Stadt'ın hemen kuzeydoğusundaki Leopoldstadt (District 2) Danube ve Danube Kanalı arasında kalan ve Brigittenau (District 20) ile birlikte büyük bir ada oluşturan bir bölge. Leopoldstadt'ın ana atraksiyonu kestane ağaçları ile çevrili bulvarları, bira bahçeleri ve Riesenrad Dönme Dolabı ile meşhur Prater Parkı. Burada görecek ve yapacak öyle pek fazla birşey yok ama şehir merkezinin dibinde ama dışında kalmak için ideal. Leopoldstadt bölgesindeki oteller için Leopoldstadt otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

Innerstadt'ın batısındaki kültür ve sanat kokulu Landstrasse Viyanalı sanatçı Hundertwasser'ın the KunstHaus Wien ve the Hunderwasserhaus gibi sıradışı eserlerine ev sahipliği yapıyor. Daha güneyde Belevedere Sarayı'nın barok bahçeleri ve Gustav Klimt'in The Kiss'i gibi sanat eserleri ile dolu galerileri sizi bekliyor. Klasik müzik hayranı iseniz saray yakınlarındaki Viyana Konser Salonu'na mutlaka uğramanız lazım. Landstrasse bölgesindeki oteller için Landstrasse otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

Wieden (Disrict 4) Art Nouveau sıraevleri ile ünlü. Innerstadt ve Wieden sınırında yer alan Karlsplatz meydanı meşhur barok tarzı Karlskirche Kilisesi'nin bulunduğu ve tranway hatlarının kesiştiği meşhur bir meydan. Wieden içinde bulunan Viyana'nın en popüler pazarı olan Naschmarkt'ın atmosferi dünyaca ünlü ve birçok turistin Viyana'de gezilecekler yerler listesinde.

09:10

The Breakfast Club, Schleifmulgasse 12: Kahvaltı seçeneklerinde omletten eggs benedict’e krepe kadar birçok şey bulunuyor. Omlet ve eggs benedictlerine bayıldık. Krep ise İstanbul’da alışkın olduğumuz kreplerden farklı kremalıydı, pek beğenmedik.


Phil Cafe, Gumpendorferstrasse 10-12: Hem kitapevi hem de cafe olan mekanlara bayılıyoruz. Viyana Teknik Üniversitesi yakınlarında daha çok öğrencilerin takıldığı bu cafede kahvaltı etmek çok keyifli. Birkaç kahvaltı seçeneği bulunan Phil’de biz iki kişilik kahvaltı aldık. Bu kahvaltıda herkesi düşünüp kuş sütünü dahi eksik etmemişler :) Musliden çok çeşitli şarküteri tabağına, falafele, kurumuş domates ve zeytinyağdan oluşan atıştırmalığa ve yediğimiz en güzel kuruvasana kadar her şey bulunuyor. Viyana’da iken mutlaka buraya kahvaltı yapmaya geliniz. Kuruvasandan bir tane daha söylemeye çekinmeyin :)



Cafe (Kahve&Tatlı)
Cafe Demel, Kohlmarkt, 14: Demel Viyana’nın en meşhur pastanelerinden biri. Masalara doğru giderken camla çevrili pasta üretiminin içerisinden geçmek insanı büyülüyor. Meşhur olunca tabi kapısında sıralar eksik olmuyor bazen sinir edici boyutlara ulaşsa da gidilmesi gereken bir pastane. Viyana’nın en çok sevdiğimiz tatlılarından Maroni Frou Frou söylüyoruz. Maroni tatlısı rendelenmiş kestaneden oluşan bir tatlı, yanında ayrıca erimiş çikolata ve çilek ile servis ediliyor. Her yerde bu şekilde servis edilmiyor ancak bizce en lezzetlisi Demel’de. Paket olarak da pasta satan Demel, pazar günleri de açık oluyor.


Cafe Landtmann, Universitätsring 4: Rathaus yakınlarında yer alan bu kahvecinin kocaman bir bahçesi var. Viyanalı ünlü besteci Gustav Mahler ise buranın müdavimlerindenmiş. Burada da Maroni Frou Frou söyleyip melange ile afiyetle yiyoruz. Landtmann’ın Maroni’si ise biraz daha farklı, porsiyonu daha büyükçe ve çikolata-çilek ikilisi yer almıyor. İşini çok sevdiği her halinden belli Türk garsona rastlarsanız sizden iyisi yok :)


Cafe Mozart, Albertinaplatz,2: Albertina Müzesi’nin hemen karşısında yer alan Mozart Cafe ise en eski cafelerden biri. Dünyanın birçok yerine ait kahvelere sahip, Türk kahvesi bile menülerinde yer alıyor. Burada içinde elma yer alan milföy hamurundan oluşan Apple Strudel yedik. Normalde vanilya sosla sunulan Apple Strudel’i ağır olur diye vanilyasız aldık ve çok memnun kaldık, çok hafifti. :)


Cafe Hawelka, Dorotheergasse, 6: Dönemin önemli edebiyat cafelerinden olan Hawelka Nazım Hikmet’in de uğrak yerlerinden biriymiş. Cumartesi günü yer bulmak biraz zor olabilir ancak mutlaka gitmelisiniz.
Cafe Central, Herrengasse, 14: Central Cafe cumartesi günü yaptıkları piyano dinletisi ile Viyana’nın ne kadar entellektüel olduğunu gösteriyor. Kahvaltıları da olan Central Cafe’ye de mutlaka gidin.
Julius Meinl, Graben, 19: Stephansplatz’ın ilerisinde iki kattan oluşan Julius Meinl’ın hem cafesi hem de marketi bulunuyor. Markette Julius Meinl bez çanta da satılıyor. Hediyelik eşyalar çok pahalı olduğundan bu çanta 5 EUR’ya iyi bir seçenek olabilir. :)
Kleines Cafe, Franziskanerplatz, 3: Before Sunrise filminde bir sahne bu cafede çekildiğinden popüler bir cafe. Tavanları alçak olduğundan biraz basık, öğle saatlerinde daha güzel oluyor. Menüsünde alkollü içecekler de yer alıyor.
Süssi Salon de The Francais, Operngasse 30: Vitrininde yer alan onlarca çeşit tatlıyı görünce hiç düşünmeden içeri dalıp birer take away tatlı seçiyoruz. Tatlıları 10-15 saniye mikrodalgada ısıttıktan sonra size veriyorlar. Masada yer alan servis takımları ile salon adeta sarayın bir odası gibi.



Yemek&Pub
1516 Brewing Company, Krugerstraße 18: Kendi biralarını üreten ve barın etrafında yer alan fıçılardan direkt bardaklara dolduruyorlar. 1.5 litrelerik biraverini iki kişi rahatlıkla içebilir, içimi de oldukça hafif. Geceleri yüksek sesli müzik çalan bu pubta mutfak gece 2’ye kadar açık. Schnitzel ve hamburgerleri bir harika ;)




Salm Brau Klosterbrauerei, Rennweg 8: Kendi biralarını üreten diğer yer ise Salm. Salm bir restoran olup geleneksel kıyafetle garsonlar hizmet veriyor. (Oktoberfest’te giyilen kıyafetlerle :)) Kaburga severseniz burada mutlaka ama mutlaka Ribs yiyin, kocaman porsiyonu var iki kişi paylaşadabilirsiniz. Schnitzel ne kadar farklı olabilir ki demeyin. Kızartmadan çok yumuşacık etin tadı geliyor ve yanında servis edilen patates salatası ile birbilerini tamamlıyorlar. Viyana’ya gelmişken buraya mutlaka gelin ;)





Maschu maschu, Neubaugasse 20: Sahibi Türk olan bu fast food restoranda ise falafeller çok lezzetli. 5 falafelden oluşan porsiyon atıştırmak için çok ideal. Schewedenplatz’ta da şubesi bulunuyor.


Neni am Naschmarkt, Naschmarkt, Stand 510: Naschmarkt’ta yer alan bu restoranın karşılıklı iki yeri olmasına rağmen, akşamları çok kalabalık olduğundan yer bulmak biraz zor olabiliyor. Genel olarak Orta Doğu mutfağına sahip Neni’de Jerusalem Plate’i çok beğendik. Domatesli tavuk ile servis edilen humusun yanında pita ekmekleri de yer alıyor. Hamburgerlerini de çok beğendik. Hamburgerlerin yanındaki patatesler biçimsiz olduğundan ön yargılı yaklaşmıştık ancak tadı muhteşem, kesinlikle dondurulmuş değil. ;)
Naschmarkt Deli, Naschmarkt, Stand 421-436: Naschmarkt’taki Deli ise buranın bir diğer popüler restoranı. Sahibi Türk olan Deli’de kahvaltı, humus ve falafel çeşitleri çok seviliyor. Neni’ye kesinlikle gidin eğer vaktiniz varsa Deli’yi de deneyin.
Figlmueller, Wollzeile 5 ve Backerstrasse, 6: 2 tane şubesi bulunan Figlmueller Viyana’nın en bilindik schnitzelcisi. Haliyle kapısında oldukça sıra olan Figlmueller’e gitmeden rezervasyon yapın. Online rezervasyon yapmak çok basit, bazı günler dolu bile olabilir. Buradan kontrol edin. Sadece tavuk ve domuz schnitzel’i olan Figlmueller’de schnitzel incecik ama kocaman olduğundan iki kişi paylaşmak daha ideal. İki kişilik patates salatası alıp tek schnitzel ile hem cebiniz rahatlar hem de karnınız doyar. :)
Crossfields Australian Pub, Maysedergasse 5: Viyana’da en ilgili çekici publardan biri olan Crossfields Avusturalya yemekleri yapan bir pub.Viyana’da ‘Avusturya’da kanguru olmaz.’ diye çanta, magnet vb. bulunmasına rağmen bir Avusturalyalı pub var. Kanguru etinden yaptıkları hamburger çok ilgi çekici. Kanguru eti biraz daha kuru olduğundan çok çok lezzetli değil ancak değişik tat denemeyi sevenler için mutlaka uğranması gereken yerlerden.
Happy Noodles, Viyana’da meydanların önemli noktalarında bulunan bu büfede noodle, döner ve sosis çeşitleri yapılıyor. Özellikle gece eğlenme sonrasında burada mutlaka bir şeyler atıştırın. Akşam saatlerinde çalışanlar Türklere dönüştüğünden Türkçe konuşmak serbest :)
Shamrock Irish Pub, Kirchengasse 3: Neubau’da yer alan bu pub tam bir Irish usulü. Hem draft hem de şişede birbirinden çeşitli biraları bulunuyor. Üst katta sigara da içilebiliyor. Bir öğleden sonra bara oturup kendinize bira ısmarlayın.

Christmas Market

Avrupa’da Noel öncesi kurulan yılbaşı marketleri çok görkemli oluyor. Şehirde birden fazla yere kurulan marketler tüm meydanlara kurulup hem turist hem de yerliler tarafından ziyaret ediliyor. Viyana, Noel’de soğuk olmasına rağmen gerçekten çok hareketli ve eğlenceliydi. Özellikle Christmas Marketlerde yer alan punsch (sıcak şarap), Viyana’da en sevdiğimiz içecek oldu. Punschlar market nereye kurulduysa onu simgeleyen bir bardakla depozitolu olarak sunuluyor, dilerseniz bardağı hatıra olarak da saklayabiliyorsunuz. Ya da punsch bittikten sonra bardağı iade edebiliyorsunuz. Biz Schönbrunn, Rathaus ve Stephansplatz’ta yer alan bardakları geri vermedik, hatıra olarak İstanbul’a getirdik. :)
Rathaus: Belediye Binası’nın önündeki meydanda yer alan Chritsmas Market, Viyana’nın en büyüklerinden ve en kalabalıklarından biri. Herkese göre yiyecek, içecek, hediyelik eşyası bulmak mümkün. Rathaus’ta ekmek ile servis edilen çorbadan, sosisten tattık. Domates çorbası biraz salçalı olduğundan yedikçe ağır geliyor. Ancak hava soğuk olduğundan içimizi ısıttı. Sosis severler içinse çok fazla seçenek yer alıyor. Kaşarlı ve baharatlı sosisi denedik, oldukça lezzetliydi. Sandviç sosisler dışında ince ve uzun çubuk şeklinde sosisler de satılıyor. Baharatlı olan bu sosislerin 3 tanesi 1 EUR. Yeni tatlara açıksanız mutlaka deneyin. :)




Schönbrunn Sarayı: Viyana’daki kraliyetin yazlık sarayı olan geçen bu saray çok büyük alana inşa edilmiş. Sarayın içinde yok yok, hayvanat bahçesinden botanik bahçesine, müzelere kadar birçok şey barındırıyor. Schönbrunn’deki Christmas Market ise en çeşitli ve en güzeli. Hem sarayın içinde olması hem de stantların çok sayıda olması insanı cezbediyor. Bizim de en çok beğendiğimiz market buradaydı. Burada punsch içip bardağı da hatıra olarak aldık :) Portakallı punsch’u mutlaka deneyin. Ayrıca buradaki markette ekmek üzerine eritilmiş peynir denedik. Peynir eriyince o kadar lezzetli olmuş ki kesinlikle denemeniz lazım.


Belvedere Sarayı: Viyana’da yer alan bu saray ise Schönbrunn’e göre daha küçük. Saray da resim koleksiyonlarının olduğu birkaç müze bulunuyor. Gustav Klimt’in popüler resmi, Kiss’te burada sergileniyor. Sarayın içerisinde kış aylarında christmas market oluyor. Diğer marketlere göre daha küçük ve tenha. Acıkırsanız, sıcak bir şeyler içmek isterseniz burada atıştırabilirsiniz.
Maria Theresien Platz: Museum Quarter’ın ön tarafında yer alan bu meydanda tarih ve doğa müzeleri karşılıklı olarak bulunuyor. Özellikle doğa müzesi çok ilginç, ilgilenenler için ziyaret edilmesi gerekir. Bu meydanda yer alan Christmas Market de en renkli olanlardan biri. Bu markette kahveciler de yer alıyor.


Stephansplatz: Stephan Katedralinin hemen önünde yer alan bu Christmas Market ufak ve ama oldukça kalabalık. Burada içtiğimiz punsch bardağı ise ayakkabı şeklindeydi, bunu da hatıra olarak aldık.


09:05


Viyana’ya Budapeşte’deki Nepliget otobüs terminalinden Eurolines ve Volanbusz firmalarının otobüsleri var. Bilet fiyatları 10-20 Avro arasında değişiyor ve yol 3.5 saat sürüyor. Viyana’ya İstanbul’dan bile haftada iki gün Varan’ın otobüsleri var, bilet 100 Avro civarında. Viyana’ya uçakla giderseniz havaalanından kente Post Bus otobüsü, S-Bahn treni veya hızlı CAT treni ile ulaşabilirsiniz. Toplu taşıma değil taksiyle gitmek isterseniz 2 değil 30 Avro tutar.




Tuna Nehri kıyısında.


Viyana’da gezilecek yerler

Kentte bulunan gezilecek yerler ve bilgiler.



1. Aziz Stephan Katedrali

Viyana’nın merkezindeki 1365 yılında inşa edilmiş Aziz Stephan Katedrali (Stephansdom, Domkirche St. Stephan zu Wien), Viyana’nın en önemli simgesi. Kentin tam merkezi olan Stephansplatz Meydanı’ndaki katedral Roma Gotik mimariye sahip ve Avusturya Dükü IV. Rudolf tarafından yaptırıldı.




Stephan Katedrali.



Stephan Katedrali’nin kulesine çıkmak için 7x7x7=373 basamak çıktım. Katedralinin çan kulesinde 1534 yılında bir memur Osmanlı akıncılarının yaklaştığını görüp çan çalarak halka haber vermekle görevlendirilir ve bu memuriyet yüzyıllarca sürer. 1956’da (!) Viyana Belediye Meclisince artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığına karar verilir ve bu görev kaldırılır.




Aziz Stephan Katedrali’nin kulesinden çektiğim fotoğraf.



2. Hofburg Sarayı

Hofburg İmparatorluk Sarayı, Avusturya’nın başkenti Viyana’nın en önemli tarihi yapılarından. Bilet sesli rehber dahil 11.5 Avro.




Hofburg Sarayı



Saray başta Habsburg hanedanlığı olmak üzere Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun birçok yöneticisine ve hanedanına ev sahipliği yaptı. Hofburg Sarayı daha çok kışlık malikane olarak kullanılırken, birazdan bahsedeceğim Schönbrunn Sarayı yazlık olarak tercih edildi. Sarayda 4.659.852 tane tarihi eser var.




Hofburg Sarayı



Ünlü Fransız Kraliçesi Marie Antoinette, Hofburg Sarayı’nda dünyaya geldi. 1654 yılında yapılan saray, mutlaka gezilmesi gereken bir yer. Fotoğraf çekmek fazladan ücretliydi ve ben ödemedim, bunu çaktırmadan çektim.




Hofburg Sarayı’nda toplantı salonu.



3. Schönbrunn Sarayı


Viyana’daki Schönbrunn Sarayı (Schloss Schönbrunn), Avusturya’nın en önemli kültürel eserlerinin bulunduğu saray olup ülkenin en çok ziyaret edilen yeri. Avrupa’nın en güzel saraylarından biri olan Schönbrunn Sarayı’nı gezmek için satılan biletler, görmek istediğiniz kadarına göre 8.5 – 18 Avro arasında değişiyor.




Schönbrunn Sarayı, Viyana, Avusturya.



On yedinci yüzyılda İmparator I. Leopold, Barok mimar Bernhard Fischer von Erlach’ı kraliyet ailesi için görkemli bir av köşkü inşa etmekle görevlendirir. 1683’deki II. Viyana Kuşatması’nda, çevredeki binaların yok edildikleri söylenir. Bina ve bahçesinin yapımı 1744-1749 yılları arasında imparatoriçe Maria Theresa tarafından tamamlanır. İmparator I. Karl, 1918’de tahtı bıraktığını bildiren ve Habsburg Hanedanı hakimiyetine son veren anlaşmayı burada imzalar. Bugün hem kültürel hem de politik açıdan Avusturya’nın en önemli mekanı.




Schlosstheater, Schönbrunn Sarayı, Viyana, Avusturya.



4. Doğa Tarihi Müzesi

Doğa Tarihi Müzesi (Naturhistorisches Museum) türünün en büyüklerinden ve Avrupa’nın en önemli müzelerinden. 39 salonunda dünya ve yaşamla ilgili binlerce nesne sergileniyor. Değerli madenler, nadir fosiller, dev dinazorlar ve eşsiz tarih öncesi buluntular var. Burgring Caddesi 7 numaradaki müzenin giriş biletleri: tam 10 Avro, yaşlı 8 Avro, öğrenci 5 Avro. (Aşağıdaki fotoğrafta beni bulunuz)




Doga Tarihi Muzesi, Viyana, Avusturya.



5. Viyana Devlet Operası

On dokuzuncu yüzyılın ortasında inşa edilen Viyana Devlet Operası (Wiener Staatsoper), sanat dünyasına göre dünya operasının merkezi. Herbert von Karajan buranın yöneticiliğini yaptığı dönemde operaların kendi dillerinde sergilenmesini başlattı, ondan önce tümü Almanca gösteriliyordu. Viyana’da yapılacak şeylerin başında klasik müzik konserine gitmek geliyor.




Viyana Devlet Operası / Staatsoper



6. Albertina Müzesi

Albertina Müzesi Avusturya’nin baskenti Viyana’nın önemli sanat müzelerinden biri. 65.000’den fazla çizimin yanı sıra ağaçbaskı, taşbaskı ve gravür gibi tekniklerle yapılmış bir milyondan fazla baskı eseri ve bir o kadar da modern grafik çalışmalardan oluşan koleksiyonu ile dünyanın en geniş ve en önemli grafik eser koleksiyonlarından birine sahip. Albertinaplatz Meydanı’ndaki müzede tam bilet 12 Avro, öğrenci bileti 8.5 Avro.




Albertina Müzesi, Viyana, Avusturya.



7. Viyana Sanat Tarihi Müzesi

Sanat Tarihi Müzesi (Kunsthistorisches Museum) dekoratif sanatlar ve güzel sanatlar alanlarında dünyada önemli bir yere sahip. Yılda yaklaşık 700.000 kişiniz ziyaret ettiği müzede tam bilet 14 Avro olup 19 yaş altındakilere ücretsiz.




Kunsthistorisches Museum / Viyana Sanat Tarihi Müzesi



8. Maria vom Siege Kilisesi

Viyana’nın Fünfhas semtinin Gürtel Caddesi’ndeki 1875 yılında inşası tamamlanan Maria vom Siege Kilisesi’nin 68 metre yükseklikteki kulesi Neo Gotik tarzda. Koyu renkli ve Gotik dış yapısının aksine, içi aydınlık ve Neo Bizans tarzında.




Maria vom Siege Kilisesi, Fünfhaus, Viyana, Avusturya.



9. St. Peter Kilisesi

Bugünkü yerinde kentin en eski kilisesi Orta Çağ’da inşa edilmiş olan Aziz Peter Kilisesi (Peterskirche), Barok tarzı bir Roma Katolik kilisesi.




Aziz Peter Kilisesi, Viyana, Avusturya.



10. Mariahilf Kilisesi

Bu kilise Viyana’nın altıncı bölgesi Mariahilf ile aynı adı taşıyor. 1689 yılında Sebastiano Carlone tarafından inşa edildi, 1715 yılında Franz Janggl tarafından yeniden tasarlandı. Altı tane şapeli olan Mariahilf Kilisesi’nin bugün gördüğümüz fresklerini 1760 yılında Johann Hauzinger ve Franz Xaver yaptı. İçinde 1763 yılından kalma büyük bir org var.




Mariahilf Kilisesi, Viyana, Avusturya.



Viyana’da zamanınız varsa Belvedere Sarayı’nı, Biblioteka’yı, Secession Jugendstil sanat evini, Prater lunapark ve eğlence alanını, Augarten Saray ve parkını, Stadtpark adlı şehir parkını da ziyaret edebilirsiniz.




Biblioteka Viyana, Prunksaal.


Viyana’da şehiriçi ulaşım



Viyana’da şehiriçi ulaşım için aktarmalar ücretsiz olmak üzere tekli bilet 2 Avro. 24 saat sınırsız yolculuk sunan bilet 6.70 Avro, 48 saatlik olan 11.7 Avro, 72 saatlik bilet ise 14.5 Avro. Kentte U simgesi ile gösterilen 5 metro hattı, 100 civarında otobüs hattı, 29 tramvay hattı ve banliyö trenleri (S-Bahn) şehiriçi ulaşım sağlıyor. Cuma ve Cumartesi geceleri metro hatları 24 saat hizmet veriyor, ayrıca haftanın tüm günleri gece seferleri yapan Night Line otobüsleri ve belli noktalar arasında çalışan gece dolmuşları (ASTAX) var.



Viyana bisikletle de gezmeye uygun bir kent. CityBike adlı bisiklet paylaşım sisteminin kent içindeki birçok noktasında 1 Avro karşılığında kredi kartınızla ya da 2 Avroya Touristcard alarak kayıt olabilirsiniz. Bisiklet almanızdan itibaren ilk saat her zaman bedava. Sonraki saat 1 Avro, üçüncü saat 2 Avro şeklinde gidiyor. Ama bisikleti her geri verişinizden itibaren 15 dakika sonra sistem sıfırlanıyor ve yine bedava 1 saatiniz oluyor. Böylece kenti 1 Avroya bisikletle gezebiliyorsunuz.




Viyana, Avusturya.


Viyana’da ne yenir? Elbette şinitzel!



Viyana’da şinitzel yenir ve bizim bildiğimiz gibi tavukla değil dana etiyle yapılır. Wollzeile Caddesi 5 numaradaki Figlmüller Restaurant şinitzeli ile ünlü, fiyatları da ona göre: patates çorbası 4 Avro, şinitzel 14 Avro, ciğer kızartma 12 Avro, tavuk 11 Avro, gulaş 14 Avro, Viyana usulü sığır but haşlama 16 Avro. Schnitzelwirt adlı lokantada büyük porsiyon şinitzel salatayla beraber 10 Avro. Prater Caddesi 116 numaradaki Schweizerhaus adlı lokanta Avusturya yemekleri için ideal; çorbalar 3-4 Avro, et ana yemekleri 7-12 Avro, salatalar 3.5 Avro. Burggarten Caddesi 1 numaradaki şık Palmenhaus’da şinitzel 18 Avro ama olması gerektiği gibi dana etinden yapılıyor, oysa bugün birçok lokanta şinitzeli domuz etiyle yapıyor, en ünlüsü olan Figmüller de buna dahil. Schnitzelhaus adlı lokantalarda domuz şinitzel 5.5 Avro, buradan ucuzu yok.




Viyana’da gerçek şinitzel. Avusturya.



Ucuz yemek isterseniz benim gibi ara sokaklarda rastlayabileceğiniz küçük bir aile lokantasına gidebilirsiniz. Wienerwald adlı lokanta zincirini Viyana’nın her yerinde görebilirsiniz. Örneğin tam merkezde, St. Stephan Katedrali’nin karşısındaki Goldschmiedgasse’de bir tane var. Burada ucuz ve yöresel Avusturya yemekleri yiyebilirsiniz. Birkaç tabaktan oluşan bir yemek 15 Avro civarında tutuyor.



Viyana’nın tipik ucuz yemeği sosis. Kentin her yerindeki Würstlstand adlı büfe-kafelerden sosisli sandviç yiyebilirsiniz. Tahmin edersiniz ki Viyana’da Türk dönerci çok, ve bunların birçoğu dilim pizza da satıyor. Kebapçıların en iyileri Naschmarkt‘ta. Bu pazarın alt tarafı, yani kent merkezi Karlsplatz’a yakın olan değil diğer ucu daha ucuz, o tarafa yürüyün. Naschmarkt’ta sadece kebapçı değil yerel lokantalar da var.






Stock im Eisen Meydani’nda bir banka binası, Viyana, Avusturya.



09:00


İtalya'nın başkenti ve en büyük şehri olan Roma yaklaşık 2800 yıllık tarihi ve modern, Rönesans ve Antik dönem olmak üzere 3 adet şehir merkezi ve başlı başına bir turizm atraksiyonu olan Vatikan Devleti ile dünyanın en gezilip görülesi şehirlerinden biri. Tarih ve sanat açısından oldukça doyucu olmasının yanında gittikçe artan oranda renkli bir gece hayatı ve alışveriş imkanları da sunan Roma, dünyanın sayılı moda başkentlerinden de birisi.

Roma tatili öncesinde en çok akla gelen soru tabii ki Roma'da nerede kalınır sorusu. Bunun cevabı bölge olarak basit. Roma'da şehrin tarihi merkezindeki otellerde (centro storico) kalınır. Roma şehrinin tarihi merkezi öyle çok büyük bir alan kaplamıyor. Tüm Roma şehrinin yaklaşık yüzde 4'ü kadar. Ama burada kalmak hem sizi hemen hemen bütün Roma'nın gezilesi ve görülesi yerlerine yakın kılacak (zira Roma'nın sunduğu tüm turist atraksiyonları burada) hem de Roma trafiğinden uzak tutacak.

Roma'ya gidenlerin aslında çoğu modern merkez olarak bilinen ve tarihi 1860'lara dayanan bölgede kalır zira Roma otellerinin çoğu burada. Bu bölge Termini Tren Garının oralar (zaten ilk yerleşim bu tren garının açılması ile olmuş). Ama Romanın gezilecek görülecek yerlerinin çoğu modern merkezin bitişiğindeki bölgelerde özellikle de Eski Merkez (Rönesans dönemi merkezi) içinde.

Bu Roma otelleri tavsiyesi şeklinde başlayacağımız yazımızın sonunda Roma tarihi merkezinin belli başlı bölgeleri ile ilgili kısa kısa da bilgi vereceğiz.

En İyi Lüks Roma Otelleri

InterContinental De la Ville Roma Oteli InterContinental lüksünü ve servisini Roma'nın merkezinde tarihi bir binada sunuyor. Her odasında teras bulunan bu otelin şöyle balkondan birşeyler yudumlarken Roma'nın tarihi silueti üzerinde batan güneşi izlemek için ideal.

Hotel Regina Baglioni Roma'nın en meşhur ve pahalı caddesi Via Veneto'da art deco palazzo'yu (saray) işgal eden 5-Yıldızlı lüks bir otel. Roma'nın konum, lüks ve servis olarak en iyilerinden.

En iyi tarihi Roma Oteli - Grand Hotel de La Minerve Roma
Grand Hotel de La Minerve Roma 18. yüzyılın sonundan beridir lüks 5-yıldızlı bir otel olarak hizmet veren köklü bir müessese. Odalarının oldukça üst sınıf ve konforlu olduğunu belirtmeye gerek yok herhalde.



Grand Hotel de La Minerve Roma


En iyi ucuz Roma otelleri
Roma'da Roma'nın tarihi merkezinde kalınır dedik. Lüks otellerde de ucuz otellerde de bu geçerli. Piazza Navona yakınındaki Hotel Navona oldukça düz ama hesaplı bir otel. Biraz daha paraya kıyabilirseniz ise daha pahalı Residenza Zanardelli iyi bir tercih.

Trevi Fountain yakınındaki Hotel Modigliani ya da yine Piazza Navona yakınındaki Relais Palazzo Taverna bu kategorideki iyi tercihler.

Roma'nın turistleri ilgilendiren belli başlı bölgelerini kısaca tanıtalım bitirmeden. Bu bölgeleri aşağıdaki haritada da görebilirsiniz.

Modern Merkez
Roma'nın alışveriş ve gece hayatının döndüğü modern merkezi aynı zamanda the via (Vittorio) Veneto ve the Quirinal palace gibi turist atraksiyolarına da ev sahipliği yapıyor. Eğer Roma'ya yolunuz düşecekse çok büyük bir ihtimalle bu bölgede kalacaksınız. zira Roma'nın belli başlı turist atraksiyonları başka bölgelerde olsa da Roma otellerinin önemli bir kısmı bu bölgede. Modern merkezde kalmıyorsanız bile buraya en azından Trevi Çeşmesini (Trevi Fountain) görmek için geleceksiniz.

Via Veneto Roma'nın en meşhur ve pahalı caddelerinden biri. Via Veneto otelleri de haliyle pahalı. Trevi Çeşmesiçevresindeki oteller de oldukça popüler.





Eski Roma
Roma'nın Rönesans zamanındaki merkezi olan Eski Roma aynı zamanda Roma'nın en çekici bölgesi. Birbirinden güzel meydanları (piazze) ve sokakları ile bunları dolduran güzel cafe ve restoranları ile Eski Roma piazza Navona, Campo de' Fiori, the Pantheon ve the Ghetto etrafındaki mahalleleri kapsıyor.

Bu bölgedeki Roma otelleri ve karşılaştırmalı fiyat listesi için bakınız Piazza Navona, Campo de'Fiori, the Pantheon ve the Ghetto.

Colosseo
Roma'da Eski Roma'nın da eskisi var: Roma'nın antik Roma İmparatorluğu zamanındaki merkezi Colosseo. Meşhur er meydanı Kolezyom (Colosseum), Forum ve Capitoline Müzesi (Capitoline Museum) burada.

Vatikan
Bağımsız Vatikan Devleti ve sayısız gezilip görülesi yeri kapsayan Vatikan ve çevresindeki Borgo, Prati ve Monte Mario etrafındaki alan muhtemelen dünyanın en çok sanat eseri ve tarihi bina ile kaplı bölgesi. Eğer Papa ile bir arkadaşlığınız ya da Katolik Kilisesi'nde üst düzey bir mevkiiniz yoksa Vatikan'da kalma şansınız yok ama Vatikan çevresindeki İtalyan topraklarında kalabileceğiniz birçok otel mevcut.

Vatikan çevresindeki Roma otellerin karşılaştırmalı fiyatlarıyla bir listesi için bakınız Vatikan yakınındaki Roma Otelleri.

Trastevere
Tiber Nehrinin batı kıyısında Vatikan'ın güneyindeki Trastevere, Roma gece hayatının merkezlerinden biri. Restoranlar, Pub ve gece klüpleri ile dolu olan Trastevere oldukça yoğun bir expat nüfusu da barındırıyor.

Roma'nın Trastevere ve çevresindeki otellerin karşılaştırmalı fiyatlarıyla bir listesi için bakınız Roma Trastevere Otelleri.

08:57
Bu yazımızda Roma’nın yiyecek ve içecek kültürü hakkında geniş bir bilgi yer aldığı gibi aynı zamanda Roma’da nerede ne yenilebileceği konusunda da faydalı bilgiler bulabilirsiniz.

Roma lezzet konusunda sizi belki de en ikna edebilecek ve en az zorlanacağınız şehirler arasında yer alıyor. Bir akdeniz ülkesi olan İtalya‘da zaten mutfak alışkanlığı bize oldukça yakın. Bunun yanında ülkenin geleneksel yemekleri pizza ve makarna olduğu için Roma’ya gidip de yemek konusunda aşırı sıkıntı çeken pek olmamıştır.

İtalyanların ünlü lezzetleri ise, makarna, pizza, mozerella peyniri, parmesan peyniri, Roma dondurması, tiramisu, tramezzino, antipasti, zuppa inglese, panna cottadır. Bunun yanında meşhur içecekleri olan espressoyu da denemeden olmaz.

Eğer Roma’ya tatil için geldiyseniz Roma’nın meşhur meydanlarında şık bir restaurantta oturup güzel meydanın manzarasını seyrederek hoş bir akşam yemeği yemeyi sakın unutmayın. Ya da şık bir kafesinde onlara has mis kokulu kahvelerini içmeyi atlamayın.


Roma’da pizza

Pizza İtalya’nın en meşhur yemeğidir. Pizza napolide çok fakir olan insanların ekmeklerinin üzerine domates sosu dökmeleri ile oluşan bir yiyecektir aslında.

Roma’da pizzacılara pizzeria adı verilir. Roma’da neredeyse her noktada bir pizzacı bulmak mümkündür. Pizza Roma’da farklı şekillerde satılır. Roma’nın eşsiz restaurantlarına oturarak muhteşem İtalyan pizzası yiyebilirsiniz.


Ya da oturarak yemek istemiyorsanız kilo ile pizza satan yerlerden ya da dilim ile pizza satan yerlerden pizza satın alıp gezerek pizzanızı yiyebilirsiniz. Ayrıca bu şekilde satılan pizzalar oldukça da ekonomiktir.

Roma’nın en meşhur pizzacısı

Corso Vittorio Emanuelle’ye paralel ara sokaklardan birinde yer alan Pizzeria da Baffetto en meşhur pizzacıları. Ancak buraya gittiğinizde sizi bir sürpriz bekliyor çünkü pizzacının önünde genelde uzun bir kuyruk oluyor. Ancak sırayı aşıp da içeri girip pizzanızı yediğinizde sıraya girmeye değmiş diyeceksiniz.

Romanın en meşhur pizzacısı - Pizzeria da Baffetto

Burası iki katlı küçük ama dünyaca ünlü bir pizzacı. İçerisi oldukça kalabalık. Birbiri ile yakın bir çok küçük masadan oluşan bir mekan. Burada yiyeceğiniz pizza gerçekten dünyanın hiç bir yerinde yiyeceğiniz pizzalara benzemeyecek. İncecik hamurdan açılmış ve tabağın kenarından özenle sarkan sıcacık Pizzeria da Baffetto pizzalarını en azından Roma seyahatiniz boyunca bir kez tatmanızı tavsiye ederim.

Bu pizzacının digger bir özelliği de dünyyanın dört bir yanından buraya pizza yemeye gelen ünlülerle de her an pişti olabilirsiniz.Burada pizza yemenin bedeli ise içecek dahil ortalama 15, 20 euro arası.

Roma’da kilo ile pizza satışı

Eğer gezerek pizzanızı yemek istiyorsanız ya da bütçeniz biraz kısıtlı ise bazı dükkanlarda kilo ile satılan pizza dilimleri görüceksiniz. Buradan istediğiniz pizzayı seçiyorsunuz ve kilosuna göre ödeme yaparak eşsiz pizzanızı yiyorsunuz.

romada kilo ile pizza - romada yeme içme

İtalya da dilim pizza

Dilim pizza denilince ben nasıl doyarım demeyin. Çünkü onların dilim olarak sattıkları pizzalar bizdeki gibi küçücük dilimlerden ibaret değil. Daha büyük ve daha doyurucu boyutlarda oluyor. Eğer bir restaurantta oturup yemek istemiyorsanız siz de bir çok turist gibi trevi çeşmesinin etrafında yer alan kilo ile pizza satışı yapan dükkanlardan bir pizza alıp İspanyol merdivenlerinde oturarak keyif içinde pizzanızı yiyebilirsiniz.

romada ucuz yemek nerede yenir - roma da dilim pizza

Roma da makarna

İtalya’da pizza kadar makarnalar da oldukça meşhur ve lezzetlidir. Bizim ülkemizde yer alan makarnalardan oldukça farklıdırlar. Makarna deyip geçmeyin kesinlikle. Çünkü ülkenizde yediğiniz makarnadan çok daha farklı tadları vardır.

Romada makarna - romada yemek yenilecek yerler

İtalyanlar makarnayı hafif diri tutarak tüketiyorlar. Aslında bu durum onların makarnalarına has bir durum. Makarnaları piştikten sonra da hafif diri kalıyor ama bu son derece lezzetli bir tat veriyor. Bunun yanında bir çok yerde rengarenk hediyelik makarnalar göreceksiniz. Genelde Roma’ya gelen turistler ülkelerine dönerken sevdiklerine bu renkli makarnalardan götürüyorlar.

Makarnaları kadar makarna sosları da son derece özel ve lezzetli. Turistik yerlerde makarna yemek bir miktar daha pahalıyken diğer yerlerde yenilen makarna fiyatı daha makul olabiliyor.

Roma dondurması

Roma’ya gidildiğinde pizza ve makarna yenilir denir ama buna kesinlikle Roma dondurması da dahildir. Çünkü Roma’ya özgü olan Roma dondurması oldukça farklı ve lezzetlidir. Roma dondurması krema kıvamında bir dondurmadır. Türkiye’de roma dondurması adı altında satılan dondurmalarla uzaktan yakından alakası yoktur.

Roma dondurması yemek isterseniz şehrin bir çok noktasında bulabilirsiniz. Ancak en çok isim yapmış olanı blue ice roma dondurmacısıdır. Roma içerisinde bir çok yerde şubesi yer almaktadır.


Roma da espresso

Espresso İtalyanlara has güzel bir kahvedir. Kahveyi deneyenlerin bir kısmı çok fazla beğenirken bir kısmı ise hiç beğenmez. Bu durum zevkten zevke göre değişir. Pizza ve makarnaları ile meşhur olan İtalyanlar aslında birbirinden güzel kahveleri ile de meşhurdurlar.

Köpüklü bir Cappucino ya da bir fincan espresso Roma’da en çok tüketilen içecekler arasında yer alır. Roma’da bazı dükkanlar banço ve tavolo şeklinde iki tip hizmet sunarlar. Siz de gittiğinizde bunlar ne demek acaba diye şaşırmayın. Banco İtalya’da ayakta yiyip içmeye verilen addır. Tavolo ise oturarak yiyip içmeye verilen isimdir. Bir çok kaffe ya da restaurantlarda ayakta yemek yemek ya da ayakta kahve içmek oturarak yiyip içmeye nazaran çok daha ucuzdur.

Romada espresso içilecek yerler - romada yeme içme rehberi

Roma’da yemek için girdiğiniz restaurantlarda bir diğer detay da restaurantın servis ücretini hesaba dahil ederek sizden almasıdır. Bunun adına coperto deniliyor. Coperto yemek başına en az 1,5 ile 2 euroluk bir fiyat eklentisidir. Bazı yerlerde hatta bunu ödediğiniz halde bir de yüzde 10’luk bir bahşiş beklentileri de olabiliyor.
Bazı yerlerde no coperto yazısı göreceksiniz. Bu yukarıda anlattığım servis ücretini almayacakları ya da zaten bedeli menüde fiaytlara dahil ettikleri anlamına gelir.

Roma da ucuza yemek yenilecek yerler
Roma da kazıklanmak istemiyorsanız ya da yemeğe vereceğiniz parayı ekonomik olarak halletmek istiyorsanız her yerde geçerli olan turistik yerlerden uzak durun kuralına burada da uyun. Özellikle kolezyumun çevresi, Roma forumunun etrafı ya da diğer önemli turistik yerlerde mecbur kalmadıkça oturup yemek yemeyin. Çünkü böyle turistik yerler tam bir turist kazıklama bölgeleridir. Bunun yerine termini civarındaki pizzacıları ya da diğer yemek mekanlarını tercih edebilirsiniz.

Romada yemek yenilecek yerler

Roma’da yemek aşırı pahalı değildir ama sürekli her öğününüzü oturup şık bir restaurantta yaparsanız elbetteki yemekler fiyat olarak fazla tutabilir. Bunun yerine şehrin pek çok noktasında yer alan kilo usulü pizza satılan yerlerden pizzanızı alabilirsiniz. Bu pizzalar da son derece lezzetlidirler.

Roma da içme suyu

Bir çok Avrupa şehrinde olduğu gibi Roma’da da su hafif soda tarzı asitli oluyor. Siz su satın alacaksanız natürel olanı isteyin. Naturel su bizdeki gibi normal içme suyu. Diğeri ise maden suyu gibi. İtalyanlar en çok bunu tüketiyor. Ancak önemli bir hatırlatma da Roma’da çeşmeden akan sular içilebiliyor. Elinde şişelerini dolduran pek çok turisti çeşme başlarında göreceksiniz. Siz de şişenizi şehrin pek çok noktasında yer alan çeşmelerden doldurabilirsiniz. Burada çeşmeden akan sular son derece temiz ve lezzetlidir. İçiniz rahat ederek içebilirsiniz.

Kaynak

08:54


Roma gezilecek yerler konusunda başta Avrupa olmak üzere dünyanın en önemli şehirlerinden biri. Her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapan Roma’da başta Antik Roma olmak üzere bir çok tarihi eser bulmak mümkün. Ayrıca Katoliklerin dini merkezi Vatikan’da da bir çok önemli gezi noktası yer alıyor.

Roma gezilecek yerler listesinde yer alan tüm yapıların fotoğraflarını üstteki görselde sıralı bir şekilde bulabilirsiniz. Listedeki önemli gezi noktaları hakkında detaylı bilgi almak isterseniz ilgili bağlantıları kullanabilirsiniz.

Roma Gezilecek Yerler Listesi

• Kolezyum: İtalya denilince akıllara ilk gelen yapı. Roma gezilecek yerler listemizde ilk sırada bulunan Kolezyum MS 72 yılında İmparator Vespasian tarafından yaptırılmış. 

• Trevi Çeşmesi: Roma’daki en büyük ve en ünlü barok tarzı çeşmedir. Aşk Çeşmesi olarak da bilinen yapı Trevi Meydanı’nda bulunuyor. 

• Panteon: Antik Roma döneminden kalan ve en iyi şekilde korunmuş bir tapınaktır. Roma gezilecek yerlerlistesindeki simge yapılar arasında yer alır. 

• İspanyol Merdivenleri: 1725 yılında açılan ve Trinita dei Monti Kilisesine çıkan merdivenlerdir. Fransız kilisesi ile ünlü Spagna Meydanı’nı birbirine bağlar. 

• Sistine Şapeli: Hiç şüphesiz ki dünyanın en değerli sanat eserlerinin bulunduğu bir şapeldir. Michelangelo’nun “Yaratılış” eseri gibi bir çok esere ev sahipliği yapar. 

• San Pietro Meydanı: Vatikan’ın ana meydanı olan San Pietro, 1656 – 1667 yılları arasında Bernini tarafından tasarlanan bir meydandır. 284 sütun ile çevrilidir.

• San Pietro Bazilikası: Roma gezilecek yerler listemizdeki en önemli dini yapıdır. Hrıstiyan dünyasının en büyük bazilikası olan San Pietro’da aynı anda 20.000 insan dua edebilir.

• Vatikan Müzesi: Dünyanın en büyük Roma müze kompleksidir. Yüzyıllar boyunca tarafından toplanan değerli resim, heykel, harita gibi sanat eserlerini bünyesinde barındırır. 

• Piazza Navona: Roma gezilecek yerler listemizdeki en önemli meydanların başında gelir. Tüm Roma meydanları içerisinde hayatının en canlı yaşandığı yerlerdendir.

• Via Del Corso: Piazza Venezia’yı Piazza del Popolo’ya bağlayan bir yoldur. 1467 yılında Papa II’nin ana bazilikalara giden yoldaki trafiği rahatlatmayı amaçlaması ile yapılmıştır.

• Castel san’t Angelo: İmparator Hadrian için MS 130 – 139 yılları arasında inşa edişmiş bir kaledir. Ayrıca papanın evi ve hapishane olarak da kullanılmıştır. 

• Piazza Venezia: Roma gezilecek yerler listesindeki bir diğer önemli meydandır. Şehrin en harekeli noktalarındandır. Vittorio Emanuele II Abidesi burada yer alır. 

• Circus Maximus: Roma’nın en eski ve en büyük stadyumudur. İnşa edildiği zamanlarda tekerlekli araba yarışı ve toplu eğlenceler için kullanılmaktaydı.

• Santa Maria Maggiore: Roma’daki dört patriarkal bazilikadan biridir. Papa Liberio’nun 05.08.356 tarihinde rüyasında Meryem Anayı gördüğü ve emri bu yüzden verdiği söylenmektedir.

• Campo Dei Fiori: Tiber Nehri ve Navona Meydanı arasındaki bir meydandır. Sabahları taze meyve, sebze ve çiçeklerin satıldığı pazarı ile ünlüdür. 

• Piazza Del Popolo: Roma gezilecek yerler listesindeki en büyük meydandır. Orijinal şeklini Fransız asıllı Romalı mimar Giuseppe Valadier 1809 – 1816 yılları arasında vermiştir. 

• Arch of Constantine: Kolezyum’un yanında yer alan taktır. 4. yüzyılda dikilmiştir ve dikilmesindeki amaç ilk Hıristiyan İmparator Konstantin’in zaferini anmaktır. 

• Via Condotti: Roma’daki en ünlü ve en güzel caddelerden biridir. Günümüzde kıyafet, deri, mücevher gibi ürünlerin satıldığı ünlü markaların olduğu bir yerdir. 

• Roma Forumu: Roma gezilecek yerler listesindeki bir çok antik yapıya ev sahipliği yapan yerdir. MÖ 5. yüzyıldan MS 5. yüzyıla kadar en önemli anıtlar buraya inşa edilmiştir. 

• Via Veneto: Roma’daki ünlü sokaklardan biridir. Sadece ünlü olmayan bu sokak ayrıca pahalılığı ile de bilinir. İsmini Vittorio Veneto Savaşı’ndan alır.

• Vittorio Emanuele II Abidesi: Roma gezilecek yerler listesinde yer alan bir diğer önemli yer. Ulusal bir anıt olan yapı İtalya’nın birleşmesi anısına yapılmıştır. 

• Palatino Tepesi: Roma Forumu ve Circus Maximus arasında yer alan büyük arkeolojik bir alandır. Eski imparatorların evleri, taklar, tapınaklar ve ılıcalar burada bulunmaktadır

• Galleria Borghese: Villa Borghese’de yer alan ve 15. yüzyıldan 18. yüzyıla antik mozaik, heykel, oyma ve resimlerin bulunduğu bir galeridir. Koleksiyon, kardinal Scipiona Borghese tarafından 17. yüzyılda oluşturulmuştur. Giovanni Bellini, Titian, Caravaggio, Antonello da Messina, Raphael, Correggio gibi isimlerin baş yapıtlarını içerir. A metro hattı veya birçok otobüs hattı ile Galleria Borghese’e ulaşılabilir.

• Domus Aurea: Esquiline Tepesi’nde bulunan bir saraydır. Roma’daki büyük yangının ardından İmparator Nero tarafından MS 64 yılında inşa edilmiştir. Rönesans dönemine kadar Domus Aurea’da bulunan sanat eserleri gizli tutulmuş, sanatçılar tarafından kopyalanıp halka sunulmuştur. Bir süre halka açık kalan saray, 2009 yılında tavanında meydana gelen çökme nedeniyle tekrar kapatılmıştır.

• Caffe Greco: 1760 – 86 yılları arasında Roma, İtalya’da açılan bir kafedir. Via dei Condotti’de bulunur. Büyük ihtimalle Roma’da bilinen en eski ve en bilinen barıdır. Ondan daha eski olan tek yer 1720’de Venedik’te kurulan Caffe Florian’dır. Günümüzde yazarların, politikacıların, sanatçıların ve tanınmış insanların uğrak yeri olan Caffe Greco tarih içerisinde Casanova, Goethe, Franz Liszt, Andersen gibi isimleri de ağırlamıştır.

• Caracalla Hamamı (İng: Baths of Caracalla , İta: Terme di Caracalla): MS 212 – 216 yıllarında Roma’da inşa edilen halka açık banyodur. İmparator Caracalla zamanında yapılmıştır. Günümüzdeki spa yapılarına benzer. O günlerde genelde soyluların banyo yapıp rahatladığı yapılar olan bu tarz banyoların inşa fikrinin Severus zamanında ortaya atıldığı, fakat Caracalla zamanında inşa edildiği bilinmektedir. Baths of Caracalla günümüzde turistik gezilecek bir yerdir.

• Arch of Titus (İta: Arco di Tito): Via Sacra’da bulunan bir taktır. 1. yüzyılda yapılmış olan yapıt, Roma Forumu’nun güneydoğu kısmında bulunur. MS 82 yılında Roma İmparatoru Dominitian tarafından ölen kardeşi Titus’u ve zaferlerini anmak için yapılmıştır. Bu zaferlerden en bilineni MS 70 yılında Kudüs’te gerçekleştirilendir. Arch of Titus, 16. yüzyıldan beri inşa edilen benzer yapılara model olmuştur.

• Dört Nehir Çeşmesi (İng: Fountain of the Four Rivers, İta: Fontana dei Quattro Fiumi): Piazza Navona’da yer alan bir çeşmedir. “Fountain of Four Rivers” ya da “Fontana dei Quattro Fiumi” olarak bilinir. 1651 yılında Gian Lorenzo Bernini tarafından Papa Innocent X için yapılmıştır. Çeşmenin tasarımı bir yarışma sonucunda belirlenmiştir. Çeşmenin ismi dört kıtadaki dört nehrin dört tanrısından gelir. Bu nehirler şunlardır: Afrika’daki Nil, Asya’daki Ganj, Avrupa’daki Danube ve Amerika’daki Plata’dır.

•Basilica of St John Lateran (Basilica di San Giovanni in Laterano): Roma’daki en eski bazilikalardan biridir. Melchiade döneminde 311 – 314 arasında yapılmıştır. Constantin tarafından yapılmış ve Papa’ya bağışlanmıştır. Yüzyılla boyunca zarar görüp tekrar inşa edilen Basilica St John Lateran’ın günümüzdeki hali Borromi tasarımını yansıtır. Kilise içerisinde beş tane koridor bulunur ve burada eşsiz mozaikler ve heykeller görebilirsiniz.

•Piazza del Campidoglio: Roma’nın en küçük tepesi olan Capitol Tepesi’nde bulunan bir meydandır. Roma Belediyesi ve Capitoline Müzeleri burada bulunur. Meydanın dini önemi inşa edilen tapınaklar ile artmıştır. Günümüzde burada en dikkat çekici nokta Michelangelo tarafından 1537’de inşa edilen meydanın kendisidir. Meydan, St. Peter’s Bazilikasına bakar. Meydanda ünlü “she- wolf” heykeli (Romulus ve Remus) görülebilir.

• Piazza Colonna: Roma gezilecek yerler listesindeki bir diğer meydandır. Roma’nın tarihi merkezinde yer alır. Meydanın inşası Papa Sixtus V tarafından emredilmiştir. Ünlü Via del Corso, bu meydanın doğudaki sonundan güney – kuzey yönünde geçer. Piazza Colonna’da “Palazzo Chigi” ve “il Tempo” gazetesi görülebilir. Ayrıca meydanda dikkati çeken bir başka yapı 1589 yılında yapılan Saint Paul’un bronz heykelidir.

• Palazzo del Quirinale (İng: Quirinal Palace): Roma’da bulunan tarihi bir binadır. Sadece “Quirinale” ya da “Quirinal Palace” olarak da bilinir. Bu tarihi bina günümüzde İtalya Cumhuriyeti Başkanı’nın yaşadığı yerdir. Roma’daki en yüksek tepe olan Quirinal Tepesi üstündedir. Bugüne kadar tarihi yapı otuz papa, dört kral ve on bir devlet başkanına ev sahipliği yaptı.

• Trajan’s Market (İta: Mercati di Traiano): Dünyanın en eski alışveriş merkezi olarak düşünülen yerdir. Roma’da bulunur ve kalıntıları görülebilir. Via dei Fori Imperiali’de Kolezyum’un karşısındadır. Kalan kısım ve yapılardan Trajan’s Forum’un iç parçalarıdır ve burası Antik Roma’yı yansıtır. Büyük ihtimalle MS 100 – 110 yılları arasında Damascus tarafından inşa edilmiştir. Orta Çağ’da binaya katlar eklenmiştir.

• Traianus Sütunu (İng: Trajan’s Column, İta: Colonna Traiana): Bir zafer sütunudur. Roma İmparatoru Trajan’ın Dakyalı Savaşlarında elde ettiği zaferi anmak için yapılmıştır. 30 metre uzunluğundaki sütun 20 kısımdan oluşur ve toplamda 53.3 ton ağırlığında mermerden yapılmıştır. Sütuna 1587 yılında Papa Sixtus V’nın isteği üzerine St. Peter’ın bronz bir heykeli eklenmiştir ve bu hala görülebilir.

• Roma Ulusal Müzesi (İng: National Museum of Rome, İta: Museo nazionale romano): 1981 yılında devlet tarafından açılan müzedir. İlk katında Romalı sanatçıların Yunan Helenistik döneminden esinlenerek yaptığı heykeller vardır. Bunların arasındaki en önemli parçalar il Generale di Tivoli, La Fanciulla di Anzio ve Efebo’dur. İkinci katında farklı yapılardan alınmış dekoratif mimari eserler bulunur. Burada ayrıca Grottarossa’nın mumyası görülebilir.

• Vatikan Bahçeleri (İng: Gardens of Vatican City, İta: Giardini Vaticani): Vatikan’ın yarıdan fazlasını kaplayan park ve bahçelerdir. Ülkenin güney ve güneydoğusunda bulunur. Bahçelerin içerisinde “Radyo Vatikan” gibi binalar da bulunur. Yaklaşık 23 hektar kaplayan Vatikan Bahçeleri’nin büyük bir kısmı Vatikan Tepesi’ndedir. Bahçe ve parklar Rönesans ve Barok döneminde kurulmuştur ve birçok bitki çeşidine ev sahipliği yaparlar.

08:49


Macaristan'ın başkenti Budapeşte kendine has büyülü atmosferi, dünyaca ünlü klasik müzik konserleri, renkli mi renkli gece hayatı ve mutlaka uğranması gereken hamamları ile Avrupa'nın en güzel başkentlerinden biri. Romantik ve tarih kokan manzarası ile "Doğu Avrupa'nın Paris" olarak anılan Budapeşte 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine eklenmiş. Danuba Nehri'nin ikiye ayırdığı (aslında iki şehre ayırdığı şehir) ülkemizden de direkt uçulabilen (hem de WizzAir sayesinde ucuz uçak bileti bulmak da mümkün) mutlaka gezilip görülesi bir şehir.

Budapeşte Roman rakamları ile numaralandırılan toplam 23 bölgeye ayrılmış. Şehir Buda ve Peşte isminde iki şehirden oluşuyor aslında (Danube Nehri'nin batısında kalan kısım Buda ve doğusunda kalan kısım Peşte). Buda ve Peşte 1873 yılında birleşip tek şehir olmuş. Buda ismini şehrin kurucusu Hun Hükümdarı Atilla'nın kardeşi Bleda (Buda)'dan almış.

Buda Kalesi ve şehrin en iyi bilinen Fishermen's Bastion, the Labyrinth ve Mathias Kilisesi gibi Budapeşte'nin en bilinen tarihi mekanlarını barındıran Buda şehrin en eski kısmı. Buda aynı zamanda Districts I-III, XI-XII, XXII olarak numaralanmış bölgelerini içine alıyor. Danube Nehrinin doğusuna düşen ve District IV - IX mahallelerine yayılan Peşte ise şehrin kalbinin attığı bölge.

Budapeşte otelleri gecesi 7 Avro olan ucuz pansiyonlardan 5-Yıldızlı süper lüks yelpazede. Eğer Budapeşte'ye tren ile varırsanız garda ucuz hostellerin elemanlar ile evinde oda kiralamak isteyen "teyzelere" tarafından markaja alınacaksınız. Buradan kalacak yer seçeceğinize önceden kalacak yerinizi online bulmanız daha uygun.

Budapeşte'de nerede kalınır sorusuna kısa verilecek cevap şu: Eğer pahalı otellere verecek paranız varsa Kale Tepesi (Castle Hill) civarında kalabilirsiniz. Buda'nın bu merkezi mekanı dışında ise lüks ve orta seviye oteller bulabilirsiniz. Hostel ya da pansiyonları ise genelde Peşte tarafında bulabilirsiniz.






Budapeşte'de otelleri üç gruba ayırabiliriz: 3 yıldıza kadar olan Budapeşte otellerinin fiyatları 22 - 127 Dolar arasında değişir. 4 Yıldızlı otellerin gecelik oda fiyatları 32 - 252 Dolar arasındadır. 5 Yıldızlı lüks Budapeşte otellerinin gecesi ise 90 - 328 Dolar arasında olacaktır.

Budapeşte otelleri, oda fiyatları, indirimler ve karşılaştırmalı güncel fiyat listeleri için Budapeşte otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

Budapeşte'nin en eski yeri olan Kale Tepesi Budapeşte Kalesi, Balıkçı Tabyası (Fishermen's Bastion), The Labyrinth ve Mathias Kilisesi gibi Budapeşte'nin mutlaka görülmesi gereken yerlerini içine alıyor. Burası aynı zamanda Budapeşte'nin kalmak için en pahalı yeri (daha ucuza kalmak için Buda'da ya da Peşte'de kalmalısınız).

Budapeşte'nin bu en eski ve merkezi yerindeki otellerle ilgili şu sayfalara göz atabilirsiniz: Matthias Kilisesi & Balıkçı Tabyası.

Şimdi de birkaç Budapeşte otel tavsiyesi verelim.

Eğer lüks Budapeşte oteki arıyorsanız en iyi yerler şunlar:

Four Seasons Gresham Palace – Art nouveau tarzında yapılmış bu önemli bina, şehrin en iyi manzaralarından birine sahip. Ayrıca güzel bir şekilde dekore edilmiş odaları ve Four Seasons markasından bekleyebileceğiniz her şeye sahip.

Sofitel Budapest Chain Bridge Hotel – Bir diğer lüks zincir otel ismi ve yine aynı şekilde mükemmel bir noktada. Zarif, modern iç mekânları ve muhteşem tesisleriyle, eğlenceden ziyade iş seyahatleriniz için uygun.

Eğer şehirdeki en popüler noktaları arıyorsanız, Budapeşte’de kalmanız için seçtiğimiz yerlerden şunlara bakmanızı öneriyoruz:

Palazzo Zichy – 19. Yüzyıla ait bir malikânenin etrafına kurulmuş bu modern bina, ferah ve temiz mekânlar barındırıyor. Üniversite bölgesinin yakınındaki konumu nedeniyle, yakınında birçok ilgi çekici bar ve gece kulübü de bulunuyor.

Boutique Hotel Zara – Şehrin yayalaştırılmış merkezinin tam ortasında, zarif ve modern bir otel. Şık, siyah dekoru ve minimalist tarzıyla Danube’dan sadece bir taş atımı uzaklığında.

Brody House – Şehirdeki en havalı otel olarak bilindiği için, yaratıcı tiplerle takılmak istiyorsanız buraya gelin. Bu otel, Budapeşte’nin Soho House karşılığı.

Ucuz Budapeşte oteli arıyor iseniz Budapeşte’de ciddi manada ucuza kalabileceğiniz yerler bulabilirsiniz. Bizim favorimiz, Buda’nın banliyölerinde bulunan Molnar. Bu aile oteli rakipsiz imkânları ve birinci sınıf hizmetiyle ünlü. Çiftler için fiyatlar, gecelik, kahvaltı da dahil 50 poundun altından başlıyor!

Blogger tarafından desteklenmektedir.